Etkili Bir Mobil Pazarlama İçin İçeriğinizi Nasıl Optimize Edersiniz?

Günümüzde içerik pazarlamadan çağrı başına ödemeye, tüm pazarlama kampanyalarının başarısının sırrı optimizasyonda yatıyor. Eğer pazarlama çalışmalarınız belirli bir kanala optimize edilmemişse ya da niş bir segmente uyarlanmamışsa, çabalarınızın  karşılığını aldığınızı gösteren bir tabloyla karşılaşmayacaksınız. Özellikle de söz konusu dijital çağda pazarlama ise, bu bahsettiğimiz tablodaki göstergelerin daha hassas olduğunu ve optimizasyondan en iyi şekilde faydalanmanız gerektiğini de bilmelisiniz. Peki, çağın en çok kullanılan cihazlarından olan mobil için içerik optimizasyonu yaparak işe başlamak kulağa nasıl geliyor? İlginizi çektiyse mobil pazarlama çalışmalarınızın etkisini arttıracak mobil içerik optimizasyonu tavsiyelerimize başlayalım.

Müşterilerinizi Mesafeye Göre Hedefleyin

Müşterilerinizi bulundukları spesifik bir coğrafi alana göre hedeflemek, işletmenize sayısız fayda sağlar. Yapılan bir araştırma; müşterilerin mağaza ve firmaları yakın mesafede oldukları anlarda ziyaret etmeyi tercih ettiğini gösteriyor. Mobildeki içeriğinizi konuma göre optimize etmek için, civarda olan müşterilerin işletmenizi fark etmelerini sağlayan coğrafi hedeflemeye (geo-targeting) başvurabilirsiniz.

Bırakın Otomasyon Sizin İçin Çalışsın

Bütün vaktinizi içerik pazarlama düzenlemelerine ya da arama başına ödeme kampanyaları için bildirim göndermeye ayıramazsınız. Eğer mobil içerik optimizasyonu için otomasyon araçları kullanırsanız, içerik ve reklamdan müşteri etkileşimlerine kadar her şeyi otomatik bir şekilde yönetebilirsiniz. Mobil içeriği optimize etmek için otomasyon araçlarını kullanarak, müşterilerinize ulaşma potansiyelinizi maksimum orana çıkarmanıza yardımcı olacak anlık bildirimler ya da uygulama içi zamana duyarlı bilgilendirme mesajları gönderebilirsiniz.

Başparmakların Önemini Yadsımayın

Mobil içeriğinizi kullanıcının başparmak hareketlerine uygun olarak tasarlayın. Çoğu mobil kullanıcı diğer elini bir içecek, cüzdan ya da çanta gibi eşyaları tutmak için kullandığından tıklama ya da kaydırma hareketlerini yalnızca başparmağını kullanarak yapıyor.

Başparmak hareketleri, mobil cihazlardaki müşteri etkileşimde anahtar görevi görür. Bu nedenle örneğin, belirli bölümler için daha büyük tıklama alanı oluşturmak ve navigasyonu kolaylaştıracak düzenlemeler yapmak müşterinizin içeriğinize ulaştığı mobil bağlamda yaşadığı deneyimin kalitesini arttırır.

Dijital Kuponlar Dağıtın

Mesafeye dayalı pazarlama yöntemlerinize dahil edeceğiniz dijital kupon dağıtımı, mobil içeriğinizi daha fazla sayıda kullanıcı çekecek şekilde optimize eder.

Mobil kullanıcıların %96’sı ve Y kuşağına ait kullanıcıların %70’i hali hazırda mobil üzerinden kuponlar için arama yapıyorlar. İlgi gören bir şeyi sınırlı zaman için geçerli olan ürün/hizmet kuponlarına dönüştürün ve kar edin. Çünkü kabul edelim; hem müşteriler hem de işletmeler kazançlı anlaşmaları sever.

İçeriğinizi Video ile Zenginleştirin

Küçük mobil ekranlarında uzun bir metin öbeğiyle karşılaşmak kadar kötü bir şey yoktur. Eğer mobil içeriğinizi müşteri temelinde optimize etmek konusunda kararlıysanız, içeriğinize nerede ve ne zaman video entegre etmeniz gerektiğini öğrenmelisiniz. Bu sayede, metin ve görsel dengesini kurabilir ve müşterilerinizle kurduğunuz ilişkiye farklılık getirebilirsiniz. 

Kaynak: https://www.ringpartner.com/blog/how-to-optimize-content-for-mobile-marketing

12 Adım ile Daha Güçlü Bir Mobil Strateji (Bölüm 3)

Daha güçlü bir mobil stratejiye sahip olmanın aşamalarını ve küçük ölçekli işletmenize ne gibi faydalar getireceğini incelediğimiz serimizin son bölümündeyiz. Eğer bu aşamaya kadar kararlı bir şekilde okumaya devam ettiyseniz, mobili biraz daha ciddiye aldığınızı ya da stratejinizde değişiklikler yapmaya ikna olmaya başladığınızı şimdiden söyleyebiliriz. Keyifli okumalar.

 

  1. Mobil Uygulama ve Mobil Siteler Geliştirme

Mobil uygulama ve mobil siteler farkı amaçlara hizmet eder ve farklı kitlelere hitap eder. Mobil uygulamalar; markalarla daha hızlı ve kolay bir şekilde etkileşime geçmek isteyen sadık müşteriler içinken, mobil siteler alışveriş deneyimini kolaylaştırmak ve özelleştirilmiş hizmetler, temel bilgiler ve iletişim detaylarını iletir.

 

Mobil öncelikli bir yaklaşım ile ‘responsive’ bir web sitesi geliştirmek; internet aramalarında görünmek, ziyaret sayısını arttırmak ve yeni müşterilerle yakın ilişkiler kurmak açısından büyük önem taşır. Buna karşın, mobil uygulamalar indirim, promosyon ve son dakika haberleri gibi ayrıcalıklı faydalar sunarak müşteriyi elde tutmayı sağlayan en güçlü araçlardan biridir.

600’den fazla marka üzerinden web ve uygulamaların bağlılık oluşturma oranları bakımından karşılaştırma yapan Adobe, akıllı telefon kullanıcıları uygulamada oturum başına 13 dakikaya yakın bir zaman geçirirken, tablet kullanıcılarının ortalama 24 dakika harcadığını keşfetti. Buna göre; uygulama oturumları, web sitesi gezinmelerinden 3-4 kat daha uzun sürüyor.

 

  1. Zaman, Konum ve Cihaz Türünü Göz Önünde Bulundurma

İşletmenizin mobil stratejisini planlarken, farklı çevreler için farklı cihazları kullanmakla yükümlü olduğunuzu aklınızda tutmalısınız. Örneğin tablet ve bilgisayar kullanımı akşam saatlerinde ve evde artış gösterirken, akıllı telefonların kullanım yoğunluğu işe gidiş-geliş saatlerinde ve yemek aralarında dikkat çeken bir artış göstermekle beraber gün içine de yayılıyor.

Tam da bu nedenle, belirli şartlara (zaman, konum ve cihaz türü) göre şekillenecek derinlemesine bir iletişim paketi hazırlamanız, müşterilerinizin markanızla etkileşime geçmesini kolaylaştıracak ve pazarlama kampanyanızı optimize ederken; doğru mesajı doğru kişilere, doğru formatla iletmenizi sağlayacaktır.

 

  1. Çoklu-Ekranı Pazarlama Stratejisine Dahil Etme

Akıllı telefon ve tabletlerin yükselişiyle, çoklu-ekranla ilgilenme davranışına olan yönelim arttı. %40’ın üzerinde akıllı telefon kullanıcısı, televizyon izlerken akıllı telefonlarında da geziniyor. Yani birçok markanın TV reklamlarını mobil ile etkileşime geçecek şekilde kurgulamaya başlaması bir tesadüf değil.

Markalar, kampanyalarına erişim ve dönüşüm getirme konusunda çoklu ekranlara güveniyor ve tek ekranlı kampanyalardan vazgeçiyor. Bu nedenle pazarlama kampanyalarınızı cihaz, konum ve günün bir saatine uygun bir şekilde tasarlamanız; farklı segmentlere ait müşterilerinizin her birinin alakalı içerikler sunmanızı mümkün kılar ve yatırımlarınızın dönüşüm oranını yükseltir.

 

  1. Pazar Trendlerini Kazanca Dönüştürme

Güncel pazar trendlerine bakarsak, mobilde bir patlama yaşandığını ve çoğu şirketin bunun tam da farkında olmayıp, etkili mobil operasyonlar yürütmekte geciktiğini söyleyebiliriz. Şu an için fark etmedikleri kayıplar, yakın gelecekte öngörülü şirketlerin gerisinde kaldıkları an kendini gösterecek ve rekabet etmekte zorluk çekecekler.

Deloitte’in Global Mobil Tüketici Anketi’ne göre; gelişmiş pazardaki tüketiciler mobil bir ağa bağlanabilen dört ile sekiz arası taşınabilir cihaza sahip ve bu oran her geçen gün artıyor. Diz üstü bilgisayar satışları düşerken, penetre olan pazarlarda dahi akıllı telefon ve tablet satışları azalacağa benzemiyor. Bunun sebebi büyük ihtimalle; eski cihazları yenileriyle değiştirilme döngüsü, teknolojideki gelişmeler, düşük fiyatlandırmalar ve kullanıcı sayısındaki artış.

Portio Research, 2012’nin sonuna kadar dünya genelinde 1.2 milyar kişinin mobil uygulama kullanacağını söylemişti. Bu rakamın %29.8’i bulması ve 2017’nin sonunda 4.4 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor. Yıl sonunda uygulama kullanıcılarının yarısına tekabül edecek bu büyümenin kaydadeğer bir kısmı Asya’dan gelecek.

 

Küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak önemli bir faktörü göz önünde bulundurmalısınız:

İnsanlar taşınabilir cihazları çoğunlukla keyifli zaman geçirip, arkadaş ve sevdikleri markalarla iletişime geçmek için kullanıyor. Amerikalıların uygulamada geçirdiği zamanın çoğunu oyun oynamak (%18), eğlenceli içeriklere erişmek (%15) ya da sosyal medyayı kullanmak (%29) oluşturuyor. İngiltere’de ise 4 dakika içinde birden çok kez, akıllı telefonlar üzerinden sosyal medyaya ulaşılıyor.

Umarız serimizi tamamladıktan sonra, özellikle küçük ölçekli işletmelerin mobil strateji geliştirme özelinde sahip olduğu ön yargıların haklılık payı olmadığı konusunda bizimle hemfikir olmuşsunuzdur. 12 adımı atmadan önce, bir adım atıp konuya açık fikirli bir şekilde yaklaşmak ve ilgi göstermek gerekiyordu. Öyleyse yazının sonuna geldiğimize göre 1 adım gitti, 12 adım kaldı.

Kaynak: https://blog.kissmetrics.com/mobile-strategy-off-the-ground/

12 Adım ile Daha Güçlü Bir Mobil Strateji (Bölüm 1)

Küçük işletmeler birliğine göre; küçük ve orta ölçekli girişimler mobil ve sosyal reklamcılığı kucakladı. Ne yazık ki mobil uygulamalara “kaçırılmaması gereken bir fırsat” gözüyle bakanların sayısı oldukça azınlıkta kaldı.

Küçük işletmelerin mobil uygulamalara şüpheyle yaklaşmalarının en bilinen sebeplerinden biri: uygulamaların işletmelerinin tanıtımında nasıl bir rol oynayacağını pek de iyi kavrayamaması. Ayrıca, mobil uygulama geliştirmeyi pahalı ve zaman tüketici bir süreç olarak görmeleri.

Mobilin ticarette kullanımı hakkında Mobil Pazarlama Birliği’nin CEO’su Greg Stuart’a bir soru yöneltildiğinde verdiği cevap şuydu: “Sözünü ettiğimiz aslında ‘Bilme’ ve ‘Yapma’ eylemleri. Bu iki eylemin arasında büyük bir uçurum var. Bu konuda bir şeyler yapmaları gerektiğini biliyorlar ama nasıl yapacaklar?”

Küçük ölçekli bir işletme olarak “Bilme” ve “Yapma” eylemleri arasındaki uçurumun derinliklerine hapsolmamanız için, size çok çaba gerektirmeden güçlü bir mobil strateji geliştirmenizi sağlayacak 12 adım sunuyoruz. Keyifli okumalar.

  1. Sosyal Medya Tanıtımı Yapma

Flurry’e göre, zamanımızın %80’ini mobil uygulamalarda ve %20’sini mobil tarayıcılarda geçiriyoruz. Mobil eylemlerimizin %17 gibi etkileyici bir kısmı ise Facebook uygulamasında gerçekleşiyor.

İçinde bulunduğumuz mobil çağda, müşterilerle sosyal medya üzerinden etkileşimde bulunmak bir gereklilik. Ancak Facebook’un sağladığı organik erişim -Facebook’un da belirttiği gibi- marka ve sevenleri arasında bir bağlantı oluşturmak için yetersiz kalıyor (Ad Age, Kasım 2013):

“İnsanların sitede anlamlı bir deneyim yaşadığından emin olmak için devamlı çalışmamızın yanında, kullanıcıların bireysel sayfalarındaki paylaşımların organik dağıtımının zaman içinde azalacağını tahmin ediyoruz.”

O halde küçük ölçekli işletmeler sosyal medyadaki mobil içeriklerinin trafiğini canlandırmak için ne yapmalı?

Kullanıcıların içerik akışını spam gibi gördüğü yönündeki şikayetlerin çoğalması ile, sayısı günden güne artan çok sayıda kullanıcı Zuckerberg’in sitesini terk etti. Buna karşılık Facebook, siteye uyum sağlayacak içerik üretmeleri için markalara birtakım zorunluluklar getirdiğini duyurdu. Bu sayede, artık iyi hazırlanmış yayınlar markanın hayran kitlesini doğal bir şekilde cezbedecek ve ayrıca sponsorlu paylaşımlar çok sayıda beğeni alma potansiyeline erişecek.

Sosyal İşler Direktörü ve Fleishman Hillard’ın Dijital Ağ Koordinatörü Robin Hamman sosyal reklamcılıktaki bu yeni yaklaşımın etkinlik ve etkililiği konusunda ikna olmuş görünüyor:

“Son zamanlarda müşterilerimizin hoşuna giden ücretli sosyal medya (reklamcılık vb.) yaklaşımlarını başarılı ve ilgi çekici buluyoruz. Şöyle ki, bir topluluk yöneticisini ve içerik üreticisini bir veri analistiyle ve medya satın alıcısı ile eşleştirdik. Paylaştığımız içeriğin organik bir çekim elde ettiğini gördüğümüz anda (analist sayesinde), ilgili sosyal/display reklam metnini anında en iyi haline ulaştırıp şekillendiriyor ve aynı hedef kitle içindeki erişim ve etkileşimi arttırmak için medya harcamaları yapıyoruz. Sanırım bunun adına gerçek zamanlı sosyal reklamcılık diyebilirsiniz.”

  1. Sosyal Medyanın Zekasından Faydalanma

HootSuite uzmanlarına göre; mobil bir çevrede sosyal medya gözlemi yapmak, içgörüleri doğru zamanda gerçekleştirilecek eylemlere dönüştürmek için şart. Instagram, Pinterest ve diğer görsel ağırlıklı sosyal ağlar, markalar ve dünya genelindeki müşteriler arasındaki ilk temas noktası olabilir. Her gün sosyal medya kullanıcıları Twitter’da atılan 500 milyon tweet, Facebook’ta yapılan 4.5 milyar beğeni ve Instagram’da paylaşılan 55 milyon yeni fotoğraf ile bir veri üretimi gerçekleştiriyor. Bu platformlardaki veri akışı, Google+, Youtube ve LinkedIn gibi sosyal ağlarda da devam ediyor.

Bireylerin sosyal medyada duyurdukları sese kulak vermek; müşteriler, rakipler ve kampanyalarla ilgili farkındalık kazanırken fark yaratmanızda yardımcı olabilir. Sosyal medyanın zekasını dikkate almak, müşterilerle gerçek zamanlı etkileşim kurmak isteyen ve elde ettiği içgörüleri kurum içi takım çalışmalarına yansıtmak isteyen her şirket için bir gereklilik.

  1. Müşteri Bağlılığı ve İş Sürecini Entegre Etme

Salesforce1 turu boyunca, “müşterilerin interneti” kavramına sıklıkla dikkat çekildi. İnsanlar (ihtiyaçları, davranışları ve alışkanlıkları ile) markaların kendilerine nasıl yaklaşmaları ve ulaşmaları gerektiğini belirliyor. Tam da bu sebeple; herkesi ve her şeyi her yerde bağlayabilen mobil önem kazanıyor. Salesforce1 Müşteri Platformu mobile odaklanmış durumda ve iki kritik unsuru da birbirine bağlamayı amaçlıyor: müşteri bağlılığı ve iş süreci.

İlham verici güzellikte bir tasarım ve kişiselleştirilmiş tercih veya ayarlara anlık, kullanıcı dostu erişim, mevcut müşterinizi korumak için kaçınılmaz bir şekilde sahip olmanız gereken kilit etkenler. Bildiğiniz gibi satışlar sadece pazarlama ile ilgili de değil. Daha çok, şirketinizin müşterilerin ihtiyaçlarını doğru zaman ve yerde karşılayabilmesi için iş sürecini mümkün olan en etkili şekilde yönetmekle ilgilidir.

Mobil uygulamalar her şirket için olmazsa olmaz araçlardır çünkü müşteri geri bildirimlerini toplama, alışkanlıklarını analiz etme ve ihtiyaçlarını öngörme gibi fırsatlar sunar.

  1. Mobil Uygulama İndirilmesini Sağlamak İçin Facebook Reklamlarını Kullanma

IAB UK’e göre, Facebook geçen sene uygulamalar için reklam formatı önerdiğinden beri, uygulama indirme sürücülerinin lideri haline geldi. App Store ve Play Store’daki en çok kazanan uygulamaların yarısı, Facebook uygulama indirme reklamlarını kullanıyor ve uygulama geliştiricileri, bu reklamların müşteri edindirme masraflarını %60’tan %15’e indirdiğini söylüyor.

Uygulamalarını ünlü sosyal ağlar üzerinden tanıtan şirketlerin sayısı artıyor. Ancak şunun altını çizmekte fayda var: uygulamanızın ekran görüntüsünü paylaşmanız, marka kalabalığının arasında fark edilmeniz ve kullanıcının dikkatini çekmeniz için artık yeterli değil.

Facebook’tan en iyi şekilde yararlanmak için markaların Facebook ile “Facebook tarzı” bir bağlantı kurması gerekiyor. Ürünlerin ya da insanların aldığı servisten memnuniyetini belirten fotoğraflar çekmek, eğlenceli ve çekici iddialar ortaya atmak ve açık-net eylem çağrılarında bulunmak gibi.

Ek olarak, Facebook yakın zamanda spesifik kitleleri hedeflemek ve yeni kullanıcılar elde edebilmek için Özel Kitleler, Benzer Kitleler ve Ortak Kategoriler gibi yeni özellikler sunmaya başladı. eMarketer’a göre, uygulama indirme reklamları mobil reklam pazarının -aramalar dışında- %30 ila %50’sini oluşturuyor ve 2017’de Birleşik Devletler’de 11 milyar dolar değere ulaşacak.

Kaynak: https://blog.kissmetrics.com/mobile-strategy-off-the-ground/

Mobil Stratejinizin Etkisini Arttıracak 7 Tavsiye

Belki de tarihte ilk kez, mobil cihazların sayısı yeryüzündeki insanların sayısını aştı. Bu dönüm noktası, girişimciler için çok önemli bir gerçeğin altını çiziyor: mobil cihazların sayısı arttıkça önemleri de artacak.

Tüketicilerin %85’i mobil cihazlarının günlük hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyor. Kesin olan bir şey var ki tüketiciler ve dolayısı ile mobilin yükselişinin farkına varıp tüketicilerine akıllı telefon ve tabletlerle ulaşan (ve günden güne sayıları artan) işletmeler için, mobil arayüz büyük bir önem taşıyor. Mobil odaklı bir strateji, şirketlerin her kategoriden müşteriye erişimini sağlayıp güçlü bir endüstriyel avantaj elde etmesine yardımcı olabilir.

Ancak mobil bir strateji yaratmak, sadece bir uygulama geliştirmekten çok daha fazlasıdır. Başarılı bir mobil strateji yüz yüze, mobil ve geleneksel online deneyimlerinizin tümünün müşterileri işletmenizle etkiletişime geçmeye motive eden uyumlu bir mesajı aktarmasıyla mümkün olabilir. Öyleyse mobil stratejinizin etkisini arttırmak için faydalanabileceğiniz 7 tavsiyeye bir göz atalım.

1. Attığınız her adım mobil stratejinizle uyumlu olsun.

Bu ayın trendini takip etmeye karşı güçlü bir istek duyabilirsiniz ama eğer bu moda, büyüme stratejinizle uyum sağlamıyorsa; emin olun ki size hiçbir fayda getirmeyecektir.

Örneğin, son zamanların gündemini yerinden oynatan mobil uygulamaları ele alalım. İlgi gördükleri bir gerçek. Yine de unutmayın; ortalama bir ücretli uygulama ayda 500 dolar kâr getirir. Bu, yatırım yapmayı göze almadan kârlılık beklememeniz gerektiği anlamına geliyor. Eğer stratejinize mobil bir uygulamayı dahil edecekseniz, ortaya sizi geliştirecek bir iş çıkardığınızdan emin olun.

2. Harika deneyimler tasarlayın.

Müşterilerinize markanızla yeni ve heyecan verici yollarla iletişim kurabileceği bir deneyim sunmaya odaklanın. Çoğu kullanıcı mobil uygulamaların iki saniye içinde yüklenmesini bekliyor ve %85’i mobil uygulamayı mobil web siteye tercih ediyor. Bir düşünün, büyük ihtimalle en az bir kez uyumsuz bir tasarımı ve başarısız bir yönlendirmesi olan mobil bir web siteyi ziyaret etme deneyimi yaşadınız ve bu hiç hoş bir tecrübe değildi. Öyleyse kendinizi kullanıcıların yerine koyun ve kullanıcılara güzel deneyimler yaşatabilecek bir uygulama geliştirmeyi hedefleyin.

3.Uygulama programlama arayüzlerini kullanın.

Uygulama programlama arayüzleri, birbiriyle iletişim halinde olan ve sizi gereksiz özellikler tasarlamaktan kurtaran sistemlerdir. Twitter trafiğinin %75’i bu arayüzlerden (diğer bir deyişle üçüncü parti kullanıcı büyüme stemlerinden) gelir. O halde diğer uygulamaların kullanıcı tabanından elde edilen kullanıcı bağlantılarından nasıl faydalanabileceğinizi düşünmeye başlamanın tam sırası.

4. Esnek bir strateji kurgulayın ve rakamları önemseyin.

Akıllı telefon pazarı tahminen önümüzdeki 4 veya 5 yıl içinde her sene %10’dan fazla artış gösterecek ve önümüzdeki 3 yıl içinde mobil uygulama indirmelerinin sayısı iki katına çıkacak. Rakamlara bakarak mobil stratejinizin yeniliklere hızlıca adapte edilebilecek kadar esnek olması gerektiğini söyleyebiliriz. Böylelikle yükselen bu ivmeden payınızı düşeni almakta gecikmezsiniz.

5. Geliştirilmiş bir deneyim sunun.

Mobil deneyiminizi web site deneyiminizle uyumlu olacak şekilde ayarlayın. Bu sayede kullanıcılar cihazlar arasında kolaylıkla geçiş yapabilir. Kullanıcıların yalnızca %16’sı teknik sorunlar çıkaran uyumsuz uygulamalara iki kereden fazla deneme şansı veriyor. Spotify’ı ele alalım. Kusursuz bir mobil ve masaüstü performansına sahip. Kullanıcılar mobilde dinledikleri bir şarkıyı durdurup masaüstünde oturum açtığında kaldığı yerden devam edebiliyor. Yani cihazlar arası geçişin düzgün bir şekilde gerçekleştirilebilmesi adeta bir gereklilik.

6. Güçlü bir takım kurun.

Bir uygulamanın iskeletini hazırlamak 10.000 dolara mal olabiliyor ve zengin grafikleri olan bir uygulama söz konusu olduğunda bütçe milyonları bulabiliyor. Başarılı uygulamalar geliştirmek için yetkin kişilerden oluşan bir ekip kurmak bu sebeple oldukça kritik değer taşıyor. Kurum içi yazılım geliştirme takımı (in-house development team) oluşturmak başlangıç için uygun. Planınızı şekillendirirken ihtiyaç duyabileceğiniz teknik müdahaleleri bu sayede yapabilirsiniz ve dışarıdan birinin desteğinden bağımsız hareket edebilirsiniz.

7. Müşterilerinizin verilerini koruyun.

Müşteri verilerinden bahsedildiğinde, bilginin korunmasının ciddiyetini de konuya dahil etmek gerek. Veri şifreleme ve depolama alanı gizliliği gibi uygulamaları stratejinize ekleyebilirsiniz.

Söz tekrar mobil stratejiye gelmişken, mobil stratejiye dahil olan başarılı bir marka örneği verelim: Flipboard. Tamamen mobilleşmiş dijital bir dergi. Dergi okumayı akıllı telefon ve tablet kullanıcıları için çok yönlü ve keyifli bir deneyime dönüştürdü. Bunun yanında kullanıcıların kendi dergilerini yaratabilmelerine ve kendileri ile aynı ilgi alanlarına sahip kişileri bir araya getirme imkanı sunuyor.

İşletmenizin hedefleri ve buna bağlı olan müşterilerinizin ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanacak bir mobil strateji, hedef kitlenizle çok daha derin bir seviyede iletişim kurmanızı sağlayabilir. Güçlü bir mobil strateji aynı zamanda şirketinizin tasarlanan büyüme planındaki konuma ulaşmasına yardım edebilir.

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/242667

Mobil Pazarlama ile İşletmenizin Trafiğini Artırmanın 8 Yolu

İş aramak için Sarı Sayfalara bakan birini tanıyor musunuz? Cevabınız büyük ihtimalle hayır. Çünkü bunun yerine tüketiciler web sitelerinin iş ilanı bölümlerine bakıyor ya da ilgilendikleri işletmelerle ilgili çevrimiçi aramalar yapıyorlar. Akıllı telefonlarda bu aramalar giderek artmakta. Yerel müşterilere dayanan bir perakende mağaza, restoran, salon, otomobil mağazası veya herhangi bir işletmeye sahipseniz; mobil pazarlama, mağazanıza daha fazla müşteri kazandırmaya yardımcı olabilir.

Mobil öncelikli düşünmek neden bu kadar önemli?

Mobil aramalar büyük artış gösteriyor. Özellikle “yakınımdakiler” seçeneği ile arama yapma oranı yıllık % 146 oranında artış yaşadı ve bu aramaların %88’i mobil cihazlar üzerinden yapılıyor. Bu mobil aramalardan alınan sonuçlara göre; yakınlarında bir şeyler arayan insanların %76’sı gün içinde iş yerini ziyaret ediyor, bu ziyaretlerin %28’i ise satışla sonuçlanıyor.

2017’nin mobil için güzel haberleri var. Mobil üzerinden yapılan aramalar önemli ölçüde artış gösterecek.

Peki büyük ödülü kazanmak için oyuna nasıl girebilirsiniz? İşte yerel işletmeniz için uygulayabileceğiniz 6 mobil pazarlama taktiği!

 

1) Web sitenizi ve e-posta pazarlamanızı mobil cihazlar için optimize edin.

Müşteriler, mobil reklamınızı veya teklifinizi tıklar ve mobil cihazlara uygun olmayan web sitelerine giderse, bilgileri okuyamaz veya harekete geçemezler. Farklı reklamlar için mobil cihazlar için optimize edilmiş açılış sayfaları oluşturun ve e-posta pazarlama çabalarınızın mobil cihazlar için optimize edilmiş olduğundan emin olun.

 

2) Yerel arama dizinleri listelerine girin.

Müşteriler sattığınız şeyi çevrimiçi olarak aradığında sizinle ne kadar yerel arama dizininde karşılaşırsa, sizi bulma şansları o kadar artar. Google My Business, YP.com ve Yelp yer alabileceğiniz yüzlerce arama dizinlerinin iyi örneklerinden. Her birinde girişinizi talep edin ve işletme adınız, çalışma saatleriniz, adresiniz, telefon numaranız ve web sitenize ait bir bağlantı gibi ayrıntıların; tüm girişlerinizde geçerli, doğru ve tutarlı olduğundan emin olun. (Tutarlılık gerçekten önemlidir; adresiniz birinde “sokak”, diğerinde “Sk.” olarak listeleniyorsa, bu işinize zarar verebilir.)

 

pexels-photo-218717

 

3) Bir mobil sadakat programı (loyalty program) kurun.

Müşterilerinizin cüzdanlarını daha fazla kartla doldurmak yerine, sadakat bilgilerini ve akıllı telefonlarındaki ödüllerini depolayabilmeleri için, mobil uygulama sunan sadakat programlarına bakın. Bu programlar, müşteriler için uygunluğunun yanısıra, pazarlama programınızı sadakat programı üyelerine kişiselleştirmenizi sağlayan kullanıcı verilerini topluyor. Ayrıca çoğu, mobil pazarlama aktivitelerinizi etkin hale getiriyor.

 

4) Müşterilerinizin sosyal medya hesaplarınızı ne kadar gözden geçirdiğini ölçerek, onlara ödüller verin.

Müşterilerinize, şirketinizin sosyal medya hesaplarına check-in yaptıkları için bir ödül, indirim veya özel teklif sunmak, işe yarayan basit bir taktik. İşletmenize ve sunduğunuz ürüne bağlı olarak, bir check-in karşılığı indirim yapmak veya 5 ila 10 check-in için daha önemli bir ödül vermek isteyebilirsiniz. Ayrıca unutmayın ki; müşterilerinizin sosyal çevreleri işletmenizden bahsedildiğini gördüğünde, daha fazla ilgi göstermeye başlayacaktır.

 

5) SMS metin mesajı pazarlamacılığı kullanın.

Müşterilerin işletmenizden mesaj almayı onaylamasını isteyin. Daha fazla kayıt almak için programın sosyal medyada, e-postalarınızda ve web sitenizde; -ayrıca müşteriyle kişisel olarak etkileşim halindeyken de- tanıtımını yapın.Bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 56’sı, işyerinin yakınındayken akıllı telefonlarına gelen bir anlaşma veya teklif aldıktan sonra civardaki offline olarak faaliyet gösteren geleneksel işletmeleri ziyaret ediyor. Müşterilerinize, o gün gerçekleştirilen hizmetlerdeki indirimler veya restoranınıza özel bir alana bir bedava öğle yemeği gibi, zamana duyarlı teklifler göndermek, yavaş zamanlarda işinizi arttırmanın harika bir yoludur. SMS göndererek müşterilerinizi artırmanın keyfini sürün!

 

6) Coğrafi hedefli (Geo-targeted) mobil reklamları kullanın.

Geo-location marketing, müşteriler belirli bir alana girdiklerinde onları hedeflemek için akıllı telefonlarındaki GPS konum verilerini kullanır. Geo-fencing, bir bölge çevresinde sanal bir çit oluşturur; bu, bir posta kodu kadar geniş ya da bulunduğunuz yer kadar dar olarak tanımlanabilir. Potansiyel müşteriler “çit” in içine girdiğinde; telefonları, bir reklam görüntülemek veya özel tekliflerle push bildirimleri göndermek için tetiklenir. Geo-conquesting, rakiplerinizin müşterilerine de pazarlama yapmak için, GPS konum bilgilerini kullanmayı bir adım daha ileriye götürür. Örneğin; bir perakendeci, bir müşteri rakip mağazaya yaklaştığında mobil teklifi tetiklemek için geo-conquesting’i kullanabilir. Geo-targeting‘i kullanan mobil görüntülü reklamlar için tıklama oranları, bunu kullanmayan mobil görüntülü reklamların tıklama oranının iki katıdır ve yalnızca posta kodu hedefleme (ZIP code targeting) kullanan mobil görüntülü reklamlardan yüzde 50 daha fazladır.

 

7) “Aramak için tıklayın” bilgilerini gösterin (Click to call)

Web sitenize, kullanıcıların akıllı telefonlarından hemen arayabilmeleri için, mobil cihazlara uygun bir click-to-call butonu koyun. Google geçtiğimiz günlerde, click-to-call numaraların otomatik olarak mobil arama reklamlarında gösterilebilmesini sağlayan bir özellik ekledi. BIA / Kelsey tahminlerine göre; mobil aramalar, işletmelere küresel çapta click-to-call butonundan düşen aramaların neredeyse 33 milyarı bulmasını sağlıyor. -Bu, neredeyse mobil açılış sayfalarından (landing pages) yüzde 19 daha fazla çağrı getirdiği anlamına geliyor.

 

8) Yazdırılabilir kupon gönderin

Alıcılar mobil tekliflerinize karşı hemen harekete geçmese de, genellikle daha sonra kullanmak üzere kuponları basmayı tercih ederler.

Geçen yıl, çevrimiçi kuponları basan Amerikalıların sayısı yüzde 62’ye ulaştı. Yazdırılabilir kupon teklifinizin e-posta ile gönderilen kuponları da kapsadığından emin olun.

coupons-pile-918x516

Kaynak: https://smallbusinesssolutions.blogs.xerox.com/

2017’de Mobil Pazarlama Başarısı için 4 İpucu

Mobil pazarlama başarısı elde etmek için en başta yağmur fırsatları ve kuponlara öncelik tanıyın. İkinci olarak, mobil ödemeleri hazır bulundurun. Üçüncü olarak ise, yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Günümüzde online alışveriş yapan insanlar, ilgi alanları ve işleri için mobile giderek daha fazla bağlanıyor. Laptoplarına ek olarak, kullanıcılar bilgi edinmek için akıllı telefonlara, tabletlere hatta akıllı saatlere yöneliyorlar.

Mobil masaüstü bilgisayarlar her zamankinden daha hızlı bir şekilde gözden düşerken artık mobil pazarlama bir kaç ay öncesi gibi sadece bir seçenek değil ve bugün, her zamankinden çok önemli olan tüketici ilişkilerini kurmak isteyen pazarlamacılar, dijital çağda birlikte olmaya başlamalıdır.

Sizin de pazarlama stratejinizin 2017 gündeminde “başarı” varsa, bu dört mobil pazarlama ipucu kilit olacaktır.

  1. Sitenizin mobil uyumlu olduğundan emin olun.

Pazarlamacılar, geçtiğimiz yıl bazı tüketicilerin satın alım süreçlerine yakalanmak ve yakınlaşmak istediklerini öğrendi. Yeni SEO değişiklikleri de başlayarak, çoğu şirket tarafından bu değişiklikleri uygulamak için çılgınca bir çizgi oluşturarak sitelerinin mobil duyarlı olmasını sağladı.

2017 de geldiğine göre, gemiye binemeyen pazarlamacılar zaten etkilerini hissediyorlar ve yanıt vermeyen siteleri henüz düzeltmeyenler için önümüzdeki birkaç ay bağışlayıcı olmayacaktır. Bunun yanında, gerekli önlemleri alan pazarlamacılar, kullanıcılarının mobil deneyimlerini optimize etmek için ilerleyebilir.

Bir müşterinin ödeme sürecini düzene sokan, mobil cihazlara uygun bir deneyim oluşturmak, tümüyle fark yaratacaktır. Mümkün olduğunca bant genişliğinizin uzunluğunu azaltarak başlayın çünkü mobil kullanıcılar masaüstü kullananlardan çok daha az sabrediyorlar. Yani yavaş bir yükleme sayfasının, dönüşüm oranlarını “diğer seçenekler” seçeneğinden daha hızlı düşürebileceğini söyleyebiliriz.

Bir hesap oluşturmanın zorluğunu azaltmak için sosyal medya oturumlarını kullanın. Satın almayı tekrar düşünmeye zamanı olan müşterilerin ürünleri tekrar rafa kaldırma olasılığının daha yüksek olduğunu gözardı etmemelisiniz. Mobil cihazlara uygun bir siteyle amacınız, umarız iki elinde bir çanta ile tüketicilerin mümkün olduğunca çabuk kapının dışına çıkmasıdır.

  1. Yağmur fırsatları ve kuponlar.

Bugünün çevrimiçi alışveriş müşterileri, kupon kesen annelerinden ipucu alıyor. Kısa süre önce yapılan bir ankete göre katılımcı tüketicilerin yüzde 96’sı kupon kullandıklarını açıkladı. Dahası, mobil kuponların geri ödeme oranının, dergilerden kesilen kuponlardan on kat daha fazla olduğu kanıtlandı.

Karışıma kupon kodları ekleyerek mobil kitlenizi yoğunlaştırın ve gelirinizi artırın.  Metin ve e-posta push bildirimlerinden yararlanarak müşterilerin en yeni fırsatlarınızı farketmelerini sağlayın. Çünkü bir müşteri bir mağazaya yakın olduğunda veya daha önce bir siteyi ziyaret ettiğinde gönderilen promosyonların, daha büyük bir oranda geri dönüş alma şansı vardır.

  1. Mobil ödemeleri hazır bulundurun.

Tüm işler e-ticaret patlamasından uzak durmaya çalışıyor ve bu da müşterilerin uygun işlemleri tercih ettiğini gösteriyor. Sonuç olarak, büyük markalar prosedürlerini tüketicilerin alışveriş tecrübelerinden istedikleri şeyleri, mobil ödeme olanağı da dahil olmak üzere değiştiriyorlar.

Bu yıl piyasayı takip eder halde kalmayı umut eden işletmeler için geçişi yapmak çok önemli. Mobil cihazları kabul etmeleri için hizmetlerinizi ayarlayın – smartwatch’lar dahil. Çoğu müşteri mobil alışverişe çok da güvenmediğinden, onları güvenli bir ödeme işlemcisi ile ikna etmek kilit önem taşıyor.

Sonuç olarak işletmenizin mobil ödemeleri dahil etmesini sağlayacak ve müşterilerin deneyimlerini güvenli ve basite indirgeyecek güvenli ödeme platformlarını araştırın.

  1. Yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Yalnızca mobil cihazlara yönelik sosyal uygulamaların popülaritesi bu yıl tırmanmaya başlayınca, pazarlamacılar üzerinde düşmek zorunda kalacaklar. Instagram, SnapChat ve Periscope gibi uygulamalarda sosyal bir yere sahip olmak artık pazarlama stratejiniz için yararlı değil, hayati öneme sahip. Uygulamalar gelip gittikçe markalar, kitle desteğini sürdürdüklerinden emin olmalı. Yalnızca bir platforma güvenmekten kaçındığınıza emin olduğunuzda bu dünyanızda fark yaratacaktır.

Buradaki mesaj, etkin bir platformlar arası sosyal pazarlama stratejisinin benimsenmesinin her marka için bir öncelik olması gerektiğidir. Pazarlamacılar, markalarının mesajını tüm kanallara kurarak başlamalıdır: Değişik uygulama özelliklerinin ve bunları kullanan kitlelerin keskin bir şekilde anlaşılması anahtar olacaktır.

Bu, markaların tüm platformlarda aynı içeriği yükleyemeyeceği anlamına gelir. Birine uygun olan şey, başka biri için olmayacak. Mesela bir billboard düşünün. Otoyol kenarında etkili olan bir reklam, TV’deki bir reklam kadar etkili olmayacaktır. Tabi bu arada dijital platformların kendi artı ve eksileri de var.

Kanalları ne olursa olsun, pazarlamacılar tüketicileri alternatif platformlara adapte ederek ilgilerini çekmek isterken, aynı zamanda markalarının mesajını ve itirazını da aynı şekilde yansıtmalıdır. Müşterilerin mağazadan (veya web platformundan) bir satın alımla ayrılmasına yol açacak strateji budur.

 

 

 

 

 

Mobil Uygulamaların Geleceği

Mobil pazarlamacılar, 2017 ve sonrası için mobil uygulamaların geleceği hakkında iyimserler.

2016’daki comScore araştırması, ABD’de akıllı telefon sahiplerinin % 49’unun son bir ayda hiç uygulama indirmediklerini gösteriyordu; bu durum, uygulama pazarlama ekosisteminde endişe yaratmıştı.

Premium mobil markalar için mobil bir büyüme pazarlama platformu olan YouAppi tarafından verilen Dimensional Research’in yeni araştırması, uygulama pazarlaması ve kullanıcı edinimi için sorumlu mobil pazarlama profesyonelleri arasında iyimserliği vurguluyor.

MMW ile paylaşılan bir rapor özetine göre ve yukarıda belirtilen comScore verisi göz önüne alındığında, ankete katılanların % 60’ı – şaşırtıcı derecede yüksek bir sayı – alakadar değil veya Uygulama Aşırı Yükünü(App Overload) hiç duymamış.

Rapordan sağlanan veriler şunlar:

“Müşterinin yolculuğunun hangi fazları pazarlama organizasyonunuzun 2017’de önceliği” diye sorulduğunda, en çok yanıt %86 oranında Kullanıcı Edinimi(User Acquisition) oluyor. Ardından % 68 Kullanıcı Katılımı(Engagement) ve % 55 oranıyla Segmentasyon geliyor. 2017 yılında Uygulama Yeniden Etkileşimden(App Re-Engagement) öncelikli olarak sadece % 50’lik bir oran elde ediliyor.

“Müşteri yolculuğu önceliklerinizi karşılamak için aşağıdakilerden herhangi birini mi kullanıyorsunuz?” diye sorulduğunda, katılımcıların % 78’i Kullanıcı Ediniminden bahsederken sadece % 51’i Uygulama Yeniden Etkileşimden bahsediyor.

Şirket içi, ajans ve reklam teknisyenleri gibi mobil pazarlama profesyonellerinden oluşan 327 araştırmanın sonucu, Kullanıcı Edinimi hala en iyi ROI’yi sağlayan lider taktik iken mobil pazarlamanın siperlerindeki kullanıcıların, uygulama pazarlamacılığının geleceği konusunda iyimser olduklarını açıkça göstermektedir. Ve bu nedenle  çok azı Uygulama Aşırı Yüküyle ilgileniyor.

 

Araştırma raporu ve bulguları hakkında daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.

Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 2): Başarı Hikayeleri

Başarı Hikayeleri

Statista, 2017’de dünya genelinde 268,692’ye yakın mobil uygulama indirmesi olacağını tahmin ediyor. Bu, mobil uygulamaların güçlü bir ivmeye sahip olduğu ve kayda değer bir potansiyele ulaştığı anlamına geliyor. IKEA, Halifax ve Nike’ın yürüttüğü zeka dolu mobil kampanyalar, yeni müşterileri cezbetme ve mevcut müşterilerle ilişki kurma açısından mobilin etkili ve faydalı bir araç olduğunu kanıtladı bile. Bu yazımızda mobil pazarlamayı stratejilerine en uygun şekilde dahil edip karşılığında başarı ve kazanç elde eden üç örneği ele alacağız.

 

IKEA Kataloğu

İsveçli parçalar halinde satılıp sonradan birleştirilen ürünler satarak ün kazanan mobilya devi IKEA, kataloğunu interaktif bir platforma transfer eden bir uygulama oluşturarak mobil ile neler yapılabileceğini gösterdi. Fotoğrafları uygulama aracılığıyla taratıp, kendin yap tüyoları ve şirketin ikonlaşmış ürünlerinin ardında yatan hikayelere ulaşabilme gibi yeni ve ekstra özellikler sundu.

 

Dahası, müşteriler ürünlerin üzerindeki kodu telefonlarındaki kameraya tanımlatarak sanal bir şekilde beğendikleri ürünleri odalarında konumlandırabildi. Bu sıra dışı ve pratik yenilik IKEA’ya 6.2 milyon kurulum kazandırdı ve uygulama, bir markanın ürün ve hizmetini pazarlamak için ürettiği uygulamalar klasmanında bir numaraya yükseldi. Ayrıca kullanıcılar katalogda 3 dakika harcarken, uygulamada ortalama 7 dakika geçirdiler.

 

Halidax’ın Mobil Emlakçısı : “Halidax Home Finder”

halifax_home_finder_app.jpg (400×300)

Halifax’ın ev bulma uygulaması, müşterilere kullanışlı bir hizmet sunmanın onlarla kaynaşmanın en iyi yolu olduğunu kanıtladı.

Uygulama temel olarak ev arayanlar için oluşturulmuş bir araştırma aracı görevi görüyor. Zoopla (emlak hizmeti veren bir marka)’nın sağladığı veriler, zenginleştirilmiş gerçeklik ve kolay kullanımlı ipotek hesaplayıcının bir araya getirilmesini esas alıyor. Bu uygulama aracılığıyla Halifax 20 milyon tekil kullanıcı kazandı ve şirketin belki de başka bir şekilde kullanıcıların erişemeyeceği ipotekli ürünlerini sergilemesi mümkün oldu.

Nike + Move

Nike-Move.jpg (960×568)

Sektörün ileri gelen spor markalarından olan Nike’a ait olan The + Move, aslında bir koşu ve egzersiz uygulaması. Ancak, sanal bir kişisel antrenör ve hız ölçer gibi ek özelliklere sahip. Nike Fitness uygulamasına ekstra özellikler ekleyerek, markanın ulaştığı kişi sayısını ve koşu topluluğundaki popülerliğini arttırdı. Hatta ayakkabı ve spor kıyafetlerindeki başarısını spor uygulamaları kategorisinde de elde etti.

 

Mobil kullanımının şirketlerin başarısını beslediği ve gün geçtikçe daha çok şirketin bundan faydalanmak istediği ortada. Özellikle de işletmeler için hiç bu kadar can alıcı bir zaman olmamıştı. Başarısızlık bir seçim olmamalı. Mobil pazarlama çalışmalarınızı optimize edin, en güncel yenilikleri takip edin ve işletmenizin ihtiyaç duyabileceği beceri setlerini edinin. Bu şekilde hak ettiğiniz ticari başarıya kavuşabilirsiniz.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Ticari Başarının Anahtarı: Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 1)

Kabul etmemiz gereken bir gerçek var; mobil bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, teknolojinin mobili beslediği günler yerini, mobilden beslenen teknolojik gelişmelere bıraktı. Bundan pek de şikayetçi olduğumuz söylenemez. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Y kuşağına ait katılımcıların %20’si bir saat içinde en az 10 kere telefonuna baktığını söylüyor. Bazı kişilerse bunu her 15 saniyede bir yaptığını belirtiyor. İşte bu, mobilin inkar edilemez gücü. Bu güçten ticari fayda elde etmenin anahtarı ise; mobil pazarlama stratejisi optimizasyonu.

Şirketlerin -özellikle kullanım oranının yüksekliği düşünüldüğünde- mobil pazarlamadan faydalanmak istemesi ve gün geçtikçe artan bir iştahla akıllı telefon kullanan tüketicileri yönetmeye yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Küresel markalar akıllı telefon ekranlarında geçirilen sürenin arttığını görüp hızlı davrandı ve tasarladıkları optimize edilmiş web siteler ve mobil merkezli kampanyalar ile tüketicileri hedef haline getirdi. Mobile yapılan reklam yatırımları 8.72 milyar dolardan 12.85 milyar dolara yükselerek masaüstünü geride bırakıyor.

Mobil pazarlamanın günümüz ekonomisindeki önemi, aslında herkesin anlayabileceği kadar açık. Buna rağmen; Birleşik Devletler, İngiltere ve İrlanda kapsamlı dijital becerileri konu eden güncel bir rapor, bu üç ülkenin de dijital pazarlamada sınıfta kaldığını belirtiyor. Belirli yeterlilikler test edildiğinde, İrlanda’daki mobil pazarlamacıların başarısızlık oranı %40 gibi bir rakama erişirken, Amerika ve İngiltere’deki pazarlamacılar bu oranı %39’la takip ediyor.

Bugün, mobil pazarlama bilgi ve becerisi bir lüksten çok ihtiyaç halini aldı. Öyle ki, doğru şekilde yapıldığında bir marka ya da işletmeyi yepyeni bir başarı seviyesine taşıyabilir ya da yanlış yapıldığında epey yıpratıcı sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, mobil pazarlamayı başarıyla uygulayabilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz etkili teknik ve stratejileri keşfetmenize rehberlik edeceğiz.

 

Zayıf Bir Mobil Optimizasyonun Getirdiği Riskler

Bir pazarlama stratejisini optimize etme yollarından bahsetmeden önce, zayıf bir mobil stratejiye sahip olmanın sonuçlarına göz atalım.

Bir strateji oluşturma ya da optimize etme aşamalarında, hedef kitlenizi hatırlamanız gerektiğinin daima farkında olmalısınız. Pek çok kampanya, müşteri bağlılığı ve yönteme daha fazla kafa yorduğundan, bilinçsizce yanlış yola sapabiliyor.

Pazarlama departmanları ise akıllı telefon pazarından faydalanma hevesinde ve bu hevesin bir tutkuya dönüşeceği öngörülüyor. Mobil pazarlama harcamalarının önümüzdeki üç yıl içinde %160 artacağı, şimdiden araştırmalarda yerini alıyor.

 

Aynı araştırmaya göre, mobilin artan popülaritesi, bu kampanyaların başarısının sınırlı olmasının önüne geçemedi. Pazarlama departmanı çalışanlarından (1 zayıf, 7 mükemmel olacak şekilde), şirketlerinin mobil çalışmalarını puanlamaları istendiğinde, çoğu kişi yalnızca müşteri bağlılığına 3’ün üzerinde puan verirken; marka mesajını iletme, müşteri edinme, müşteriyi elde tutma, satış ve kârlılık gibi başlıklara ortalamanın altında bir puan verdi.

Bu olumsuz manzarayı tanımlayan iki temel sebep var: Biri, bazı pazarlamacıların mobil kampanyaları anlaşılması çok güç yapması ile müşterileri uzaklaştırması. Diğeri ise, mevcut web site içeriğini mobil cihazlara optimize etmek yerine daha küçük ekranlara sığdırma eğilimi gösterme.

Peki ya başarılı olduğu kanıtlanmış temel mobil optimizasyon stratejileri neler ve markalar bundan nasıl kâr elde ediyor?

 

Mobil Optimizasyon Stratejileri

2015’te yayımlanan bir Salesforce State of Marketing raporuna göre, pazarlamacıların neredeyse yarısı mobil pazarlamanın bir türünden (SMS, anlık bildirim, mobil uygulamalar vb.) faydalanmış. Bir önceki yıl bu oranın %23 olduğu düşünülürse, mobilin yükselen bir yıldıza dönüştüğünü söyleyebiliriz. Pazarlamacıların yatırım yapmayı planladığı beş alandan ikisi lokasyon bazlı mobil takip ve mobil uygulamalar. SMS tanıtımları (kritik konumundan bir şey kaybetmeden) önem sırasında daha geride kalırken, mobil bağlılık kampanyaları en popüler mobil pazarlama etkinliği olarak karşımıza çıkıyor.

Kusursuz müşteri deneyimi, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli başarıyı garantilemek için tam anlamıyla mobile optimize edilmiş bir işletme olmak bir zorunluluk. İşte mobil başarı için dikkate almanız gereken 6 temel optimizasyon unsuru:

Çapraz Kanallı Tanıtım (Cross-channel promotion): Mobil, abone listenizi organik olarak arttırmak için e-mail, mağaza içi ve online ödeme hatta sosyal medya gibi müşteri etkileşimini arttıracak birçok fırsat sunuyor. Örneğin, Visual.ly’nin yaptığı bir araştırmaya göre bir e-mailin ortalama tıklanma oranı %4.2 iken SMS’in %19.

SMS kuponları: Beş tüketiciden dördünün akıllı telefonlarıyla alışveriş yaptığını biliyor muydunuz? Yani potansiyel müşterilerinize SMS kuponları göndermeniz için daha uygun bir an olamazdı. Marka farkındalığını arttırmakla kalmayacak, aynı zamanda müşterinize bir değer sunacak ve dönüşüm yönetme imkanına sahip olacaksınız.

QR Kodları: hayatımıza 10 yıl önce girmiş bir kavram olabilir ama geçen sene %22’lik bir tüketim artışını destekleyerek etkisinden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtladı. Ödeme, kupon, bilet kodu ayırt etmeksizin hızlı, tatmin edici ve kusursuz bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Apple Hesap Cüzdanı (Apple Passbook): Hesap cüzdanı oldukça popüler ve kupon, bilet, hediye ve sürekli müşteri kartlarına mobil bir cihaz aracılığıyla erişim imkanı sunuyor. Müşteriler için mobil ödeme ve kuponlarla tanışmanın pratik bir yolu.

Coğrafya veya Lokasyon Bazlı Etiketleme: Coğrafi etiketleme zaman ve lokasyon özelindeki teklifler gibi hedeflenmiş mesajları iletmede etkili bir yol. Google’ın yaptığı güncel bir çalışmaya göre, kadınların neredeyse yarısı 5 dolarlık bir mağaza kredisi karşılığında konum bilgilerini paylaşabileceğini belirtiyor ve %83’lük bir kısım ise 25 dolarda ısrar ediyor. Ne kadar ödemeye gönüllü olduğunuz size kalmış ancak kadınların ortak paydada buluşulduğu sürece konuya sıcak baktığı söylenebilir.

Optimize Edilmiş e-Mailler: E-mail kampanyalarının %53’ü mobil aracılığı ile açılıyor. Bu rakam, pazarlama e-maillerinin mobil cihazlara optimize edilerek hazırlanmasının gerekliliğini açıklar nitelikte. Konu satırı hakkında düşünmek, imajları ekrana uygun boyut ve konumda yerleştirmek mobil temelli pazarlama maillerinizin başarı anahtarları.

Mobile optimize edilmiş web sitesinin yanı sıra, mobil uygulamalar da müşterileriyle yenilikçi bir şekilde kaynaşmak isteyen şirketler için başka bir yöntem.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ