Lokasyon Bazlı Mobil Pazarlama Bu Yıl Harekete Geçmeye Hazır

Geçtiğimiz pazartesi günü, Lokasyon Bazlı Pazarlama Birliği (LBMA), ikinci Yıllık Global Lokasyon Trendleri Raporu’nu yayınladı.

Yılın en büyük marka toplantısı  RetailLoco sırasında SXSW’de lanse edilen raporda, lokasyon bazlı mobil pazarlama nın kullanım ve yatırım alanlarında uygulanan başlıca trendleri sunuldu.

Raporda, lokasyon bazlı pazarlamadaki kullanım ve yatırımların yanı sıra 2017’de bu teknolojinin uygulanması için tasarılar oluşturulması da sunulan başlıca trendler arasında.

MMW tarafından Global Lokasyon Trendleri Raporu’nun bir özeti yayınlandı. Buna göre LBMA’nın raporu bize, dünya genelindeki 500’den fazla iş dünyası liderinin ve pazarlama yöneticisinin şu anda lokasyon bazlı pazarlamayı kullandıklarını, bu pazarlama stratejisine ne gibi  bir yatırım yaptıklarını ve bu teknolojilerin uygulanması için gelecek planlarının neler olduğunu gösteriyor.

Lokasyon bazlı pazarlama için  en önemli ve yenilikçi 5 global pazarda online araştırma yürütüldü. -ABD, Kanada, Almanya, İngiltere ve Singapur piyasa analizi ile ayrıntılı bir pazar sunmaktadır.

https://locationkit.io/author/acappa/

https://locationkit.io/author/acappa/

 

Rapordaki genel bulguların içeriklerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

  • Konum temelli reklam hedeflemesi, dünyanın en üst düzey yöneticileri tarafından uygulanıyor. Şirketlerin % 50’sinden fazlası müşterilerini hedef almak için şu anda lokasyon bazlı verileri kullanıyor.
  • Pazarlama bütçelerinin % 25’i lokasyon bazlı pazarlamaya (LBM) ayrılıyor. Tüketicileri hedefleme ve POS satışlarını kullanma kabiliyeti, LBM’nin en büyük faydaları olarak gösterilmektedir.
  • Ülkeler mobil pazarlama bütçelerinin daha fazlasını lokasyon bazlı pazarlamaya kaydırıyor.

Dünyanın en büyük proximity data ağı olan Unacast’ın CEO ve ortak kurucusu olan Thomas Walle, lokasyon bazlı pazarlama için şu ifadeleri kullanıyor: ‘’Bu rapor, dünyanın en büyük reklamcıları için lokasyon verisinin devasa bir değer olduğunu kanıtlıyor. Artan ilişkilendirme ve hedefleme için kullandığımız deterministic proximity’de önemli bir artış olduğunu görüyoruz.’’

“Unacast, gerçek dünyadaki online veri toplama doğruluğunu etkin bir şekilde nasıl yansıtabileceğine ilişkin kodu kırdı. Deterministic proximity verileri yalnızca tüketiciyle yaygın bir bağlantı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onlarla daha derin ve daha kişisel bir ilişki kurmanın şartlarını da sağlar. Bizim Gerçek Dünya Grafiklerimiz ile pazarlamacılar müşterilerinin gerçek dünya davranışlarını ve içeriğe bağlı olarak fiziksel konumlarla nasıl doğruluk ve alaka düzeyinde olduklarını anlayabilirler.”

 

Yapay Zeka Düellosu: Google Asistan vs. Siri

Tech Talk ile dünya çalkalanıyor. Göründüğü üzere ön planda bir yapay zeka söz konusu. HubSpot’un Pazar Araştırması Analisti Mimi An, bunu “Konuşmak, görmek, öğrenmek, sosyalleşmek ve düşünmek, insanların benzersiz şekilde yapabileceği şeyleri yapabilen bir teknoloji” olarak açıklıyor.

Hızlıca bu teknolojiyi benimsemeye başladık ve sürdürüyoruz. Örneğin, mesajlaşma uygulamaları yapay zeka alanında hızlı bir şekilde artmakta. Günümüzde % 55’imiz günlük veya haftalık olarak sesli yardım tekniği kullanıyoruz ve şüphesiz ki bu sayı giderek artacak.

Bu teknolojinin en önemli ve rakip örneklerinden ikisi Siri ve Google Asistanı.

İkincisi oldukça yeni, Mayıs 2016’da piyasaya girmeyi başardı. Google Asistan, Google Pixel’in piyasaya çıktığını ima ettiğinde, mobil cihaz onunla bütünleşecek.

Doğal olarak akla gelen soru şu: Hangisi daha iyi?

Zlated Media, her iki kişisel asistanlık uygulamasını da test etmeye karar verdi. Sonuç olarak, cevap çok basit değil. Tüm cepheler değerlendirildiğinde ikisinden birinin diğerini tamamen aşamadığı görüldü. Bulgular, verilen uygulamaların veya sorgulara yanıt olarak her bir uygulamanın nasıl işlediğine ilişkin yan etkileri gösteren aşağıdaki yararlı infografik incelemeye dahil edildi.

Öyleyse bakalım, bir galip var mı?

Google-Asst-vs-Siri_FINAL-01-11

Kaynak : https://blog.hubspot.com/marketing/google-assistant-vs.-siri#sm.00011injwwsnoejbprk1o2k4l6ttk

Mobil Uygulamalar ile Mobil Siteler Arasındaki Çizgi Bulanıklaşıyor

Mobil uygulamalar ve mobil siteler hakkında sayısız tartışma yaşanmakta ve bu tartışmalar halen devam etmekte. Bazıları, mobil cihazlara uygun bir web sitesinin yeterli olduğunu savunuyor; diğerleri ise mobil uygulamaların, bir mobil sitenin sağlayamadığı kullanıcı deneyimine sahip olduğunu söylüyor.

Kimleri dinleyeceğiz ya da bir tarafı seçmek zorunda mıyız?

Günümüzde tüketiciler, akıllı telefonların cihaza ait uygulamalarında zamanlarının % 85’inden fazlasını harcıyor. Bununla birlikte, zamanlarının % 84’ü en sevdikleri uygulamalardan beşini kullanılarak harcamaktalar. Kullanıcıların % 69’unun uygulamalara ayda 10 veya daha az kez geri dönmesi de, uygulama sadakati oluşturmanın oldukça zor olduğunu gösteriyor. Halihazırda sadık kullanıcılara sahip büyük kişilerden değilseniz veya uygulamanız belirli bir kullanıcının 5 favori uygulamasından biri değilse, uygulamanın özelliklerini kaybetmeden başka çözümler aramalısınız.

Neyse ki son teknolojik gelişmeler bir mobil uygulama ile web arasındaki boşluğu kapatmaya çalışıyor.

Google bize öncelikle, Google Arama’da görünmelerini sağlamak için mobil uygulamaları indeksleme işlemi olan App Indexing’i tanıttı. Mobil uygulamaların, kullanıcıların basit bir Google araması yapmasıyla kolayca bulunmasını sağlayan App Indexing; Deep Linking yoluyla uygulamalar ve mobil siteler için SEO’nun birleşimi haline geldi. App Indexing’e ek olarak Google, mobil web kullanıcı deneyimini yerli uygulamalara yakınlaştırmak isteyen birkaç girişim başlattı:

  • Web sayfalarının mobil uygulamalar gibi işlev görmesini sağlayan Progressive Web Apps (PWA)
  • Kullanıcıların tüm uygulamayı yüklemeden belirli özellikleri kullanmasına olanak tanıyan Android Instant Apps
  • Mobil web üzerindeki içerik yükleme sürelerini önemli ölçüde hızlandıran Accelerated Mobile Pages (AMP)

Şimdi her şeye en geniş çözüm yelpazesi sunan Progressive Web Apps‘e yakından bir göz atalım.

PWA temelde, web için yerel uygulamaya benzer deneyimleri olmasını sağlayan web sayfaları ve mobil uygulamaların bir karışımı olarak düşünülebilir. PWA ile, mobil web siteniz, uygulamayı indirme veya ödeme şartı olmadan, kolayca uygulamanız haline gelir.

 

https://developers.google.com/web/progressive-web-apps/

https://developers.google.com/web/progressive-web-apps/

 

PWA kullanıcıların görünüm ve işlevsellik gibi, aynı deneyimlere sahip olmalarını sağlar:

  • Push Bildirimlerini kullanıcılara gönderme,
  • Uygulamayı arka planda çalışmaya devam ettiren ve kullanıcıların etkinliklerini ve davranışlarını takip eden çevrimdışı erişilebilirliğe sahip olma,
  • Kullanıcıların cihazlarının ana ekranlarına bir kısayol eklemesini sağlama,
  • Herhangi bir masaüstüne, mobil cihaza ve tablete uyumlu oldukça esnek bir tasarıma sahip olma,
  • Geolocation, Kamera ve Mikrofon gibi donanım erişimi kullanma,
  • Daha düşük veri kullanımının sağlanması,
  • Hızlı yükleme süreleri sağlamak ve belirli bilgi türlerine veya özelliklere bir web sitesinden doğrudan erişmek için gereken adımların çoğunu ortadan kaldırma.

 

PWA teknolojisine ek olarak; web sitenize gelen ziyaretçilere, tarayıcılarda daha geniş erişime sahip mobil veya masaüstü cihazlarında bildirimler almak için kaydolma olanağı veren Web Push Bildirimleri,  kullanıcıların herhangi bir uygulamayı yüklemesine gerek kalmadan push bildirimlerini göndermeyi etkinleştiyor.

Bu Dijital Pazarlamacılar İçin Ne Anlama Geliyor?

Mobil uygulamalar ve mobil web siteleri “hissetme” ve işlevsellikle ilgili olarak daha da geliştikçe, yeni müşterilere ulaşma becerileri artacak ve bunun yanında, yeni ve mevcut kullanıcılar için daha iyi kullanıcı deneyimi sağlayacaktır. Bu noktada, mobil pazarlamacılar, her platformda kullanıcılarla etkili bir iletişim kurabilmek için ihtiyaç duydukları doğru pazarlama stratejilerine sahip olduklarından emin olmalılar. Müşterilere ulaşmak, web ve mobil kitleleriyle etkileşime girmek, elde tutmak ve para kazanmak için çok kanallı iletişim çözümleri sağlamalıdırlar.

 

Kaynak: http://www.netmera.com/the-line-between-apps-and-mobile-sites-is-getting-blurred/

2017 de Mobil Pazarlamacıların Sorması Gereken 5 Soru

2015 yılında mobil trafiğin masaüstü kullanıcıların sayısını geçmesiyle, mobil kullanım hızlı bir tempoyla büyümeye devam etti. Sebebini tahmin etmek zor değil: cep telefonlarımız vücudumuzun bir parçasıymış gibi yaşıyoruz,  hatta bir çoğumuz sabahları yüzümüzü yıkamadan önce cep telefonumuza bakıyoruz.

Yapılan bir araştırmaya göre %50’nin üzerinde akıllı telefon kullanıcısı uyandıktan hemen sonra telefonlarına sarılıyorlar. İkna olmadıysanız Google, sizi çok yakında mobil arama sonuçlarına kıyasla güncelliğini yitiren masaüstü arama bildirimleriyle ikna edecektir.

Artık her şey mobil cihazlarla ilgili

Şirketlerin % 68’i mobil pazarlamayı genel pazarlama stratejisine entegre ettiklerine göre, bundan sonra mobil pazarlamacılar pazarlama trendlerine ayak uydurmak ve müşteri memnuniyetini sürdürmek için kendilerine ne sormalıdır?

  1. Müşterilerime Nasıl Çok Kanallı Deneyim Sağlayabilirim?

Müşteriler, fiziksel ve online mağazalara  rahatlıkla ulaşabildikleri için alışveriş artık tek kanallı bir deneyim değil. Müşteriler için karar verme aşaması web sitesinde başlayıp, mobil uygulamada devam edip daha sonra ürünü mağazada satın alarak sonlandığından, çok kanallı pazarlama kampanyaları mobil pazarlamacılar için kaçınılmaz hale geliyor.

Şanslıyız ki geo-fencing teknolojisi özellikle de beaconlar, çok kanallı pazarlama için mükemmel bir çözüm. Pazarlamacılar, beacon teknolojisini kullanarak online ve offline kanalları entegre edebilir ve böylece müşterileri mağaza yakınlarındayken hatta sokağından yürüyor iken tespit ederek müşteri hedeflemesi yapabilirler.

 

  1. Aktif Mobil Kullanıcılarımı Nasıl Artıracağım?

Müşterileri koruma ve mobil kullanıcı etkileşimini artırmanın en iyi yolu “Otomatikleştirilmiş Kampanyalar”dır. Bu kampanyalar, pazarlamacıların kurguladığı senaryoya göre kullanıcıların hareketliliği veya hareketsizliği sonucu bir mesajı otomatik olarak aktive eder. Söz konusu 2 durum için şu örnekler verilebilir;

a. Aktifken etkileşimde bulun: Müşterilerinizin dikkatini işiniz ve iş modelinizle çekmek istediğiniz zaman en iyi senaryoya ulaşabilirsiniz: onları, sizin uygulamanızı kullandığı veya bir ürün sayfanızı ziyaret ettiği her an gözlemleyebilirsiniz.

Otomatikleştirilmiş kampanyalar, müşterileriniz belirli zamanlarda belirli aksiyonlarda bulunduktan sonra bunu fark etmenize yardımcı olur. Müşteri aktiviteleriyle harekete geçirilen otomatikleştirilmiş kampanyalara örnek olarak şunlar verebiliriz:

  • Müşterilere uygulamanızı indirdikten 1 gün sonra bir kupon ve hoş geldin mesajı göndermek
  • Satın alım yaptıktan 2 gün sonra müşterilerden puan vermelerini istemek
  • Sepetlerine bir etek eklediklerinde 3 dakika sonra onlara eteğe harika uyum sağlayan ayakkabıları göstermek

b. Aktif değilken etkileşim kur: Kullanıcılarızla, uygulamanızı kullanmayı kestiklerinde yeniden etkileşim kurabilirsiniz veya bu zamana kadar kullanmadıkları bir özelliği tanıtarak etkileşime geçirebilirsiniz. Bu, hem etkileşim hem de müşteriyi korumak için iyi bir senaryodur. Müşterilerin aktif olmamasıyla tetiklenen otomatik kampanyalara şunlar örnek verilebilir:

  • Müşteriler bir ay boyunca herhangi bir alışveriş yapmadıklarında onlara özel bir teklif göndermek
  • Eğer bir saat içinde alışveriş sepetlerindeki ürünleri sipariş etmezlerse, ücretsiz bir teslimat seçeneği sunmak

 

  1. Tekliflerimi Müşteriye Göre Nasıl Özelleştirebilirim?

Accenture’un son raporuna göre; tüketicilerin % 75’i ismine aşina oldukları, geçmiş satışlarına dayanan müşteri yorumlarına sahip veya önceden alışveriş tecrübesi edindikleri satıcılardan alışveriş yapmaya daha meyilliler. Tüketicilerin % 63’ü eğer marka onlara daha değerli, ilginç ve tutarlı içerik sunsaydı; marka hakkında daha pozitif düşüneceklerini söylediler. (Rapt Media)

Müşteriler açıkça kendilerine özel çözümler tercih ederken, biz mobil pazarlamacılar ne yapabiliriz?

Uygulama kullanıcıları bir şeye ihtiyaç duyduklarında, ihtiyaç duydukları şeye gerçekten ulaştıklarından emin olmalıyız. Kişiselleştirilmiş mobil deneyimler sağlayabilmek için; veri koleksiyonlarına ve analizlere dayanan anlık bildirim mesajları en yakın dostunuz olabilir.

Öncelikle, hangi veriye odaklanmanız gerektiğine karar vermelisiniz. Bu verileri toplamak için bazı seçenekler var:

  • Demografik detayları müşterilerden istemek
  • Uygulamaya göz atarlarken onların davranışlarını analiz etmek
  • Müşterilerin kullandığı araç türlerini, demografik lokasyonları, uygulamaya eriştiği günün saati ve bunun gibi belirli parametreleri etiketlemek

Hedef kitlenizin derin bir anlayışı size uygun kullanıcı segmentleri oluşturmanızda yardım edecektir. Bundan sonra; siz elinizde toplanan bütün verileri, kullanıcıların davranış ve ihtiyaçlarına yönelik özelleştirilmiş mesajlar geliştirmek ve kullanıcıya ulaşmak için kullanabilirsiniz. Çünkü kullanıcıya spam ve ilgisiz mesajlarla ulaşamayacağınızdan, dönüşüm oranlarınız belirgin bir şekilde yükselecektir.

 

  1. Uygulamalarımı Paraya Nasıl Çevirebilirim?

Pazarlamacılar olarak işimizi seviyoruz ve yaptığımız işten hoşnut müşteriler görmek istiyoruz. Fakat bunların yanı sıra uygulamalarımızı gelire çevirmek istiyoruz, değil mi?

Kitaptaki tüm püf noktaları kullansanız bile bunu gerçekleştirmek oldukça zor. Mobil uygulamanıza uyumlu bir para kazanma stratejisine sahip olduğunuzdan emin olmak birden fazla değerlendirme gerektirir. İşte mobil uygulamalar için pazarlama planınıza ışık tutacak en yaygın para kazanma stratejileri:

Freemium Planını Seçmek

İlk başta kullanıcıların uygulamanızın bazı özelliklerini ücretsiz olarak kullanmalarına izin verin. Ve daha sonra, müşteriler uygulamanızı denedikten, hizmetinize alıştıkları ve tüm gelişmiş özellikleri öğrendikten sonra, Freemium stratejisi ile birlikte uygulamanızı gelişmiş bir planla  kullanmalarını önerin -genellikle Premium ya da Business-.

Başka bir deyişle, bu para kazanma stratejisiyle, kullanıcıya ürününüz hakkında ilgi toplamak için bedava olan şeyler teklif edersiniz ve daha sonra kullanıcıyı bütün iyi özelliklere erişebilmek için bir üst modele geçmeye teşvik edersiniz. Freemium model yeni kullanıcıların ilgisini çekmek ve hem kazancı hem de kullanıcıyı koruma oranını artırmak için en iyi yol olarak bilinir.

Abonelik Stratejisini Kabul Etmek

Bu strateji, temelinde Freemium modelle aynıdır, fakat sadece içerik bazlı uygulamalar için. Bu para kazanma stratejisi ile birlikte, kullanıcılara içeriklerinizin bir kısmı ya da belirli bir zaman dilimi için ücretsiz erişim sağlarsınız. Bundan sonra, kullanıcıları Premium içeriklerinize sahip olmaları için aboneliğe teşvik edersiniz. Kolay fakat kullanışlı bir yol!

Uygulamanızda Reklam Vermek

Bu stratejiyle, başlangıçta müşterilerinize iki seçenek sunabilirsiniz: uygulamayı reklamlarla birlikte ücretsiz indirmek veya reklamsız olarak satın almak, ya da yalnızca indirmeyi tamamen ücretsiz tutmak. Böylece uygulamanız içinde hedefli reklamlar yayınlayacak olan reklam verenlerden bir gelir elde edersiniz. Bununla birlikte, kullanıcılarınızı çok fazla reklamla rahatsız etmemeye ve uygulamayı bozma riskini mümkün olduğunca düşük tutmaya dikkat etmelisiniz.

Uygulama İçi Satın Alımlar

Bazı uygulamalarla, uygulama içinde ek içerik veya hizmetler satabilirsiniz. Bir mobil ticaret veya bir oyun uygulaması kurmayı planlıyorsanız, geliriniz kesinlikle yapacağınız uygulama içi satış miktarına bağlı olacaktır.

Ücretli İndirmeyi Seçmek

Uygulamanız, piyasadaki rakiplerinizden hiçbirinin sağlayamadığı çok özel özellikler / hizmetler / içerikler ve yetenekler içeriyorsa, müşteriden uygulamanızı satın almalarını isteyebilirsiniz. Kullanıcı edinimi oldukça zor olabilir ancak doğru pazarlama stratejisiyle,  hedeflenen müşterilerinizin gelişmiş özellikler hakkında bilgi sahibi olduğundan ve uygulamanızdan para kazanacağından emin olabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi, farklı stratejilerle uygulamalardan para kazanmak mümkündür. İşiniz için en uygun olanı bulduğunuzda ve hedef kitlenizi belirlediğinizde faydaları görmeye başlarsınız.

 

  1. Mobil Kampanyalarımı Ne Zaman Kullanmalıyım?

Bu, mobil pazarlamada en yaygın sorulardan biridir. Buna cevap vermek için, güvenilir bir kaynaktan gelen büyük miktarda veriyi analiz etmemiz gerekiyor.

Netmera‘nın yaptığı bir araştırma göre, mobil ticaret gelirini artırmak için hangi zaman dilimlerini kullanmamız gerektiğine göz atabiliriz.

best time to increase your revenue

Mobil ticaret uygulamaları dönüşüm oranlarının, gün boyunca belirli saatlerde zirveye ulaştığını açıkça görüyoruz: öğle vakti (yaklaşık öğlen 2’de ) ve akşam (akşam saatinden sonra yaklaşık 10’da).

İkinci zirve; mobil cihazların, insanlar evde olduklarında ve bir masaüstü bilgisayara kolayca erişebildiklerinde bile tercih edilen ekran haline geldiğini ortaya koyuyor.

best day to increase your revenue

Pazartesi sendromunu başkalarına bırakın!

Yukarıda görebileceğiniz gibi Pazartesi, mobil ticaret uygulamaları için en popüler gün, ardından Çarşamba ve Pazar günleri geliyor. Mobil ticaret uygulamalarının sahipleri / pazarlamacıları, müşteriyi koruma ve geliri artırmak için bu popüler günlerde kullanıcıların uygulamayı kullanmalarını sağlamalıdır.

Bütün bu bilgiler ışığında görüyoruz ki; kullanıcı katılımının ve korumanın en önemli nokta haline geldiği gibi, mobil pazarlama da  şirketlerin odak noktası olmalıdır.

Mobil servisleriniz ve uygulamalarınıza göre en etkili pazarlama stratejilerine sahip olduğunuzda, işinizi kolayca paraya çevirebiliceğinizi ve yıl boyunca bu soruları kendinize sormayı unutmayın, iyi seneler!

Mobil Pazarlamanız 2017 için Rekabete Hazır mı?

Pazarlamacılar ve ajanslar mobil reklamcılığa harcama yapmaya devam ederken, önümüzdeki dönemde de rekabetçi ve yaratıcı bir yıl geçirecekler. Mobil uygulamaları kullanan pazarlamacılar için de, hedef kitlenin ilgisini çekmeye çalışırken dikkatli ve etkili bir mobil reklam stratejisi planlamak için iyi bir zaman. İşte bu yıl rekabet gücü giderek artacak olan mobil reklam pazarında avantaj elde etmenin bazı yolları:

Mobil Reklamcılık Dalgalanma Yarışı

Öncelikle mobil pazarın devam eden güvenine ve en yüksek performans için neden mobil stratejinizi hazırlamanız gerektiğine göz atalım.

Magna’ya göre, küresel reklam harcamaları 2017’de % 3,6 artacak. % 3.6 oranı önemsiz gibi gelebilir, ancak 2016’dan itibaren dijital reklam satışlarında 70 milyar dolarlık olduğu düşünülürse, %3,6 oranında bir artışın, geçen yıla oranla dijitalde harcanan 2.52 milyar dolarlık bir artışa eşit olduğunu görebiliriz.

Ayrıca GroupM, dijital harcamaların televizyon harcamalarına oranla daha popüler olduğunu rapor ediyor: “2017 reklamı 547 milyar dolara (+4,4%), dijitalin payı ise %33’e ulaşacak. 2016’da dijital, her reklam harcamasının (USD) 72 sentini ve TV’nin 21 sentini ele geçirdi. 2017’de dijital, 1 dolar başına 77 sent, televizyonda ise 17 sent kazanacak. ABD ve Çin 2016 ve 2017’deki net büyümenin yarısını oluşturuyor.”

Uygulama İçi Mobil Reklamlar Hüküm Sürüyor

eMarketer Kıdemli Analisti Catherine Boyle’a göre, reklam harcaması tüketici davranışlarını takip ediyor ve bu nedenle reklam harcamalarının% 73,2’si mobil uygulamalara gidecek. 2017’de, mobil programlı reklam harcamalarının çoğunluğu (% 53) Facebook dışında gerçekleşecek. Uygulama içi mobil reklamcılığa doğru bu geçiş, uygulama yayıncıları ve geliştiricileri için harika bir haber.

Facebook mobile ad

Mobil Kullanıcılara Saygı gösterin ve Keyfinize bakın.

Mobil kampanyanızın kaderi, mobil kullanıcıların elindedir ve saygı görmelerini ve memnun olmalarını talep etmektedirler. Pop-up reklamlar, uygun olmayan anlarda otomatik olarak başlayan videolar veya içeriğe erişimi engelleyen, önemli ekran alanını kapsayan uygunsuz reklamlarla kullanıcıları rahatsız etme riski yerine şunları yapabilirsiniz:

Mobile Uygun Reklamlar

Mobile uygun reklamlar hak ettikleri tanınırlığı kazanıyor; çünkü “mobile uygun” reklamlar, mobil uygulama ortamlarına kesintisiz olarak uyumu sağlayan reklam yerleşim stratejisidir. Uygulamanın görünümüne ve özelliklerine uyarak, formunu ve işlevini tanımlayan reklamlar, tanıtılan ürünle gerçekten ilgilenen ve yanlışlıkla yapılan tıklamaları azaltarak doğru hedef kitleye hitap eder. Video reklamlar, görüntü biçimleri, yayın içi metin veya belirli bir uygulamayla eşleşecek şekilde özel bir reklam entegrasyonu kullanıp kullanmamaya bakarsanız, reklam yerleşim stratejisi gerçekten kullanıcının en çok nasıl etkilediğini kontrol eden en önemli etkenlerden biridir.

Mobil Video ve Ödüllendirilmiş Video Reklamları

PwC’nin yıllık Global Entertainment and Media Outlook raporuna göre, mobil video reklamlar önümüzdeki beş yıl içinde en hızlı büyüyen dijital reklam segmenti olacak. Rapora göre “2020 yılına kadar % 19 CAGR’de büyümesi beklenen masaüstü İnternet video reklam gelirlerini kolayca aşacak.”

Mobil video reklamların uzunluğu 10 saniye, 15 saniye veya daha uzundur. Son çalışmalar, kullanıcıların harika, etkileyici içeriğe sahip olduğu sürece daha büyük video biçimi izlemekten mutluluk duyduklarını gösteriyor. Yatay video düzenine ek olarak, Snapchat popülerliği nedeniyle, dikey video yaygın kabul gören bir format haline geldi. 2017’de 360-video ve sanal gerçeklik odak noktası olacak.

Ödüllendirilmiş Video Reklamlar, mobil kullanıcıların bir reklamı izleme karşılığında bir uygulama içi avantaj veya ayrıcalık almasına izin veren, video reklamların teşvik edilmemiş halidir. Bazı mobil oyun oynayanlar özellikle puan, altın veya ekstra para kazanmak için ödüllü video reklamlara güvenmeye başladılar. Reklamverenler, bu reklam modelini son dönemlerde yaygın olarak kullanıyorlar.

Kampanya Hedefleriniz İçin Verimli Bütçeleme

Kullanıcı edinimi için en etkili teklif verme modeli, pazarlamacıların yalnızca uygulama yüklendiğinde ödeme yaptığı CPI (indirme başına maliyet) ‘dir.

Düşük CPI hedeflerini belirlemek ihtiyatlı bir hareket gibi gelebilir ancak tuzak olabilir. Genelde ne ödeme yaparsanız, yüksek kaliteli kullanıcıları hedefleyin ve bunun için makul bir şekilde harcama yapmaya hazırlanın. Değerli kullanıcılar ödediğiniz maliyeti karşılayacak ve üzerine çıkaracaktır.

 

  • Mümkün olduğunca Premium Yayıncılar ve Reklamverenlerle doğrudan ilişkiler arayın.
  • Saygın ilişkilerin kurulmasını sağlamak için desteklenen çerçeveler ve ilişkilendirme ortakları gibi üçüncü taraf entegrasyonları ve üyelikleri hakkında sorular sorun.
  • Son olarak, reklam dolandırıcılığını tespit etme ve engelleme konusunda dikkatli saygın bir mobil reklamcılık ağı seçin.

Source: https://mobilemarketingwatch.com/hello-2017-is-your-mobile-marketing-ready-to-compete-70193/

Ericsson Mobilite Raporu 3

Hücresel ve Wifi Data Üzerinden Mobil Video İzleme İstatistikleri

İnternetteki mevcut video içeriğindeki büyük artış göz önüne alındığında, özellikle genç jenerasyon arasında canlı yayınlanan videoların (streaming video)  izlenmesinde keskin bir yükseliş göze çarpmakta.

TV/video izleyiciliği herkes için değişiyor.

İzleyici alışkanlıkları, geleneksel televizyondan yayın akışı olan videolara ve akıllı telefonlara doğru kayıyor.

En çok izlenme wifi üzerinden olmasına karşın, gençler arasında hücresel şebekeler üzerinden veri kullanımı büyük oranda arttı.

Evde TV ve video izleme üzerine harcanan toplam zamana bakıldığında, gençler kabaca diğer insanlarla aynı zamanı harcıyorlar.

Aslında, 20-59 yaş arası akıllı telefon üzerinden internet kullananlarla, 16-19 yaş arası gençleri kıyasladığımız zaman, gençler kapalı alanlarda hem 2011 hem de 2015’te benzer izleme sürelerine sahipler.

Yine de ekran tercihi büyük oranda geleneksel televizyondan telefonlara doğru kayıyor. Bu değişiklik açıkça gençlerin davranışlarında görülebilir. 2011 ve 2015 yılları arasında gençler evde cep telefonundan TV/video izlemeyi %85 arttırdı ve geleneksel televizyon ekranı üzerinde zaman geçirmeyi yarıya indirdiler. Daha yaşlı nesil ise bu değişimde henüz pasif durumda. Örneğin, 30-35 yaş arası 2011’de geleneksel televizyon önünde 4 saat daha fazla zaman harcadı tıpkı 2015 gibi.

Video izleme zaman ve mekana yayılıyor

TV/video izleme, sabit ekrandan mobil ekrana doğru göç ederken, izleme süresi tüm günün içine yayıldı.

Gençler daha fazla video izliyor ve videoya daha fazla zaman ayırıyorlar.

Bu davranış akıllı telefon üzerindeki ölçüm analizlerinden doğrulanmış durumda.

Wifi data, hücresel datadan hızlı büyüyor

Birden fazla mobil aygıt sayesinde izleme süreci kapalı alanlarda gerçekleştiriliyor.

%85 üzerinde data trafiğinin akıllı telefonlardaki video uygulamaları kullanılarak, wifi üzerinden üretildi.

Yine de video izlemenin bütün günü ele aldığı düşünülürse, wifi kullanılamadığı veya yetersiz olduğu durumlar söz konusu olabilir. İşte bu tarz durumlar hücresel şebekeler üzerinden video izlenmesinin artışına öncülük eder konumda.

Her ne kadar hücresel data büyümeye devam etse de wifi data çarpıcı bir biçimde hücresel datadan daha hızlı büyümektedir.

adsiz1

Amerika’da, Japonya ve Güney Kore’deki akıllı telefonlar üzerinde yapılan Haziran 2014 ve Ocak 2015 arası ölçümler göstermekte ki, hücresel data kullanımındaki %80 büyümeye karşılık wifi data bunun iki katından daha fazla büyümüştür.

Hücresel veri artışları gençler tarafından sağlanıyor

İlginç bir şekilde, gençlerin daha fazla wifi kullanmasına karşın, gençler internete bağlanmak için para ödemeye daha fazla eğimliler. Amerika, Japonya, Güney Kore’de incelenen gençlerin %63’ü daha gelişmiş bir internet hızı ve kapsama alanı için para ödeyebileceklerini belirtmekte. Bu durum diğer yaş gruplarından yüksek bir oranda.

adsiz

Gençler video izlemek için en önemli grup

Gençler bütün gruplar arasında video izleme uygulamalarında en düşük hücresel veri tüketimine sahip olan grup.

Buna rağmen günün herhangi bir anında video izlemek için yüksek oranda telefona bağlılıkları gençlerin hücresel veri artışlarının büyüdüğünü göstermekte.

Yalnızca 30-35 yaş grubu, gençlerden daha yüksek hücresel data artış oranına sahip. Yine de toplam mobil video veri tüketimi(hem hücresel hem de wifi) bu grup arasında aylık yaklaşık 2.5 GB civarı bir fark var.

Bu miktar gençlerin yarı tüketimi kadar ve bu yaş grubunun hala geleneksel televizyona bağlılığı gerçeği, onların data tüketim potansiyellerinin bir sınırı olduğunu gösteriyor.

Genel olarak bakıldığında gençler akıllı telefon video uygulamalarının izlenmesinde en yoğun data kullanıcıları ve hücresel video veri tüketiminde en yüksek ikinci büyüme orana sahipler.

Jenerasyon değişimine tanık olduğumuzdan beri, şimdiki gençler muhtemelen büyürken iştahlarını hücresel data için yükseltiyor olacaklar ve bu onları hücresel operatörler için izlenilecek en önemli grup haline getiriyor.

Ericsson Mobilite Raporu 2

Bu yazıda Ericsson Mobilite Raporu’ nun ilk ana başlığı olan 2016 1. Çeyrek Mobil Abonelikleri incelemeleye devam ediyoruz.

Bölgesel Abonelikler Görünümü

Tüm bölgelerde mobil aboneliklerde bir artış var, ancak değişimi yönlendiren faktör mobil geniş bant.

b1

Mobil aboneliklerin sayısı bölgeler arasında artmaya devam ediyor. Olgun pazarlardaki büyük oranda büyüme daha fazla cihaz ekleyerek gerçekleşirken, gelişmekte olan bölgelerde daha fazla cihaz alabiliyor olması yeni aboneleri teşvik ediyor. Yerel ekonomik koşullar, farklı bölgelerdeki abone alımlarını önemli derecede etkiliyor. Büyüme, pek çok bölgede mobil geniş bant aboneliklerinin güçlü alımıyla tetikleniyor.

Mobil geniş bant aboneliğinin büyümesinin, genç ve artan bir nüfus, artan GSYİH ve akıllı telefon alımı nedeniyle Orta Doğu ve Afrika’da özellikle güçlü olması bekleniyor. Asya Pasifik bölgesindeki bazı ülkeler, önümüzdeki beş yıl içinde güçlü bir mobil geniş bant aboneliği alışverişi yaşarken, Kuzey Amerika ve Avrupa gibi olgun bölgeler daha ılımlı bir büyümeye sahip olacak.

b2

Orta Doğu, Afrika’da ve Asya Pasifik’ indeki mobil abonelikler esas olarak sadece-GSM / EDGE, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da çoğunluk WCDMA / HSPA ve LTE

Orta Doğu ve Afrika, bir çok ülke arasında ekonomik büyüme ve gelişmiş yaşam standartlarına sahip bir bölgedir. Düşük maliyetli akıllı telefonların artan kullanılabilirliği ile mobil geniş bant hizmetlerine yönelik talep birleşince, 2015’teki ses merkezli GSM / EDGE aboneliklerinin bir çoğunluğunun 2021 itibariyle WCDMA / HSPA ve LTE aboneliklerine kayması söz konusu olacaktır. Bununla birlikte, GSM / EDGE’ ye yapılan aboneliklerin bölgede 2021 yılına kadar hala önemli bir paya sahip olacağı düşünülmektedir.

”3G tabanlı cep telefonlarını kullanan düşük gelirli tüketicilerin sayısının yüksek olması nedeniyle Sahra Altı Afrika’da WCDMA / HSPA ağırlıklı olarak 2021’e hakim olacak.”

Asya Pasifik çok çeşitli bir bölgedir ve LTE aboneliklerinin bölgesel payı 2021 yılında yaklaşık yüzde 50 olacaktır. Bu, Çin’de halen devam etmekte olan LTE’nin yaygınlaşmasına rağmen, 2021 yılı sonunda ülkede 1.2 milyar LTE aboneliğine neden olacaktır – küresel toplamın yaklaşık dörtte biri.

Ayrıca, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler LTE’yi benimseyen ilk ülkelerdendi. Bu iki ülke 2015 yılı sonunda küresel LTE aboneliklerinin yüzde 14’ünü oluşturuyordu.

Orta ve Doğu Avrupa’da WCDMA / HSPA aboneliklerinin payı artmaktadır ve LTE şebekeleri hemen hemen tüm ülkelerde mevcuttur.

b3

5G ilk yayılmalar

5G abonelikleri, mobil geniş bant hizmetlerinde iyileştirmeler sağlayacak ayrıca IoT için genişleyen kullanım yelpazesine izin verecek. ABD, Japonya, Çin ve Güney Kore’nin 5G aboneliklerinin sunulacağı ilk ülkeler olması bekleniyor.

Nesnelerin İnterneti

Bağlanan cihaz sayısındaki büyüme, ortaya çıkan uygulamalar ve iş modelleri tarafından yönlendirilir ve düşen cihaz maliyetleri ile desteklenir.

b4

Cep telefonları bağlı cihazların en büyük kategorisi olmayı sürdürüyor ancak 2018’de bağlı otomobilin, makine, elektrik sayacı, uzaktan ölçüm ve tüketici elektroniği içeren IoT’yi aşması bekleniyor. IoT cihazlarının 2015’ten 2021’e, yeni kullanım durumlarına bağlı olarak yüzde 23’lük bileşik yıllık büyüme hızıyla (CAGR) artması bekleniyor.

2021 yılına kadar yaklaşık 28 milyar cihazın bağlı olacağı tahmin ediliyor ve bu cihazların 16 milyarına yakın kısmı IoT ile ilgili olacak.

b5

2021 yılına kadar hücresel abone sayısıyla 1,5 milyar IOT cihazı

2015 yılının sonunda hücre aboneliğine sahip yaklaşık 400 milyon IoT cihaz vardı. Hücresel IoT’nin, bağlı cihazların farklı kategorileri arasında en yüksek büyümeye sahip olması ve 2021 yılında 1,5 milyar’a ulaşması beklenmektedir. Bu artış, hücresel IoT teknolojilerinin endüstri odaklılığının ve 3GPP standardizasyonunun artmasından kaynaklanmaktadır. Hücresel bağlantılar; hazırlama, cihaz yönetimi, servis etkinliği ve güvenliği iyileştirmelerinden yararlanmaktadır.

”IoT kapsamında, farklı ihtiyaçlara sahip iki büyük pazar segmenti ortaya çıkıyor:

Massive ve kritik uygulamalar.”

b6

Massive IoT bağlantıları, yüksek bağlantı hacimleri, düşük maliyet, düşük enerji tüketimi ve küçük veri trafiği hacimleri ile karakterize edilir. Örnekler arasında akıllı bina, nakliye lojistiği, filo yönetimi, akıllı sayaçlar ve tarım yer alıyor. Pek çok şey kılcal şebekeler vasıtasıyla bağlanacaktır. Bu, hücresel şebekelerin her yerde bulunması, güvenliği ve yönetimi üzerinde etkili olacaktır.

Günümüzde, hücresel IoT modüllerinin yaklaşık yüzde 70’i sadece GSM’dir. Ağ mekanizmaları uygulanmakta ve düşük oranlı uygulamalar için ağ kapsamı genişletilmektedir. Ek işlevsellik, mevcut ağların farklı cihaz kategorilerini desteklemesini ve ağa erişen cihazların önceliklendirilmesini sağlar. Uyku modu gibi ağ sistemi iyileştirmeleri, uzak hücresel aygıtlar için pil ömrünü 10 yılı aşmayacak şekilde destekleyecektir.

Kritik IoT bağlantıları, çok düşük gecikme süresi ile ultra güvenilirlik ve kullanılabilirlik gereksinimleri ile karakterize edilir. Örnek olarak, trafik güvenliği, özerk otomobiller, endüstriyel uygulamalar, uzaktan cerrahi de dahil uzaktan üretim ve sağlık hizmetleri verilebilir.

Günümüzde, LTE’nin hücresel IOT cihaz penetrasyonu içindeki payı yaklaşık yüzde beş civarındadır. Maliyet düşüşleri, LTE’ye bağlı cihazların giderek canlı kalmasını sağlayarak, çok düşük gecikmeli yeni uygulamalar sağlar. Bu, karmaşıklığı azaltarak ve modemleri IoT uygulama yeteneklerine sınırlayarak başarılabilir. Mevcut LTE ağlarında ve 5G yeteneklerinde geliştirilen işlevselliğin kritik IOT dağıtımları için adreslenebilir uygulamaları genişletmesi bekleniyor.

2015 ve 2021 arasında, IoT bağlantılarının% 23’lük bir CAGR ile büyümesi bekleniyor. Bu süre zarfında, Batı Avrupa, bağlantılı otomobil segmentinde büyümenin yol açtığı en fazla bağlantıyı ekleyecek gibi görünüyor.

Source: https://www.ericsson.com/res/docs/2016/ericsson-mobility-report-2016.pdf

 

Ericsson Mobilite Raporu

Nesnelerin İnternetinin (IoT) 2018’de bağlı cihazların en büyük kategorisi olan cep telefonlarını geçmesi bekleniyor.

2015 ve 2021 yılları arasında, IoT’nin %23’lük bileşik yıllık büyüme hızıyla (CAGR) 2021 yılında tahmini toplam 28 milyar bağlı cihazın 16 milyarıa yaklaşması bekleniyor.

LTE abonelikleri 2016 yılının 1. Çeyreğinde yüksek bir oranda büyüdü. 150 milyon olan abonelik sayısı çeyrek boyunca yeni abonelikler gerçekleştirerek dünya çapında 1,2 milyara ulaştı.

Akıllı telefonlarla ilişkili abonelikler de artmaya devam ediyor. Bu yılın üçüncü çeyreğinde akıllı telefonların, basit (temel) telefon kullanan kişi sayısını aşması bekleniyor.

Bu raporda, mobil endüstrinin çeşitli yönlerini keşfeden dört ana makale yer alıyor.

Önce, mikrodalga backhaul bağlantılarının doğru, yüksek çözünürlüklü yağış ölçüm araçlarıyla nasıl kullanılacağını inceleyelim.

Hava, neredeyse yaptığımız her şeyi etkiler ve doğru hava tahminleri hayati önem taşır.

Ayrıca gençlerin, geleneksel TV’lerden akıllı telefonlarda akan video yayınına geçerken, değişen TV / video izleme davranışını nasıl yönlendirdiklerini inceliyoruz.

Kullanıcı deneyimini yönetmeyle ilgili makalede, metropol bölgelerdeki mobil radyo hücrelerinin onda birinden daha az trafik yükünün, 24 saat boyunca kullanıcı etkinliğinin yarısından fazlasını etkileyebileceği anlatılmaktadır.

Son olarak, 5G dağıtımlarının güvenliğini sağlamak için küresel spektrum uyumlulaştırma gereksinimini tartışıyoruz.

Umarız bu raporu ilgi çekici ve değerli bulursunuz.

2016  1. ÇEYREK MOBİL ABONELİKLER

2016 yılının ilk çeyreğindeki toplam mobil abone sayısı yaklaşık 7.4 milyar, bunun 63 milyonu yeni abonelikler.

Mobil abonelikler yıllık bazda yüzde 3 oranında büyüyor ve 2016 yılının ilk çeyreğinde 7,4 milyara ulaştı. Çeyrek boyunca net katkılar açısından Hindistan (+21 milyon), ardından Myanmar (+5 milyon), Endonezya (+5 milyon), ABD (+3 milyon) ve Pakistan (+3 milyon).

Mobil genişbant abonelikleri yıllık bazda yüzde 20 oranında büyüyor ve yalnızca 2016 yılının ilk çeyreğinde 140 milyona ulaşıyor.

LTE abonelikleri, 150 milyon yeni abonelik ile güçlü bir şekilde büyümeye devam ediyor. Toplam LTE aboneliği şu an 1.2 milyar civarındadır. Çeyrek boyunca WCDMA / HSPA 30 milyon civarında ekledi. 3G / 4G aboneliklerinin çoğunluğu GSM / EDGE’ye bir geri dönüşüm olarak erişebilir. GSM / EDGE’ye yapılan abonelikler 2016 yılının 1. Çeyreğinde 70 milyona geriledi.

Akıllı telefonlarla ilişkili abonelikler artmaya devam ediyor. 2016 yılının 3. çeyreğinde, akıllı telefon aboneliklerinin sayısı temel telefonlar için geçerli sayıya ulaşacak. 2016 yılının ilk çeyreğinde akıllı telefonlar, satılan tüm cep telefonlarının yüzde 80’e yakınını oluşturuyordu.

”2016 yılının 1. Çeyreğinde:

7,4 milyar mobil abone, 3,7 milyar mobil genişbant aboneliği ve 3,4 milyar akıllı telefon aboneliği”

1

7

Birçok ülkede mobil abone sayısı nüfusu aşıyor. Bu büyük oran, etkin olmayan abonelikler, birden fazla cihaz sahipliği veya farklı çağrı türleri için aboneliklerin optimizasyonundan kaynaklanmaktadır. Bu, abone sayısının abonelik sayısından düşük olduğu anlamına gelir. Bugün 7,4 milyar aboneliğe kıyasla yaklaşık 5 milyar abone var.

3

Mobil Üyelikler Görünümü

5G abonelik alımının 4G’den daha hızlı olması bekleniyor.

Küresel mobil genişbant abonelikleri, 2021 yılına kadar tüm aboneliklerin yüzde 85’ini oluşturan 7,7 milyara ulaşacak. Mobil geniş bant, bazı segmentlerde sabit geniş bandı tamamlayacak ve başkalarının baskın erişim modu olacak.

Mobil cihaz aboneliği olmayan birçok PC ve tablet kullanılıyor; bunun bir nedeni, yalnızca Wi-Fi ve mobil özellikli modeller arasında fiyat farkı olmasıdır. Buna rağmen, mobil özelliklere ve aboneliğe sahip cihazların sayısı 2021 yılına kadar yüzde 20 oranında artacak.

”2021 itibariyle:
9 milyar mobil abonelik, 7,7 milyar mobil genişbant aboneliği ve 6,3 milyar akıllı telefon aboneliği”

5G geliştirme, yeni kullanım örnekleri tarafından yönlendiriliyor.

5G, mobil genişbant hizmetlerinin geliştirilmesinin yanı sıra, IoT için geniş bir kullanım yelpazesine olanak tanıyacak. Örneğin, daha fazla kapasite daha fazla cihazın bağlanmasını sağlayacak ve daha düşük enerji gereksinimleri cihaz pilinin bugün gördüğümüzün 10 katından fazlasını yaşatmasını sağlayacak. Bu özelliklerin her ikisi de IoT’nin büyümesi için kritik olacaktır.

ITU IMT-2020 gereksinimlerini karşılayacak standartlara dayalı 5G şebekelerinin 2020’de ticari olarak sahaya yerleştirilmesi bekleniyor. Henüz standartlaşmamış ve ticarileşmemiş ağların piyasaya sürülmesinin, seçilen pazarlarda daha erken gerçekleşmesi bekleniyor.

2021’de Güney Kore, Japonya, Çin ve ABD’nin 5G aboneliklerini alması bekleniyor. 2021 yılının sonuna kadar küresel olarak 150 milyon 5G aboneliğin olacağını tahmin ediyoruz. 5G aboneliği 5G hizmetlerini destekleyebilen ve 5G özellikli bir ağa bağlı durumlarda kullanabilen bir cihaz gerektiriyor.

4

2019’da LTE, mobil erişim teknolojisi için egemen olacak.

GSM / EDGE’ye özel abonelikler, mobil aboneliklerin en büyük payını oluşturuyor ancak 2021’de hem LTE hem de WCDMA / HSPA abonelik sayıları, yalnızca GSM / EDGE aboneliklerinin iki katından daha fazla olacaktır. Gelişmiş pazarlarda, daha gelişmiş teknolojilere önemli bir göç olmuştur ve küresel düzeyde GSM / EDGE’ye yapılan aboneliklerde hafif bir düşüş yaşanmıştır.

Bununla birlikte, gelişmekte olan pazarlarda daha az varlıklı kullanıcıların düşük maliyetli bir cep telefonu ve abonelik seçme olasılığı yüksek olduğundan, uygun bir seçenek olarak kalmaktadır.

Tüm bölgelerdeki 3G / 4G aboneliklerinin çoğunluğu GSM / EDGE’ye bir geri dönüşüm olarak hala erişebilecek. GSM / EDGE, IoT uygulamaları için de önemli bir rol oynamaya devam edecektir. LTE abonelikleri 2015 yılında birinci milyara ulaştı ve 2021 yılı sonunda toplamda 4,3 milyar aboneye ulaşacak.

6

Akıllı telefon abonelikleri 2021 yılına kadar neredeyse ikiye katlanacak.

Çoğu mobil genişbant cihazları akıllı telefonlardır ve olmaya devam edecektir. Gelişmekte olan pazarlardaki birçok tüketici sabit genişbant erişimine sınırlı erişim nedeniyle internetle ilk olarak akıllı telefonlarda karşılaşır.

2012’de geçilen bir dönüm noktası olan 1 milyar akıllı telefon aboneliğine ulaşmak için beş yıl geçti ve ikinci milyara erişmek için iki yıldan az zaman geçti.

Bu büyümenin devam edeceği ve Ortadoğu ve Afrika gibi pazarlarda gözlenen yüksek büyümenin ardından da akıllı telefon aboneliklerinin 2015-2021 yılları arasında yüzde 200’den fazla artacağı gözlenmektedir.

5

Source: https://www.ericsson.com/res/docs/2016/ericsson-mobility-report-2016.pdf

E-Book Mobil Gündem Kasım Raporu

Tikle.com’un “Mobil Gündem” ekitabında2016’ nın son aylarındaki mobil yenilikler ve farklı arayışlara yönelik keyifli yazılar bulabilir, 2017’ de mobili neler bekliyor daha yakından göz  atabilirsiniz. Mobil Gündem E-book’umuzu ücretsiz indirmek için tıklayın.

 

2017 Mobil Pazarlama Trendleri

2016’nın sonuna yaklaşırken, mobil pazarlamacılar için yılın mobil performansını gözden geçirme, bazı sonuçlar ve gelecek beklentilerini çizme zamanı: şimdi 2017 mobil pazarlama trendlerini derinlemesine araştıralım.

 

Mobil Performans

2016 boyunca, akıllı telefonlar satışlarda en üst seviyede kalacağını kanıtladı. Astound Commerce’den son rapor mobil ticaret satışlarının bu yıl %40 büyüdüğüne dikkat çekiyor.

retail-growth-by-channel

Bu senaryoda, mobil uygulamalar lider rol oynadı, Criteo’nun son raporunda gösterildiği gibi bütün mobil işlemlerde hizmet %54’e yükseldi.

criteo122

Bu rakamlar daha önceden Netmera portföyündeki kullanıcı veri analizleri sonucu ne bulduğumuzu onaylar:

2016’nın ilk ayları boyunca, mobil gelirler online perakendecilerin gelirlerinin %45-%60’ ı arasında, bu total gelirden uygulamanın payı %30-40 gibi epey fazla bir pay olacak.

Ek olarak; Netmera veri grafiği, özellikle de gelişmiş segmentasyon ve derin kişiselleştirmelere dayalı hedefleme stratejilerinin bir sonucuyken, dönüşüm oranlarını ve mobil sözleşmeleri artırmak için temel faktörün anlık bildirimler olduğunu gösterdi.

section3-1000px

Bütün bu verileri şüphesiz ki bırakın: işte burada 2017’nin top mobil pazarlama trendleri

2017’nin Mobil Pazarlama Trendleri

1) Mobil uygulamalar ve mobil uygulamalardaki mobil ticaret satışlarının payı artmaya devam edecek.

Eğer bunu yapmak için bir ihtimaliniz varsa, ürününüz veya hizmetiniz için bir uygulama geliştirin. Veriler mobil kullanıcıların zamanlarını mobil uygulamalara göz atarak geçirdiğini açıkça gösteriyor ve mobil uygulamalar aracılığıyla tamamladıkları mobil işlemlerin sayısı giderek artıyor.

Şunu da unutmayın ki  Google 2016 boyunca Apps search toolunu tanıttı.

Neden mobil uygulamalar bu kadar popüler?

Çünkü onlar mobil ekranlardaki UX‘i epey geliştirdiler, kullanıcıların sizin işinizin ne hakkında olduğunu anlamasını ve onlardan istediğiniz aksiyonları almanızı kolaylaştırdılar. Kısaca, dönüşüm oranlarınızı artırmak için.

Bununla birlikte, eğer bir uygulama yapmanız şu an da gerçekleştirilebilecek bir opsiyon değilse, web sitenizin mobil-optimize olduğundan emin olun.

2) Kişiselleştirme daha da önemli hale gelecek.

Ürün ve hizmetlerinizin kullanıcı deneyimlerinin kişiselleştirilmesine odaklanın. Kullanıcılar neye ihtiyaç duyuyorsa, hangi bilgiyi arıyorlarsa; doğru zaman ve doğru cevapla birlikte onlar için orada olun.

Müşterilerinizle aranızda bir ilişki kurmak için uygulamanızda anlık bildirimleri kullanın (ya da mobil web sitenizde web anlık bildirimleri). Ama önce uygun analizlerle, segmentasyonlarla ve hedef belirleme toollarıyla birlikte kullanıcılarınızı tam olarak anladığınıza emin olun,.

3) 2017 Beacon cihazların kullanımına dayanan Proximity Marketing’in yılıdır.

Lokasyon bazlı pazarlama kişiselleştirmenin gelişmiş türüdür, mesajlarınızı sadece size yakın alandaki insanlara iletmenizi sağlar. Bu sebeple onları müşteriye çevirme fırsatı artar.

Lokasyona göre kullanıcı hedeflemenin bir çok yolu var. Lokasyon bazlı pazarlama stratejileri arasında olan Beacon teknolojisinin perakendecilerin mağazalarına ayak trafiği sağladığı önemli ölçüde kanıtlanabilir, dönüşüm oranları ve satış hacmi artar.

4) Video içeriği sürücü dönüşümü için güçlü bir araç olacak.

ComShare’a göre , video içeriği website ziyaretçilerinin online perakende üzerinden ürün satın alması fırsatını %64 artırır.

Dahası, videoları izleyen ziyaretçiler, izlemeyen ziyaretçilere göre, sitede ortalama 2 dakikadan fazla kalıyorlar.

2017 için, mobil strateji planınızın bir video içerik stratejisi içerdiğinden emin olun.

5) Görseller hüküm sürmeye devam ediyor. 

Sadece videolar değil, resimler ve emojiler ağırlıklı olarak kullanılacak. Bütün bu elementler size kullanıcının dikkatini çekmekte yardım edecek.

2017 boyunca, mobil pazarlama stratejisinizi giderek daha da görselleştirdiğinizden emin olun!

Kaynak: http://www.netmera.com/mobile-marketing-trends-for-2017/