2017’de Mobil Pazarlama Başarısı için 4 İpucu

Mobil pazarlama başarısı elde etmek için en başta yağmur fırsatları ve kuponlara öncelik tanıyın. İkinci olarak, mobil ödemeleri hazır bulundurun. Üçüncü olarak ise, yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Günümüzde online alışveriş yapan insanlar, ilgi alanları ve işleri için mobile giderek daha fazla bağlanıyor. Laptoplarına ek olarak, kullanıcılar bilgi edinmek için akıllı telefonlara, tabletlere hatta akıllı saatlere yöneliyorlar.

Mobil masaüstü bilgisayarlar her zamankinden daha hızlı bir şekilde gözden düşerken artık mobil pazarlama bir kaç ay öncesi gibi sadece bir seçenek değil ve bugün, her zamankinden çok önemli olan tüketici ilişkilerini kurmak isteyen pazarlamacılar, dijital çağda birlikte olmaya başlamalıdır.

Sizin de pazarlama stratejinizin 2017 gündeminde “başarı” varsa, bu dört mobil pazarlama ipucu kilit olacaktır.

  1. Sitenizin mobil uyumlu olduğundan emin olun.

Pazarlamacılar, geçtiğimiz yıl bazı tüketicilerin satın alım süreçlerine yakalanmak ve yakınlaşmak istediklerini öğrendi. Yeni SEO değişiklikleri de başlayarak, çoğu şirket tarafından bu değişiklikleri uygulamak için çılgınca bir çizgi oluşturarak sitelerinin mobil duyarlı olmasını sağladı.

2017 de geldiğine göre, gemiye binemeyen pazarlamacılar zaten etkilerini hissediyorlar ve yanıt vermeyen siteleri henüz düzeltmeyenler için önümüzdeki birkaç ay bağışlayıcı olmayacaktır. Bunun yanında, gerekli önlemleri alan pazarlamacılar, kullanıcılarının mobil deneyimlerini optimize etmek için ilerleyebilir.

Bir müşterinin ödeme sürecini düzene sokan, mobil cihazlara uygun bir deneyim oluşturmak, tümüyle fark yaratacaktır. Mümkün olduğunca bant genişliğinizin uzunluğunu azaltarak başlayın çünkü mobil kullanıcılar masaüstü kullananlardan çok daha az sabrediyorlar. Yani yavaş bir yükleme sayfasının, dönüşüm oranlarını “diğer seçenekler” seçeneğinden daha hızlı düşürebileceğini söyleyebiliriz.

Bir hesap oluşturmanın zorluğunu azaltmak için sosyal medya oturumlarını kullanın. Satın almayı tekrar düşünmeye zamanı olan müşterilerin ürünleri tekrar rafa kaldırma olasılığının daha yüksek olduğunu gözardı etmemelisiniz. Mobil cihazlara uygun bir siteyle amacınız, umarız iki elinde bir çanta ile tüketicilerin mümkün olduğunca çabuk kapının dışına çıkmasıdır.

  1. Yağmur fırsatları ve kuponlar.

Bugünün çevrimiçi alışveriş müşterileri, kupon kesen annelerinden ipucu alıyor. Kısa süre önce yapılan bir ankete göre katılımcı tüketicilerin yüzde 96’sı kupon kullandıklarını açıkladı. Dahası, mobil kuponların geri ödeme oranının, dergilerden kesilen kuponlardan on kat daha fazla olduğu kanıtlandı.

Karışıma kupon kodları ekleyerek mobil kitlenizi yoğunlaştırın ve gelirinizi artırın.  Metin ve e-posta push bildirimlerinden yararlanarak müşterilerin en yeni fırsatlarınızı farketmelerini sağlayın. Çünkü bir müşteri bir mağazaya yakın olduğunda veya daha önce bir siteyi ziyaret ettiğinde gönderilen promosyonların, daha büyük bir oranda geri dönüş alma şansı vardır.

  1. Mobil ödemeleri hazır bulundurun.

Tüm işler e-ticaret patlamasından uzak durmaya çalışıyor ve bu da müşterilerin uygun işlemleri tercih ettiğini gösteriyor. Sonuç olarak, büyük markalar prosedürlerini tüketicilerin alışveriş tecrübelerinden istedikleri şeyleri, mobil ödeme olanağı da dahil olmak üzere değiştiriyorlar.

Bu yıl piyasayı takip eder halde kalmayı umut eden işletmeler için geçişi yapmak çok önemli. Mobil cihazları kabul etmeleri için hizmetlerinizi ayarlayın – smartwatch’lar dahil. Çoğu müşteri mobil alışverişe çok da güvenmediğinden, onları güvenli bir ödeme işlemcisi ile ikna etmek kilit önem taşıyor.

Sonuç olarak işletmenizin mobil ödemeleri dahil etmesini sağlayacak ve müşterilerin deneyimlerini güvenli ve basite indirgeyecek güvenli ödeme platformlarını araştırın.

  1. Yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Yalnızca mobil cihazlara yönelik sosyal uygulamaların popülaritesi bu yıl tırmanmaya başlayınca, pazarlamacılar üzerinde düşmek zorunda kalacaklar. Instagram, SnapChat ve Periscope gibi uygulamalarda sosyal bir yere sahip olmak artık pazarlama stratejiniz için yararlı değil, hayati öneme sahip. Uygulamalar gelip gittikçe markalar, kitle desteğini sürdürdüklerinden emin olmalı. Yalnızca bir platforma güvenmekten kaçındığınıza emin olduğunuzda bu dünyanızda fark yaratacaktır.

Buradaki mesaj, etkin bir platformlar arası sosyal pazarlama stratejisinin benimsenmesinin her marka için bir öncelik olması gerektiğidir. Pazarlamacılar, markalarının mesajını tüm kanallara kurarak başlamalıdır: Değişik uygulama özelliklerinin ve bunları kullanan kitlelerin keskin bir şekilde anlaşılması anahtar olacaktır.

Bu, markaların tüm platformlarda aynı içeriği yükleyemeyeceği anlamına gelir. Birine uygun olan şey, başka biri için olmayacak. Mesela bir billboard düşünün. Otoyol kenarında etkili olan bir reklam, TV’deki bir reklam kadar etkili olmayacaktır. Tabi bu arada dijital platformların kendi artı ve eksileri de var.

Kanalları ne olursa olsun, pazarlamacılar tüketicileri alternatif platformlara adapte ederek ilgilerini çekmek isterken, aynı zamanda markalarının mesajını ve itirazını da aynı şekilde yansıtmalıdır. Müşterilerin mağazadan (veya web platformundan) bir satın alımla ayrılmasına yol açacak strateji budur.

 

 

 

 

 

Mobil Uygulamaların Geleceği

Mobil pazarlamacılar, 2017 ve sonrası için mobil uygulamaların geleceği hakkında iyimserler.

2016’daki comScore araştırması, ABD’de akıllı telefon sahiplerinin % 49’unun son bir ayda hiç uygulama indirmediklerini gösteriyordu; bu durum, uygulama pazarlama ekosisteminde endişe yaratmıştı.

Premium mobil markalar için mobil bir büyüme pazarlama platformu olan YouAppi tarafından verilen Dimensional Research’in yeni araştırması, uygulama pazarlaması ve kullanıcı edinimi için sorumlu mobil pazarlama profesyonelleri arasında iyimserliği vurguluyor.

MMW ile paylaşılan bir rapor özetine göre ve yukarıda belirtilen comScore verisi göz önüne alındığında, ankete katılanların % 60’ı – şaşırtıcı derecede yüksek bir sayı – alakadar değil veya Uygulama Aşırı Yükünü(App Overload) hiç duymamış.

Rapordan sağlanan veriler şunlar:

“Müşterinin yolculuğunun hangi fazları pazarlama organizasyonunuzun 2017’de önceliği” diye sorulduğunda, en çok yanıt %86 oranında Kullanıcı Edinimi(User Acquisition) oluyor. Ardından % 68 Kullanıcı Katılımı(Engagement) ve % 55 oranıyla Segmentasyon geliyor. 2017 yılında Uygulama Yeniden Etkileşimden(App Re-Engagement) öncelikli olarak sadece % 50’lik bir oran elde ediliyor.

“Müşteri yolculuğu önceliklerinizi karşılamak için aşağıdakilerden herhangi birini mi kullanıyorsunuz?” diye sorulduğunda, katılımcıların % 78’i Kullanıcı Ediniminden bahsederken sadece % 51’i Uygulama Yeniden Etkileşimden bahsediyor.

Şirket içi, ajans ve reklam teknisyenleri gibi mobil pazarlama profesyonellerinden oluşan 327 araştırmanın sonucu, Kullanıcı Edinimi hala en iyi ROI’yi sağlayan lider taktik iken mobil pazarlamanın siperlerindeki kullanıcıların, uygulama pazarlamacılığının geleceği konusunda iyimser olduklarını açıkça göstermektedir. Ve bu nedenle  çok azı Uygulama Aşırı Yüküyle ilgileniyor.

 

Araştırma raporu ve bulguları hakkında daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.

Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 2): Başarı Hikayeleri

Başarı Hikayeleri

Statista, 2017’de dünya genelinde 268,692’ye yakın mobil uygulama indirmesi olacağını tahmin ediyor. Bu, mobil uygulamaların güçlü bir ivmeye sahip olduğu ve kayda değer bir potansiyele ulaştığı anlamına geliyor. IKEA, Halifax ve Nike’ın yürüttüğü zeka dolu mobil kampanyalar, yeni müşterileri cezbetme ve mevcut müşterilerle ilişki kurma açısından mobilin etkili ve faydalı bir araç olduğunu kanıtladı bile. Bu yazımızda mobil pazarlamayı stratejilerine en uygun şekilde dahil edip karşılığında başarı ve kazanç elde eden üç örneği ele alacağız.

 

IKEA Kataloğu

İsveçli parçalar halinde satılıp sonradan birleştirilen ürünler satarak ün kazanan mobilya devi IKEA, kataloğunu interaktif bir platforma transfer eden bir uygulama oluşturarak mobil ile neler yapılabileceğini gösterdi. Fotoğrafları uygulama aracılığıyla taratıp, kendin yap tüyoları ve şirketin ikonlaşmış ürünlerinin ardında yatan hikayelere ulaşabilme gibi yeni ve ekstra özellikler sundu.

 

Dahası, müşteriler ürünlerin üzerindeki kodu telefonlarındaki kameraya tanımlatarak sanal bir şekilde beğendikleri ürünleri odalarında konumlandırabildi. Bu sıra dışı ve pratik yenilik IKEA’ya 6.2 milyon kurulum kazandırdı ve uygulama, bir markanın ürün ve hizmetini pazarlamak için ürettiği uygulamalar klasmanında bir numaraya yükseldi. Ayrıca kullanıcılar katalogda 3 dakika harcarken, uygulamada ortalama 7 dakika geçirdiler.

 

Halidax’ın Mobil Emlakçısı : “Halidax Home Finder”

halifax_home_finder_app.jpg (400×300)

Halifax’ın ev bulma uygulaması, müşterilere kullanışlı bir hizmet sunmanın onlarla kaynaşmanın en iyi yolu olduğunu kanıtladı.

Uygulama temel olarak ev arayanlar için oluşturulmuş bir araştırma aracı görevi görüyor. Zoopla (emlak hizmeti veren bir marka)’nın sağladığı veriler, zenginleştirilmiş gerçeklik ve kolay kullanımlı ipotek hesaplayıcının bir araya getirilmesini esas alıyor. Bu uygulama aracılığıyla Halifax 20 milyon tekil kullanıcı kazandı ve şirketin belki de başka bir şekilde kullanıcıların erişemeyeceği ipotekli ürünlerini sergilemesi mümkün oldu.

Nike + Move

Nike-Move.jpg (960×568)

Sektörün ileri gelen spor markalarından olan Nike’a ait olan The + Move, aslında bir koşu ve egzersiz uygulaması. Ancak, sanal bir kişisel antrenör ve hız ölçer gibi ek özelliklere sahip. Nike Fitness uygulamasına ekstra özellikler ekleyerek, markanın ulaştığı kişi sayısını ve koşu topluluğundaki popülerliğini arttırdı. Hatta ayakkabı ve spor kıyafetlerindeki başarısını spor uygulamaları kategorisinde de elde etti.

 

Mobil kullanımının şirketlerin başarısını beslediği ve gün geçtikçe daha çok şirketin bundan faydalanmak istediği ortada. Özellikle de işletmeler için hiç bu kadar can alıcı bir zaman olmamıştı. Başarısızlık bir seçim olmamalı. Mobil pazarlama çalışmalarınızı optimize edin, en güncel yenilikleri takip edin ve işletmenizin ihtiyaç duyabileceği beceri setlerini edinin. Bu şekilde hak ettiğiniz ticari başarıya kavuşabilirsiniz.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Ticari Başarının Anahtarı: Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 1)

Kabul etmemiz gereken bir gerçek var; mobil bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, teknolojinin mobili beslediği günler yerini, mobilden beslenen teknolojik gelişmelere bıraktı. Bundan pek de şikayetçi olduğumuz söylenemez. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Y kuşağına ait katılımcıların %20’si bir saat içinde en az 10 kere telefonuna baktığını söylüyor. Bazı kişilerse bunu her 15 saniyede bir yaptığını belirtiyor. İşte bu, mobilin inkar edilemez gücü. Bu güçten ticari fayda elde etmenin anahtarı ise; mobil pazarlama stratejisi optimizasyonu.

Şirketlerin -özellikle kullanım oranının yüksekliği düşünüldüğünde- mobil pazarlamadan faydalanmak istemesi ve gün geçtikçe artan bir iştahla akıllı telefon kullanan tüketicileri yönetmeye yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Küresel markalar akıllı telefon ekranlarında geçirilen sürenin arttığını görüp hızlı davrandı ve tasarladıkları optimize edilmiş web siteler ve mobil merkezli kampanyalar ile tüketicileri hedef haline getirdi. Mobile yapılan reklam yatırımları 8.72 milyar dolardan 12.85 milyar dolara yükselerek masaüstünü geride bırakıyor.

Mobil pazarlamanın günümüz ekonomisindeki önemi, aslında herkesin anlayabileceği kadar açık. Buna rağmen; Birleşik Devletler, İngiltere ve İrlanda kapsamlı dijital becerileri konu eden güncel bir rapor, bu üç ülkenin de dijital pazarlamada sınıfta kaldığını belirtiyor. Belirli yeterlilikler test edildiğinde, İrlanda’daki mobil pazarlamacıların başarısızlık oranı %40 gibi bir rakama erişirken, Amerika ve İngiltere’deki pazarlamacılar bu oranı %39’la takip ediyor.

Bugün, mobil pazarlama bilgi ve becerisi bir lüksten çok ihtiyaç halini aldı. Öyle ki, doğru şekilde yapıldığında bir marka ya da işletmeyi yepyeni bir başarı seviyesine taşıyabilir ya da yanlış yapıldığında epey yıpratıcı sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, mobil pazarlamayı başarıyla uygulayabilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz etkili teknik ve stratejileri keşfetmenize rehberlik edeceğiz.

 

Zayıf Bir Mobil Optimizasyonun Getirdiği Riskler

Bir pazarlama stratejisini optimize etme yollarından bahsetmeden önce, zayıf bir mobil stratejiye sahip olmanın sonuçlarına göz atalım.

Bir strateji oluşturma ya da optimize etme aşamalarında, hedef kitlenizi hatırlamanız gerektiğinin daima farkında olmalısınız. Pek çok kampanya, müşteri bağlılığı ve yönteme daha fazla kafa yorduğundan, bilinçsizce yanlış yola sapabiliyor.

Pazarlama departmanları ise akıllı telefon pazarından faydalanma hevesinde ve bu hevesin bir tutkuya dönüşeceği öngörülüyor. Mobil pazarlama harcamalarının önümüzdeki üç yıl içinde %160 artacağı, şimdiden araştırmalarda yerini alıyor.

 

Aynı araştırmaya göre, mobilin artan popülaritesi, bu kampanyaların başarısının sınırlı olmasının önüne geçemedi. Pazarlama departmanı çalışanlarından (1 zayıf, 7 mükemmel olacak şekilde), şirketlerinin mobil çalışmalarını puanlamaları istendiğinde, çoğu kişi yalnızca müşteri bağlılığına 3’ün üzerinde puan verirken; marka mesajını iletme, müşteri edinme, müşteriyi elde tutma, satış ve kârlılık gibi başlıklara ortalamanın altında bir puan verdi.

Bu olumsuz manzarayı tanımlayan iki temel sebep var: Biri, bazı pazarlamacıların mobil kampanyaları anlaşılması çok güç yapması ile müşterileri uzaklaştırması. Diğeri ise, mevcut web site içeriğini mobil cihazlara optimize etmek yerine daha küçük ekranlara sığdırma eğilimi gösterme.

Peki ya başarılı olduğu kanıtlanmış temel mobil optimizasyon stratejileri neler ve markalar bundan nasıl kâr elde ediyor?

 

Mobil Optimizasyon Stratejileri

2015’te yayımlanan bir Salesforce State of Marketing raporuna göre, pazarlamacıların neredeyse yarısı mobil pazarlamanın bir türünden (SMS, anlık bildirim, mobil uygulamalar vb.) faydalanmış. Bir önceki yıl bu oranın %23 olduğu düşünülürse, mobilin yükselen bir yıldıza dönüştüğünü söyleyebiliriz. Pazarlamacıların yatırım yapmayı planladığı beş alandan ikisi lokasyon bazlı mobil takip ve mobil uygulamalar. SMS tanıtımları (kritik konumundan bir şey kaybetmeden) önem sırasında daha geride kalırken, mobil bağlılık kampanyaları en popüler mobil pazarlama etkinliği olarak karşımıza çıkıyor.

Kusursuz müşteri deneyimi, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli başarıyı garantilemek için tam anlamıyla mobile optimize edilmiş bir işletme olmak bir zorunluluk. İşte mobil başarı için dikkate almanız gereken 6 temel optimizasyon unsuru:

Çapraz Kanallı Tanıtım (Cross-channel promotion): Mobil, abone listenizi organik olarak arttırmak için e-mail, mağaza içi ve online ödeme hatta sosyal medya gibi müşteri etkileşimini arttıracak birçok fırsat sunuyor. Örneğin, Visual.ly’nin yaptığı bir araştırmaya göre bir e-mailin ortalama tıklanma oranı %4.2 iken SMS’in %19.

SMS kuponları: Beş tüketiciden dördünün akıllı telefonlarıyla alışveriş yaptığını biliyor muydunuz? Yani potansiyel müşterilerinize SMS kuponları göndermeniz için daha uygun bir an olamazdı. Marka farkındalığını arttırmakla kalmayacak, aynı zamanda müşterinize bir değer sunacak ve dönüşüm yönetme imkanına sahip olacaksınız.

QR Kodları: hayatımıza 10 yıl önce girmiş bir kavram olabilir ama geçen sene %22’lik bir tüketim artışını destekleyerek etkisinden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtladı. Ödeme, kupon, bilet kodu ayırt etmeksizin hızlı, tatmin edici ve kusursuz bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Apple Hesap Cüzdanı (Apple Passbook): Hesap cüzdanı oldukça popüler ve kupon, bilet, hediye ve sürekli müşteri kartlarına mobil bir cihaz aracılığıyla erişim imkanı sunuyor. Müşteriler için mobil ödeme ve kuponlarla tanışmanın pratik bir yolu.

Coğrafya veya Lokasyon Bazlı Etiketleme: Coğrafi etiketleme zaman ve lokasyon özelindeki teklifler gibi hedeflenmiş mesajları iletmede etkili bir yol. Google’ın yaptığı güncel bir çalışmaya göre, kadınların neredeyse yarısı 5 dolarlık bir mağaza kredisi karşılığında konum bilgilerini paylaşabileceğini belirtiyor ve %83’lük bir kısım ise 25 dolarda ısrar ediyor. Ne kadar ödemeye gönüllü olduğunuz size kalmış ancak kadınların ortak paydada buluşulduğu sürece konuya sıcak baktığı söylenebilir.

Optimize Edilmiş e-Mailler: E-mail kampanyalarının %53’ü mobil aracılığı ile açılıyor. Bu rakam, pazarlama e-maillerinin mobil cihazlara optimize edilerek hazırlanmasının gerekliliğini açıklar nitelikte. Konu satırı hakkında düşünmek, imajları ekrana uygun boyut ve konumda yerleştirmek mobil temelli pazarlama maillerinizin başarı anahtarları.

Mobile optimize edilmiş web sitesinin yanı sıra, mobil uygulamalar da müşterileriyle yenilikçi bir şekilde kaynaşmak isteyen şirketler için başka bir yöntem.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Lokasyon Bazlı Mobil Pazarlama Bu Yıl Harekete Geçmeye Hazır

Geçtiğimiz pazartesi günü, Lokasyon Bazlı Pazarlama Birliği (LBMA), ikinci Yıllık Global Lokasyon Trendleri Raporu’nu yayınladı.

Yılın en büyük marka toplantısı  RetailLoco sırasında SXSW’de lanse edilen raporda, lokasyon bazlı mobil pazarlama nın kullanım ve yatırım alanlarında uygulanan başlıca trendleri sunuldu.

Raporda, lokasyon bazlı pazarlamadaki kullanım ve yatırımların yanı sıra 2017’de bu teknolojinin uygulanması için tasarılar oluşturulması da sunulan başlıca trendler arasında.

MMW tarafından Global Lokasyon Trendleri Raporu’nun bir özeti yayınlandı. Buna göre LBMA’nın raporu bize, dünya genelindeki 500’den fazla iş dünyası liderinin ve pazarlama yöneticisinin şu anda lokasyon bazlı pazarlamayı kullandıklarını, bu pazarlama stratejisine ne gibi  bir yatırım yaptıklarını ve bu teknolojilerin uygulanması için gelecek planlarının neler olduğunu gösteriyor.

Lokasyon bazlı pazarlama için  en önemli ve yenilikçi 5 global pazarda online araştırma yürütüldü. -ABD, Kanada, Almanya, İngiltere ve Singapur piyasa analizi ile ayrıntılı bir pazar sunmaktadır.

https://locationkit.io/author/acappa/

https://locationkit.io/author/acappa/

 

Rapordaki genel bulguların içeriklerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

  • Konum temelli reklam hedeflemesi, dünyanın en üst düzey yöneticileri tarafından uygulanıyor. Şirketlerin % 50’sinden fazlası müşterilerini hedef almak için şu anda lokasyon bazlı verileri kullanıyor.
  • Pazarlama bütçelerinin % 25’i lokasyon bazlı pazarlamaya (LBM) ayrılıyor. Tüketicileri hedefleme ve POS satışlarını kullanma kabiliyeti, LBM’nin en büyük faydaları olarak gösterilmektedir.
  • Ülkeler mobil pazarlama bütçelerinin daha fazlasını lokasyon bazlı pazarlamaya kaydırıyor.

Dünyanın en büyük proximity data ağı olan Unacast’ın CEO ve ortak kurucusu olan Thomas Walle, lokasyon bazlı pazarlama için şu ifadeleri kullanıyor: ‘’Bu rapor, dünyanın en büyük reklamcıları için lokasyon verisinin devasa bir değer olduğunu kanıtlıyor. Artan ilişkilendirme ve hedefleme için kullandığımız deterministic proximity’de önemli bir artış olduğunu görüyoruz.’’

“Unacast, gerçek dünyadaki online veri toplama doğruluğunu etkin bir şekilde nasıl yansıtabileceğine ilişkin kodu kırdı. Deterministic proximity verileri yalnızca tüketiciyle yaygın bir bağlantı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onlarla daha derin ve daha kişisel bir ilişki kurmanın şartlarını da sağlar. Bizim Gerçek Dünya Grafiklerimiz ile pazarlamacılar müşterilerinin gerçek dünya davranışlarını ve içeriğe bağlı olarak fiziksel konumlarla nasıl doğruluk ve alaka düzeyinde olduklarını anlayabilirler.”

 

Mobil Uygulama Geliştiricilerin Kar Etme Aşamasında Yaptıkları 7 Hata- Bölüm 1

Milyonlarca akıllı telefon kullanıcısı bilgiye, eğlenceye, alışverişe ve sosyal ilişkilere mobil üzerinden anlık erişime şansına sahip. Bu şansı yaratan uygulama geliştiriciliği, hızla en heyecan verici ve kazançlı kariyer planları arasına dahil oluyor. Ne yazık ki  Angry Birds gibi başarılı uygulamalara karşın, binlerce kâr getirmeyen mobil uygulama da var.

Bu oldukça ilginç bir durum. Çünkü uygulama geliştirici ve pazarlamacıların mobil uygulamalar üzerinden kâr elde etmeleri için App Store ve diğer uygulama mağazalarındaki yoğun rekabete rağmen şimdiye dek olmadığı kadar çok imkan var. Günümüzde başarılı bir mobil uygulama geliştirici olmanın ilk şartı geçmişi geride bırakmak. Artık uygulamalar “Ücretli – Ücretsiz” olduklarıyla ya da 0.99 TL veya 1.99 TL olmalarına göre değerlendirilmiyor. Eğer uygulamalardan para kazanma sürecinizi eski düşünce kalıplarıyla yönetmezseniz, evrenin size sunacağı sayısız fırsatı kazanca dönüştürebilirsiniz.

Eğer işletmesinin başarıyla ilerlemesini hedefleyen bir uygulama geliştirici ya da pazarlamacı iseniz, ya da varolan bir uygulamayı kâr getiren bir seviyeye taşıma niyetindeyseniz; kendinize şunu sormanızda fayda var: Çok sık yapılan hataları tekrarlıyor olabilir miyim?

İşte uygulama geliştiricilerin gelir elde etme aşamasında yaptıkları 7 büyük hata:

 

  1. İndirme başına premium ödeme zorunluluğu getirmek: Bir uygulamadan gelir elde etmenin en bariz ve kolay yolu, ücretlendirmek gibi geliyor değil mi? Sonuçta 5.000 uygulama satın alımı, indirme başı 1 TL üzerinden hesaplanırsa 5000 TL değerinde bir kârdan bahsediyoruz demektir. Kulağa çok mantıklı gelse de, ne yazık ki işler tam olarak böyle yürümüyor. Pazardaki uygulama yığını detaylı olarak incelenmiş ve birtakım sonuçlara ulaşılmış. Çoğu uygulama kullanıcısı -ortada çok ikna edici bir sebep olmadığı sürece- 1 TL gibi az miktardaki bir bedeli dahi ödemeye gönüllü olmuyor. Birçok uygulama, kullanıcılara denemek ve üretmek için indirme işleminden ücret talep etmediği halde bundan gelir elde edebiliyor. Kitleye ulaşıp dikkatini çekebilirseniz; mobil reklamcılık, uygulama içi ücretlendirme, offer wall gibi daha pek çok şekilde gelir ve kâr etme yolları bulabilirsiniz. İndirme başına ücretlendirme doğru şartlar altında iyi bir gelir kaynağı olabilir ama geçmişte bilinen başarılı bir uygulaması ya da ödeme konusunda istekli bir kitlesi bulunmayan uygulama geliştiricileri için uygulamanın ücretsiz sunulması çok daha iyi olacaktır. Önce uygulamanızın indirilmesini sağlayın, sonra para kazanmaya başlayın.

 

  1. Gelir kazanma modelini uygulamayı tamamladıktan sonra belirlemek: Uygulama geliştirme ve pazarlama, geniş kapsamlı ve ortak bir stratejik planın parçaları olmalı. Harika bir uygulama geliştirip App Store’da kaderine terk edip yığınla kazanç getirmesini bekleyemezsiniz. Uygulamanız ne kadar iyi olursa olsun; öncelikle indirilme aşaması için detaylı ve çok adımlı bir pazarlama planına ihtiyaç vardır. Sosyal medya pazarlaması ve tanıtım çalışmaları ile de bu plan desteklenir. İnanın çoğu uygulama geliştirici pazarlamacı ya da satış uzmanı olmak için doğmamıştır. Nefes kesen bir uygulama tasarlama ve muhteşem kodlar yazmak, uygulamayı satmak ve daha geniş kitlelere tanıtmak için farklı yetenek setleri gerekir.

 

  1. Farklı platformların yaklaşımına göre şekillenememek: Çok sayıda uygulama geliştirici, bir pazarlama kalıbını benimseyip bütün pazarlama kanallarında aynı planı öne sürüyor. Ancak işin doğrusu; tıpkı bir iOS uygulaması kodlamak için Android uygulamasından farklı bir programlama dili gerekmesi gibi, bir uygulamayı App Store’da satmak için Android Market’tte olduğundan farklı yaklaşımlar gerekiyor. Her uygulama mağazasının kendine özgü hizmet kullanım şartları ve uygulamaları düzenleyen kuralları var. Bunlar pazarlama planınızı kâr etme ve dağıtma açısından etkiler. Bazı uygulama mağazalarının oldukça kısıtlayıcı kralları var. Öyle ki, kârlılık oranında ufacık bir düşüş fark ettiği anda uygulamayı mağazadan kaldırabiliyor.

http://ryanmorel.com/7-mistakes-app-developers-make-when-monetizing-their-apps-part-1/

Yapay Zeka Düellosu: Google Asistan vs. Siri

Tech Talk ile dünya çalkalanıyor. Göründüğü üzere ön planda bir yapay zeka söz konusu. HubSpot’un Pazar Araştırması Analisti Mimi An, bunu “Konuşmak, görmek, öğrenmek, sosyalleşmek ve düşünmek, insanların benzersiz şekilde yapabileceği şeyleri yapabilen bir teknoloji” olarak açıklıyor.

Hızlıca bu teknolojiyi benimsemeye başladık ve sürdürüyoruz. Örneğin, mesajlaşma uygulamaları yapay zeka alanında hızlı bir şekilde artmakta. Günümüzde % 55’imiz günlük veya haftalık olarak sesli yardım tekniği kullanıyoruz ve şüphesiz ki bu sayı giderek artacak.

Bu teknolojinin en önemli ve rakip örneklerinden ikisi Siri ve Google Asistanı.

İkincisi oldukça yeni, Mayıs 2016’da piyasaya girmeyi başardı. Google Asistan, Google Pixel’in piyasaya çıktığını ima ettiğinde, mobil cihaz onunla bütünleşecek.

Doğal olarak akla gelen soru şu: Hangisi daha iyi?

Zlated Media, her iki kişisel asistanlık uygulamasını da test etmeye karar verdi. Sonuç olarak, cevap çok basit değil. Tüm cepheler değerlendirildiğinde ikisinden birinin diğerini tamamen aşamadığı görüldü. Bulgular, verilen uygulamaların veya sorgulara yanıt olarak her bir uygulamanın nasıl işlediğine ilişkin yan etkileri gösteren aşağıdaki yararlı infografik incelemeye dahil edildi.

Öyleyse bakalım, bir galip var mı?

Google-Asst-vs-Siri_FINAL-01-11

Kaynak : https://blog.hubspot.com/marketing/google-assistant-vs.-siri#sm.00011injwwsnoejbprk1o2k4l6ttk

E-Ticarette Başarılı Olmak İçin 10 İpucu

Teknolojinin ve cihazların çok hızlı bir şekilde değiştiği gibi, pazarlama yöntemlerimiz de aynı şekilde değişim gösterir. Cep telefonunun e-ticaret sektörünü devraldığını zaten biliyorsunuzdur. Yakın zamandaki çalışmalar da mobilin gücünü göstermeye devam etmekte.

Verilere dayanarak şunu söyleyebiliriz ki: 2015, mobil trafiğin masaüstü kullanıcılarının sayılarını aştığı ilk yıl (USA-Comscore.com). Hatta Google’a göre yakın zamanda, masaüstü arama mobil sonuçlar ile karşılaştırıldığında güncelliğini yitirmiş olacak.

Bu bilgiyi zaten biliyor olabilirsiniz ancak bu değişikliklerin pazarlama faaliyetlerinin her alanını etkileyeceğinin farkında mısınız? İşletmeniz için verimli mobil pazarlama çözümleri var mı? Pazarlamanın hangi bölümüne odaklanmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Bugün, her zamankinden daha fazla veriye sahibiz ve artan teknolojilerin yardımıyla, en iyi mobil pazarlama eğilimlerini karşılamak için pazarlama etkinliklerinden yararlanmamız gerekir.

Netmera’nın yaptığı bir araştırmaya göre; pazarlama bütçenizden en iyi sonucu almak ve mobil müşteri katılımınızı artırmak için üzerinde yoğunlaşmanız gereken Mobil Pazarlama İpuçları ve Çözümleri’ni 10 maddede açıklayabiliriz:

 

  1. Push Bildirimleri

Push bildirimleri, e-ticaret müşterilerinin işlemlerini tamamlamaları için tetikleyici olabilir. Son gelişmeler doğrultusunda, mobil uygulamalarla birlikte web siteleri için bildirimler de mevcut.

Push bildirimleri sayesinde yapabileceklerinizden bazılarını şunlardır:

  • Müşterilerinize yeni ürün gelişleri, güncellemeleri ve avantajları hakkında bilgi vermek
  • Müşterileriniz hakkında daha fazla bilgi toplamanıza yardımcı olan işlemleri teşvik etmek
  • Kullanıcılara işlemini tamamlamadıkları alışveriş sepetlerini veya kaydedilen ürünleri hatırlatmak
  • Uygulamanızdan veya web sitenizden bir süredir alışveriş yapmayı bırakmış müşterilere yeniden kendinizi hatırlatmak

Düz metinlerin müşterileriniz için yeterli olmayabileceğini düşünüyorsanız, push bildirimlerinize biraz renk katmak için resimler, haritalar ve etkileşimli formlar gönderebilmenizi sağlayan bildirimler kullanabilirsiniz!

 

  1. İnteraktif Push Mesajları

Müşteri kitlenizin daha derin bir seviyede etkileşime girdiğini görmek için başka bir pazarlama  yöntemi daha var. İnteraktif Push Mesajları, daha ilgili ve geri dönüşümlü deneyimler üretmek için müşterileriniz ve olanaklarınız arasında daha iyi bağlantılar kurmanıza fırsat sağlar.

Unutmayın ki: Bu sayede müşterileriniz artık mesajlarınıza ve kampanyalarınıza zahmetsizce cevap verebilir.

 

  1. Uygulama Pop-up’ları

Uygulama pop-up’ları uygulama içinde müşterinin ihtiyaçlarına cevap veren hedeflenmiş içerik sayesinde, müşteriyle etkişelim kurmamıza yardımcı olur.

Müşterilerin, uygulamanın içinde bir ürünü tıklama veya uygulamayı açma gibi belirli işlemleri gerçekleştirmesi tetiklenir. Uygulama pop-up’larının diğer bir harika yanı ise, müşterileriniz push bildirimlerini devre dışı bırakmış olsa bile içeriğinizi yayınlayabilmenizdir!

Ayrıca Uygulama Pop-up’ları sayesinde yapabileceklerinizden bazıları şunlardır:

  • Müşterilere hedeflenen içerik göndermek ve kullanıcı deneyimini geliştirmek
  • Kullanıcıları ürünün kullanılabilirliği ve son haberler hakkında bilgilendirmek
  • İlk sefer için müşterilerinize öğretici dizisi göstermek
  • Kullanıcıları, yaptıkları bir işlemi bildirerek tekrar devreye sokmak (ör. Müşteri belirli bir ürünü gözden geçirdikten birkaç dakika sonra ücretsiz kargo bildirimi göndermek)
  • Kullanıcılara, uygulamanız için push bildirimlerini etkinleştirmeyi hatırlatmak

 

  1. Konum Tabanlı Pazarlama

Statista’ya göre, 2017’de dünya nüfusunun neredeyse üçte birinin bir akıllı telefonu olacağı bir seviyeye ulaşıyoruz. Artık müşterilerimizi telefonlarıyla takip edebiliyoruz. Kullanıcıları, gönderilerini coğrafi olarak etiketlemeye teşvik eden sosyal medya sayesinde tüm bu mükemmel verilere sahibiz. Peki onunla ne yapacağız?

Konum tabanlı pazarlama temelde, müşterilerin konumlarına daha doğru bir yoldan ulaşmak için kullanılan, coğrafi işaretleme ve beacon yönetimi gibi bir dizi mobil pazarlama stratejisidir.

Bu pazarlama stratejisi sayesinde, Konum Hedefleme ve Geofencing(Coğrafi Sınırlama) ile birlikte belirli yerleri hedefleyen mobil pazarlama kampanyalarını kolayca oluşturabilirsiniz. Böylece daha yüksek dönüşüm oranlarına ulaşırsınız.

  1. Beacon Teknolojisi ve Proximity Marketing

Biliyoruz ki hayaliniz; müşterilerinizle bireysel olarak, doğru yerde ve doğru zamanda  iletişim kurmak.

Beacon teknolojisi ve proximity marketing sayesinde müşterilerin telefonlarından konuma dayalı bilgi elde edilir ve böylece onlar mağazanızın yakınlarında dolaşırken, siz de promosyonlar, indirim bilgileri, yeni gelenler vs. içerikli mesajlar atarak onları mağazaya davet edebilirsiniz. Beacon kullanımı ayrıca perakendecilerin; kullanıcıları uygulamalarına çekmelerine, onları kalıcı kılmalarına  ve böylece uygulamalardaki müşteri katılımını artırmalarına yardımcı olur.

Beacon Marketing‘in diğer bir güzel yanı, pazarlamanızı müşterilerinize uygun hale getirerek, dönüşüm oranları ve satış hacmini artırmasıdır. Yani müşterilerinizi, davranışlarını analiz ederek ve ileride kişiselleştirecek kampanyalar için kullanarak özel hissettirebilirsiniz.

 

  1. Kullanıcı Etiketleme ve CRM Segmentasyonu

Halihazırda alakasız mesajlar almaktan boğulan kitlenizin dikkatini çekmek istediğinizde, hedef pazarlama çok önemlidir. Etiketler, kişi kaydı için uygulanan pazarlama etiketidir ve listeleri yönetmenize yardımcı olur. Aynı zamanda en güçlü bölümlendirme araçlarından da biridir.

Kullanıcı Etiketleme ve CRM Segmentasyonu, müşterilerinize daha hedefli pazarlama mesajları gönderebilmenizi sağlar. Ayrıca anlamlı segmentasyonlar ve etkili kampanyaları oluşturmak için müşterilerin davranışlarını ve tercihlerini analiz edebilirsiniz.

Sonuçta; hedeflediğiniz stratejileri, ilgili kullanıcıların segmentasyon ölçütlerine dayalı olarak iyileştirebilirsiniz.

 

  1. Mobil Pazarlama Otomasyonu

Pazarlama otomasyonu hedef kitlenizle doğru platformda ve uygun içerikle iletişim kurmanızı sağlayarak satın alma sürecinin tamamlanmasına yardımcı olur, kişiselleştirme ve zamanlama yoluyla mesajın etkinliğini artırırlar. Örneğin: Müşterilerinizin alışveriş sepetlerini terk ettikten ya da belirli bir süre için uygulamanızı açmayan kullanıcılara “sizi özledik” bildirimlerinizi gönderdikten sonra, win-back push bildirimlerini gönderebilirsiniz.

Mobil Otomatik Kampanyalar, belirli kullanıcı davranışlarına veya hareketsizliğine yanıt verdikleri için iletişimi artırır; bu da, iletişiminizi iyi zamanlamayla kişiselleştirmenizi sağlar. Ve bu nedenle, geliri artırmak için de güçlü bir kaynaktır.

 

  1. Davranışssal Segmentasyon

Satın alma kararları alırken tüketicilerin davranış kalıpları hakkında bilgi sahibi olmak, size güçlü bir bakış açısı sağlar ve pazarlama yaklaşımınızı müşterilerinize uyarlamanızı sağlar.

Davranışsal Segmentasyon yoluyla bu davranış kalıpları hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz. Peki nasıl?

Müşterilerinizi; kullanımları, tepkileri, faaliyet tercihleri ve tutumlarına göre gruplar halinde böler. Çoğunlukla aşağıdaki davranışsal segmentlere uygulanır:

  • Geçmişteki tıklamalara, görüntülemelere veya harcadıkları zamana göre ölçülen, belirli bir ürün veya kategoriye yönelik eğilim veya ilgi
  • Kullanma sıklığı, satın alma ve harcanan zamanla ölçülen kullanıcı bağlılığı
  • Geçmiş alımların sıklığı ve değeri ile ölçülen müşteri değeri
  • Kullanımın veya satın alımın yeniliği ile ölçülen saklama seviyesi
  • Özel kullanıcı grupları tarafından gerçekleştirilen belirli işlemlerle ölçülen kullanım kalıpları
  • Geçmiş satın alımlar ve zamanlama ile ölçülen satın alma kalıpları

Bu pazarlama stratejisi sayesinde daha kişiselleştirilmiş, tanıtım mesajları olan farklı kullanıcı segmentlerini hedefleyerek mobil pazarlama kampanyalarınızın etkinliğini artırabilirsiniz. Müşterileriniz hakkında ilginç keşifler yapabilir ve pazarlama faaliyetlerinizde bazı değişiklikler gerçekleştirebilirsiniz.

 

  1. Yeniden hedefleme

Online araştırmalar, online ziyaretçilerin sadece % 2’sinin ilk ziyaretlerinde dönüşüm sağladığını gösteriyor. Yeniden hedeflemenin, geri kalan % 98 potansiyel müşteriyi web sitenize geri döndürüp dönüşüm oranınızı arttırmanıza izin vermeniz hiç de yanlış olmaz.

Yeniden hedefleme, müşterilerinizi bir önceki kampanyaya verdikleri yanıta dayalı olarak yeni bir pazarlama etkinliği için yeniden seçme sürecidir. Önceki pazarlama kampanyalarınızla olan etkileşimleriniz aracılığıyla, kullanıcılarınızın tercihleri ve ihtiyaçları bilgisi dahilinde daha kişiselleştirilmiş kampanyalar oluşturmanıza olanak tanır.

Aslında bu pazarlama tekniği, markanızı görünür tutar ve vitrinlere bakıp geçen müşterilerin alıcıya dönüşme fırsatını artırır. Müşteriniz yeniden hedefleme bildiriminizi her aldığında, markanız daha fazla tanınır.

 

  1. Kampanya Analizi

Tüm önemli pazarlama kampanyalarınızı yürütseniz dahi, ölçüm ve analiz yapmadığınız sürece aşağıdakilerin hiçbiri hakkında gerçek anlamda fikir sahibi olamazsınız:

  • Müşterileriniz için en etkili olan kampanyalar
  • İçerik, kopyalama ve mesaj etkililiği
  • Dönüşüm oranları
  • Açık tarifelee
  • Kampanyanın kullanıcı başına toplam geliri ve ortalama geliri   
  • Müşteri davranışı
  • Yükleme ve kaldırmalar
  • Yer ve cihaz bilgileri vb.

Sonuç olarak, daha etkili mobil pazarlama kampanyaları planlamak için kampanyalarınızın performansını analiz etmelisiniz. Okunan bildirimlerin sayısının, bağlantıların tıklanma sıklığının ve kampanya hareketliliğinin nasıl etkilediğinin farkında olursanız, kullanıcılarınızın katılımını ve kalıcılığını o kadar artırırsınız.

Mobil Uygulamalar ile Mobil Siteler Arasındaki Çizgi Bulanıklaşıyor

Mobil uygulamalar ve mobil siteler hakkında sayısız tartışma yaşanmakta ve bu tartışmalar halen devam etmekte. Bazıları, mobil cihazlara uygun bir web sitesinin yeterli olduğunu savunuyor; diğerleri ise mobil uygulamaların, bir mobil sitenin sağlayamadığı kullanıcı deneyimine sahip olduğunu söylüyor.

Kimleri dinleyeceğiz ya da bir tarafı seçmek zorunda mıyız?

Günümüzde tüketiciler, akıllı telefonların cihaza ait uygulamalarında zamanlarının % 85’inden fazlasını harcıyor. Bununla birlikte, zamanlarının % 84’ü en sevdikleri uygulamalardan beşini kullanılarak harcamaktalar. Kullanıcıların % 69’unun uygulamalara ayda 10 veya daha az kez geri dönmesi de, uygulama sadakati oluşturmanın oldukça zor olduğunu gösteriyor. Halihazırda sadık kullanıcılara sahip büyük kişilerden değilseniz veya uygulamanız belirli bir kullanıcının 5 favori uygulamasından biri değilse, uygulamanın özelliklerini kaybetmeden başka çözümler aramalısınız.

Neyse ki son teknolojik gelişmeler bir mobil uygulama ile web arasındaki boşluğu kapatmaya çalışıyor.

Google bize öncelikle, Google Arama’da görünmelerini sağlamak için mobil uygulamaları indeksleme işlemi olan App Indexing’i tanıttı. Mobil uygulamaların, kullanıcıların basit bir Google araması yapmasıyla kolayca bulunmasını sağlayan App Indexing; Deep Linking yoluyla uygulamalar ve mobil siteler için SEO’nun birleşimi haline geldi. App Indexing’e ek olarak Google, mobil web kullanıcı deneyimini yerli uygulamalara yakınlaştırmak isteyen birkaç girişim başlattı:

  • Web sayfalarının mobil uygulamalar gibi işlev görmesini sağlayan Progressive Web Apps (PWA)
  • Kullanıcıların tüm uygulamayı yüklemeden belirli özellikleri kullanmasına olanak tanıyan Android Instant Apps
  • Mobil web üzerindeki içerik yükleme sürelerini önemli ölçüde hızlandıran Accelerated Mobile Pages (AMP)

Şimdi her şeye en geniş çözüm yelpazesi sunan Progressive Web Apps‘e yakından bir göz atalım.

PWA temelde, web için yerel uygulamaya benzer deneyimleri olmasını sağlayan web sayfaları ve mobil uygulamaların bir karışımı olarak düşünülebilir. PWA ile, mobil web siteniz, uygulamayı indirme veya ödeme şartı olmadan, kolayca uygulamanız haline gelir.

 

https://developers.google.com/web/progressive-web-apps/

https://developers.google.com/web/progressive-web-apps/

 

PWA kullanıcıların görünüm ve işlevsellik gibi, aynı deneyimlere sahip olmalarını sağlar:

  • Push Bildirimlerini kullanıcılara gönderme,
  • Uygulamayı arka planda çalışmaya devam ettiren ve kullanıcıların etkinliklerini ve davranışlarını takip eden çevrimdışı erişilebilirliğe sahip olma,
  • Kullanıcıların cihazlarının ana ekranlarına bir kısayol eklemesini sağlama,
  • Herhangi bir masaüstüne, mobil cihaza ve tablete uyumlu oldukça esnek bir tasarıma sahip olma,
  • Geolocation, Kamera ve Mikrofon gibi donanım erişimi kullanma,
  • Daha düşük veri kullanımının sağlanması,
  • Hızlı yükleme süreleri sağlamak ve belirli bilgi türlerine veya özelliklere bir web sitesinden doğrudan erişmek için gereken adımların çoğunu ortadan kaldırma.

 

PWA teknolojisine ek olarak; web sitenize gelen ziyaretçilere, tarayıcılarda daha geniş erişime sahip mobil veya masaüstü cihazlarında bildirimler almak için kaydolma olanağı veren Web Push Bildirimleri,  kullanıcıların herhangi bir uygulamayı yüklemesine gerek kalmadan push bildirimlerini göndermeyi etkinleştiyor.

Bu Dijital Pazarlamacılar İçin Ne Anlama Geliyor?

Mobil uygulamalar ve mobil web siteleri “hissetme” ve işlevsellikle ilgili olarak daha da geliştikçe, yeni müşterilere ulaşma becerileri artacak ve bunun yanında, yeni ve mevcut kullanıcılar için daha iyi kullanıcı deneyimi sağlayacaktır. Bu noktada, mobil pazarlamacılar, her platformda kullanıcılarla etkili bir iletişim kurabilmek için ihtiyaç duydukları doğru pazarlama stratejilerine sahip olduklarından emin olmalılar. Müşterilere ulaşmak, web ve mobil kitleleriyle etkileşime girmek, elde tutmak ve para kazanmak için çok kanallı iletişim çözümleri sağlamalıdırlar.

 

Kaynak: http://www.netmera.com/the-line-between-apps-and-mobile-sites-is-getting-blurred/