2017’de Mobil Pazarlama Başarısı için 4 İpucu

Mobil pazarlama başarısı elde etmek için en başta yağmur fırsatları ve kuponlara öncelik tanıyın. İkinci olarak, mobil ödemeleri hazır bulundurun. Üçüncü olarak ise, yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Günümüzde online alışveriş yapan insanlar, ilgi alanları ve işleri için mobile giderek daha fazla bağlanıyor. Laptoplarına ek olarak, kullanıcılar bilgi edinmek için akıllı telefonlara, tabletlere hatta akıllı saatlere yöneliyorlar.

Mobil masaüstü bilgisayarlar her zamankinden daha hızlı bir şekilde gözden düşerken artık mobil pazarlama bir kaç ay öncesi gibi sadece bir seçenek değil ve bugün, her zamankinden çok önemli olan tüketici ilişkilerini kurmak isteyen pazarlamacılar, dijital çağda birlikte olmaya başlamalıdır.

Sizin de pazarlama stratejinizin 2017 gündeminde “başarı” varsa, bu dört mobil pazarlama ipucu kilit olacaktır.

  1. Sitenizin mobil uyumlu olduğundan emin olun.

Pazarlamacılar, geçtiğimiz yıl bazı tüketicilerin satın alım süreçlerine yakalanmak ve yakınlaşmak istediklerini öğrendi. Yeni SEO değişiklikleri de başlayarak, çoğu şirket tarafından bu değişiklikleri uygulamak için çılgınca bir çizgi oluşturarak sitelerinin mobil duyarlı olmasını sağladı.

2017 de geldiğine göre, gemiye binemeyen pazarlamacılar zaten etkilerini hissediyorlar ve yanıt vermeyen siteleri henüz düzeltmeyenler için önümüzdeki birkaç ay bağışlayıcı olmayacaktır. Bunun yanında, gerekli önlemleri alan pazarlamacılar, kullanıcılarının mobil deneyimlerini optimize etmek için ilerleyebilir.

Bir müşterinin ödeme sürecini düzene sokan, mobil cihazlara uygun bir deneyim oluşturmak, tümüyle fark yaratacaktır. Mümkün olduğunca bant genişliğinizin uzunluğunu azaltarak başlayın çünkü mobil kullanıcılar masaüstü kullananlardan çok daha az sabrediyorlar. Yani yavaş bir yükleme sayfasının, dönüşüm oranlarını “diğer seçenekler” seçeneğinden daha hızlı düşürebileceğini söyleyebiliriz.

Bir hesap oluşturmanın zorluğunu azaltmak için sosyal medya oturumlarını kullanın. Satın almayı tekrar düşünmeye zamanı olan müşterilerin ürünleri tekrar rafa kaldırma olasılığının daha yüksek olduğunu gözardı etmemelisiniz. Mobil cihazlara uygun bir siteyle amacınız, umarız iki elinde bir çanta ile tüketicilerin mümkün olduğunca çabuk kapının dışına çıkmasıdır.

  1. Yağmur fırsatları ve kuponlar.

Bugünün çevrimiçi alışveriş müşterileri, kupon kesen annelerinden ipucu alıyor. Kısa süre önce yapılan bir ankete göre katılımcı tüketicilerin yüzde 96’sı kupon kullandıklarını açıkladı. Dahası, mobil kuponların geri ödeme oranının, dergilerden kesilen kuponlardan on kat daha fazla olduğu kanıtlandı.

Karışıma kupon kodları ekleyerek mobil kitlenizi yoğunlaştırın ve gelirinizi artırın.  Metin ve e-posta push bildirimlerinden yararlanarak müşterilerin en yeni fırsatlarınızı farketmelerini sağlayın. Çünkü bir müşteri bir mağazaya yakın olduğunda veya daha önce bir siteyi ziyaret ettiğinde gönderilen promosyonların, daha büyük bir oranda geri dönüş alma şansı vardır.

  1. Mobil ödemeleri hazır bulundurun.

Tüm işler e-ticaret patlamasından uzak durmaya çalışıyor ve bu da müşterilerin uygun işlemleri tercih ettiğini gösteriyor. Sonuç olarak, büyük markalar prosedürlerini tüketicilerin alışveriş tecrübelerinden istedikleri şeyleri, mobil ödeme olanağı da dahil olmak üzere değiştiriyorlar.

Bu yıl piyasayı takip eder halde kalmayı umut eden işletmeler için geçişi yapmak çok önemli. Mobil cihazları kabul etmeleri için hizmetlerinizi ayarlayın – smartwatch’lar dahil. Çoğu müşteri mobil alışverişe çok da güvenmediğinden, onları güvenli bir ödeme işlemcisi ile ikna etmek kilit önem taşıyor.

Sonuç olarak işletmenizin mobil ödemeleri dahil etmesini sağlayacak ve müşterilerin deneyimlerini güvenli ve basite indirgeyecek güvenli ödeme platformlarını araştırın.

  1. Yalnızca mobil cihazlarla sosyal bağlantı kurun.

Yalnızca mobil cihazlara yönelik sosyal uygulamaların popülaritesi bu yıl tırmanmaya başlayınca, pazarlamacılar üzerinde düşmek zorunda kalacaklar. Instagram, SnapChat ve Periscope gibi uygulamalarda sosyal bir yere sahip olmak artık pazarlama stratejiniz için yararlı değil, hayati öneme sahip. Uygulamalar gelip gittikçe markalar, kitle desteğini sürdürdüklerinden emin olmalı. Yalnızca bir platforma güvenmekten kaçındığınıza emin olduğunuzda bu dünyanızda fark yaratacaktır.

Buradaki mesaj, etkin bir platformlar arası sosyal pazarlama stratejisinin benimsenmesinin her marka için bir öncelik olması gerektiğidir. Pazarlamacılar, markalarının mesajını tüm kanallara kurarak başlamalıdır: Değişik uygulama özelliklerinin ve bunları kullanan kitlelerin keskin bir şekilde anlaşılması anahtar olacaktır.

Bu, markaların tüm platformlarda aynı içeriği yükleyemeyeceği anlamına gelir. Birine uygun olan şey, başka biri için olmayacak. Mesela bir billboard düşünün. Otoyol kenarında etkili olan bir reklam, TV’deki bir reklam kadar etkili olmayacaktır. Tabi bu arada dijital platformların kendi artı ve eksileri de var.

Kanalları ne olursa olsun, pazarlamacılar tüketicileri alternatif platformlara adapte ederek ilgilerini çekmek isterken, aynı zamanda markalarının mesajını ve itirazını da aynı şekilde yansıtmalıdır. Müşterilerin mağazadan (veya web platformundan) bir satın alımla ayrılmasına yol açacak strateji budur.

 

 

 

 

 

Mobil Uygulamaların Geleceği

Mobil pazarlamacılar, 2017 ve sonrası için mobil uygulamaların geleceği hakkında iyimserler.

2016’daki comScore araştırması, ABD’de akıllı telefon sahiplerinin % 49’unun son bir ayda hiç uygulama indirmediklerini gösteriyordu; bu durum, uygulama pazarlama ekosisteminde endişe yaratmıştı.

Premium mobil markalar için mobil bir büyüme pazarlama platformu olan YouAppi tarafından verilen Dimensional Research’in yeni araştırması, uygulama pazarlaması ve kullanıcı edinimi için sorumlu mobil pazarlama profesyonelleri arasında iyimserliği vurguluyor.

MMW ile paylaşılan bir rapor özetine göre ve yukarıda belirtilen comScore verisi göz önüne alındığında, ankete katılanların % 60’ı – şaşırtıcı derecede yüksek bir sayı – alakadar değil veya Uygulama Aşırı Yükünü(App Overload) hiç duymamış.

Rapordan sağlanan veriler şunlar:

“Müşterinin yolculuğunun hangi fazları pazarlama organizasyonunuzun 2017’de önceliği” diye sorulduğunda, en çok yanıt %86 oranında Kullanıcı Edinimi(User Acquisition) oluyor. Ardından % 68 Kullanıcı Katılımı(Engagement) ve % 55 oranıyla Segmentasyon geliyor. 2017 yılında Uygulama Yeniden Etkileşimden(App Re-Engagement) öncelikli olarak sadece % 50’lik bir oran elde ediliyor.

“Müşteri yolculuğu önceliklerinizi karşılamak için aşağıdakilerden herhangi birini mi kullanıyorsunuz?” diye sorulduğunda, katılımcıların % 78’i Kullanıcı Ediniminden bahsederken sadece % 51’i Uygulama Yeniden Etkileşimden bahsediyor.

Şirket içi, ajans ve reklam teknisyenleri gibi mobil pazarlama profesyonellerinden oluşan 327 araştırmanın sonucu, Kullanıcı Edinimi hala en iyi ROI’yi sağlayan lider taktik iken mobil pazarlamanın siperlerindeki kullanıcıların, uygulama pazarlamacılığının geleceği konusunda iyimser olduklarını açıkça göstermektedir. Ve bu nedenle  çok azı Uygulama Aşırı Yüküyle ilgileniyor.

 

Araştırma raporu ve bulguları hakkında daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.

Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 2): Başarı Hikayeleri

Başarı Hikayeleri

Statista, 2017’de dünya genelinde 268,692’ye yakın mobil uygulama indirmesi olacağını tahmin ediyor. Bu, mobil uygulamaların güçlü bir ivmeye sahip olduğu ve kayda değer bir potansiyele ulaştığı anlamına geliyor. IKEA, Halifax ve Nike’ın yürüttüğü zeka dolu mobil kampanyalar, yeni müşterileri cezbetme ve mevcut müşterilerle ilişki kurma açısından mobilin etkili ve faydalı bir araç olduğunu kanıtladı bile. Bu yazımızda mobil pazarlamayı stratejilerine en uygun şekilde dahil edip karşılığında başarı ve kazanç elde eden üç örneği ele alacağız.

 

IKEA Kataloğu

İsveçli parçalar halinde satılıp sonradan birleştirilen ürünler satarak ün kazanan mobilya devi IKEA, kataloğunu interaktif bir platforma transfer eden bir uygulama oluşturarak mobil ile neler yapılabileceğini gösterdi. Fotoğrafları uygulama aracılığıyla taratıp, kendin yap tüyoları ve şirketin ikonlaşmış ürünlerinin ardında yatan hikayelere ulaşabilme gibi yeni ve ekstra özellikler sundu.

 

Dahası, müşteriler ürünlerin üzerindeki kodu telefonlarındaki kameraya tanımlatarak sanal bir şekilde beğendikleri ürünleri odalarında konumlandırabildi. Bu sıra dışı ve pratik yenilik IKEA’ya 6.2 milyon kurulum kazandırdı ve uygulama, bir markanın ürün ve hizmetini pazarlamak için ürettiği uygulamalar klasmanında bir numaraya yükseldi. Ayrıca kullanıcılar katalogda 3 dakika harcarken, uygulamada ortalama 7 dakika geçirdiler.

 

Halidax’ın Mobil Emlakçısı : “Halidax Home Finder”

halifax_home_finder_app.jpg (400×300)

Halifax’ın ev bulma uygulaması, müşterilere kullanışlı bir hizmet sunmanın onlarla kaynaşmanın en iyi yolu olduğunu kanıtladı.

Uygulama temel olarak ev arayanlar için oluşturulmuş bir araştırma aracı görevi görüyor. Zoopla (emlak hizmeti veren bir marka)’nın sağladığı veriler, zenginleştirilmiş gerçeklik ve kolay kullanımlı ipotek hesaplayıcının bir araya getirilmesini esas alıyor. Bu uygulama aracılığıyla Halifax 20 milyon tekil kullanıcı kazandı ve şirketin belki de başka bir şekilde kullanıcıların erişemeyeceği ipotekli ürünlerini sergilemesi mümkün oldu.

Nike + Move

Nike-Move.jpg (960×568)

Sektörün ileri gelen spor markalarından olan Nike’a ait olan The + Move, aslında bir koşu ve egzersiz uygulaması. Ancak, sanal bir kişisel antrenör ve hız ölçer gibi ek özelliklere sahip. Nike Fitness uygulamasına ekstra özellikler ekleyerek, markanın ulaştığı kişi sayısını ve koşu topluluğundaki popülerliğini arttırdı. Hatta ayakkabı ve spor kıyafetlerindeki başarısını spor uygulamaları kategorisinde de elde etti.

 

Mobil kullanımının şirketlerin başarısını beslediği ve gün geçtikçe daha çok şirketin bundan faydalanmak istediği ortada. Özellikle de işletmeler için hiç bu kadar can alıcı bir zaman olmamıştı. Başarısızlık bir seçim olmamalı. Mobil pazarlama çalışmalarınızı optimize edin, en güncel yenilikleri takip edin ve işletmenizin ihtiyaç duyabileceği beceri setlerini edinin. Bu şekilde hak ettiğiniz ticari başarıya kavuşabilirsiniz.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Ticari Başarının Anahtarı: Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 1)

Kabul etmemiz gereken bir gerçek var; mobil bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, teknolojinin mobili beslediği günler yerini, mobilden beslenen teknolojik gelişmelere bıraktı. Bundan pek de şikayetçi olduğumuz söylenemez. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Y kuşağına ait katılımcıların %20’si bir saat içinde en az 10 kere telefonuna baktığını söylüyor. Bazı kişilerse bunu her 15 saniyede bir yaptığını belirtiyor. İşte bu, mobilin inkar edilemez gücü. Bu güçten ticari fayda elde etmenin anahtarı ise; mobil pazarlama stratejisi optimizasyonu.

Şirketlerin -özellikle kullanım oranının yüksekliği düşünüldüğünde- mobil pazarlamadan faydalanmak istemesi ve gün geçtikçe artan bir iştahla akıllı telefon kullanan tüketicileri yönetmeye yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Küresel markalar akıllı telefon ekranlarında geçirilen sürenin arttığını görüp hızlı davrandı ve tasarladıkları optimize edilmiş web siteler ve mobil merkezli kampanyalar ile tüketicileri hedef haline getirdi. Mobile yapılan reklam yatırımları 8.72 milyar dolardan 12.85 milyar dolara yükselerek masaüstünü geride bırakıyor.

Mobil pazarlamanın günümüz ekonomisindeki önemi, aslında herkesin anlayabileceği kadar açık. Buna rağmen; Birleşik Devletler, İngiltere ve İrlanda kapsamlı dijital becerileri konu eden güncel bir rapor, bu üç ülkenin de dijital pazarlamada sınıfta kaldığını belirtiyor. Belirli yeterlilikler test edildiğinde, İrlanda’daki mobil pazarlamacıların başarısızlık oranı %40 gibi bir rakama erişirken, Amerika ve İngiltere’deki pazarlamacılar bu oranı %39’la takip ediyor.

Bugün, mobil pazarlama bilgi ve becerisi bir lüksten çok ihtiyaç halini aldı. Öyle ki, doğru şekilde yapıldığında bir marka ya da işletmeyi yepyeni bir başarı seviyesine taşıyabilir ya da yanlış yapıldığında epey yıpratıcı sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, mobil pazarlamayı başarıyla uygulayabilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz etkili teknik ve stratejileri keşfetmenize rehberlik edeceğiz.

 

Zayıf Bir Mobil Optimizasyonun Getirdiği Riskler

Bir pazarlama stratejisini optimize etme yollarından bahsetmeden önce, zayıf bir mobil stratejiye sahip olmanın sonuçlarına göz atalım.

Bir strateji oluşturma ya da optimize etme aşamalarında, hedef kitlenizi hatırlamanız gerektiğinin daima farkında olmalısınız. Pek çok kampanya, müşteri bağlılığı ve yönteme daha fazla kafa yorduğundan, bilinçsizce yanlış yola sapabiliyor.

Pazarlama departmanları ise akıllı telefon pazarından faydalanma hevesinde ve bu hevesin bir tutkuya dönüşeceği öngörülüyor. Mobil pazarlama harcamalarının önümüzdeki üç yıl içinde %160 artacağı, şimdiden araştırmalarda yerini alıyor.

 

Aynı araştırmaya göre, mobilin artan popülaritesi, bu kampanyaların başarısının sınırlı olmasının önüne geçemedi. Pazarlama departmanı çalışanlarından (1 zayıf, 7 mükemmel olacak şekilde), şirketlerinin mobil çalışmalarını puanlamaları istendiğinde, çoğu kişi yalnızca müşteri bağlılığına 3’ün üzerinde puan verirken; marka mesajını iletme, müşteri edinme, müşteriyi elde tutma, satış ve kârlılık gibi başlıklara ortalamanın altında bir puan verdi.

Bu olumsuz manzarayı tanımlayan iki temel sebep var: Biri, bazı pazarlamacıların mobil kampanyaları anlaşılması çok güç yapması ile müşterileri uzaklaştırması. Diğeri ise, mevcut web site içeriğini mobil cihazlara optimize etmek yerine daha küçük ekranlara sığdırma eğilimi gösterme.

Peki ya başarılı olduğu kanıtlanmış temel mobil optimizasyon stratejileri neler ve markalar bundan nasıl kâr elde ediyor?

 

Mobil Optimizasyon Stratejileri

2015’te yayımlanan bir Salesforce State of Marketing raporuna göre, pazarlamacıların neredeyse yarısı mobil pazarlamanın bir türünden (SMS, anlık bildirim, mobil uygulamalar vb.) faydalanmış. Bir önceki yıl bu oranın %23 olduğu düşünülürse, mobilin yükselen bir yıldıza dönüştüğünü söyleyebiliriz. Pazarlamacıların yatırım yapmayı planladığı beş alandan ikisi lokasyon bazlı mobil takip ve mobil uygulamalar. SMS tanıtımları (kritik konumundan bir şey kaybetmeden) önem sırasında daha geride kalırken, mobil bağlılık kampanyaları en popüler mobil pazarlama etkinliği olarak karşımıza çıkıyor.

Kusursuz müşteri deneyimi, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli başarıyı garantilemek için tam anlamıyla mobile optimize edilmiş bir işletme olmak bir zorunluluk. İşte mobil başarı için dikkate almanız gereken 6 temel optimizasyon unsuru:

Çapraz Kanallı Tanıtım (Cross-channel promotion): Mobil, abone listenizi organik olarak arttırmak için e-mail, mağaza içi ve online ödeme hatta sosyal medya gibi müşteri etkileşimini arttıracak birçok fırsat sunuyor. Örneğin, Visual.ly’nin yaptığı bir araştırmaya göre bir e-mailin ortalama tıklanma oranı %4.2 iken SMS’in %19.

SMS kuponları: Beş tüketiciden dördünün akıllı telefonlarıyla alışveriş yaptığını biliyor muydunuz? Yani potansiyel müşterilerinize SMS kuponları göndermeniz için daha uygun bir an olamazdı. Marka farkındalığını arttırmakla kalmayacak, aynı zamanda müşterinize bir değer sunacak ve dönüşüm yönetme imkanına sahip olacaksınız.

QR Kodları: hayatımıza 10 yıl önce girmiş bir kavram olabilir ama geçen sene %22’lik bir tüketim artışını destekleyerek etkisinden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtladı. Ödeme, kupon, bilet kodu ayırt etmeksizin hızlı, tatmin edici ve kusursuz bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Apple Hesap Cüzdanı (Apple Passbook): Hesap cüzdanı oldukça popüler ve kupon, bilet, hediye ve sürekli müşteri kartlarına mobil bir cihaz aracılığıyla erişim imkanı sunuyor. Müşteriler için mobil ödeme ve kuponlarla tanışmanın pratik bir yolu.

Coğrafya veya Lokasyon Bazlı Etiketleme: Coğrafi etiketleme zaman ve lokasyon özelindeki teklifler gibi hedeflenmiş mesajları iletmede etkili bir yol. Google’ın yaptığı güncel bir çalışmaya göre, kadınların neredeyse yarısı 5 dolarlık bir mağaza kredisi karşılığında konum bilgilerini paylaşabileceğini belirtiyor ve %83’lük bir kısım ise 25 dolarda ısrar ediyor. Ne kadar ödemeye gönüllü olduğunuz size kalmış ancak kadınların ortak paydada buluşulduğu sürece konuya sıcak baktığı söylenebilir.

Optimize Edilmiş e-Mailler: E-mail kampanyalarının %53’ü mobil aracılığı ile açılıyor. Bu rakam, pazarlama e-maillerinin mobil cihazlara optimize edilerek hazırlanmasının gerekliliğini açıklar nitelikte. Konu satırı hakkında düşünmek, imajları ekrana uygun boyut ve konumda yerleştirmek mobil temelli pazarlama maillerinizin başarı anahtarları.

Mobile optimize edilmiş web sitesinin yanı sıra, mobil uygulamalar da müşterileriyle yenilikçi bir şekilde kaynaşmak isteyen şirketler için başka bir yöntem.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Mobil Uygulama Etkileşimlerini Artırmanın 3 Yolu

Kaon Interactive Başkan Yardımcısı Dana Drissel’in katkıda bulunduğu bir yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.  B2B satış ve pazarlama uygulamaları, son birkaç yıl boyunca çarpıcı bir biçimde arttı. Araştırmalara göre dünyadaki akıllı telefon sahibi  beş kişiden biri ve tablet sahibi 17 kişiden biri şuan da bu uygulamaları kullanıyor (Kaynak: BI Intelligence).  ABD’deki işletmeler ”mobil uygulama etkileşimleri nasıl artar” sorusunun peşinde ve aylık yaklaşık 224 milyon  aktif mobil uygulama kullanıcısını etkilemeye çalışıyorlar. Mobil pazarlamanın 2017 için en önemli öğe ve önceliğe dönüşmesi de şaşılacak bir şey değil!

Şirketler bu uygulamaları olabildiğince hızlı geliştirirken, ayrıca kullanımdaki hızlı düşüşün de farkındalar. Appsflyer, ilk kurulumdan sadece 24 saat sonra uygulama etkileşiminin önemli ölçüde azaldığını ve 30. günde, Android kullanıcılarının yalnızca % 3,3’ü ve iOS’ların % 3,2’si hala uygulamayla etkileşim halinde oldugunu bildiriyor.

Uygulama silme ve kullanım eksikliği ile mücadele etmek isteyen birçok pazarlamacı var. Bu pazarlamacılar, uygulamanın tüketici için ne kadar değerli olduğunu göstermek adına, uygulama saklama (app retention) süresini metrikler kullanarak ölçmeye yöneliyorlar. Eğer uygulamanın amacı hem satın alma öncesi hem de satın alım sonrası müşterilerle güvenilir ilişkiler kurmak ise, pazarlamacılar tüketicinin tüm yolculuğu boyunca markalarıyla alakalı ve ilgi çekici içerik üretmek üzerinde ciddi şekilde kafa yormalıdır. İçeriği ilgi çekici hale getirmek, kullanıcı etkileşimini zenginleştirir ve pazarlamacıların mücadeleleri sonucu başarıya ulaşmalarını sağlayabilir.

 

mobil uygulama etkileşimleri

 

Pazarlamacıların mobil uygulama yol haritasını geliştirirken düşünmeleri gereken üç şeyi sizlerle paylaşalım:

     1.Uygulama geliştirme süreci asla bitmez.

Pazarlamacılar bir uygulama geliştirdiklerinde ve piyasaya sürüldüğünde, bunun bir ”bitiş tarihi” yoktur.  Yani süreç henüz tamamlanmamıştır.

”Eski” günlerde, pazarlamacılar bir broşür hazırlardı ve bu broşür yazıcılardan çıkarttırıldığı zaman proje tamamlanmış olurdu.

 

Bugün ise, uygulamalar daima gelişim gösteriyor. Bir uygulama piyasaya sürüldüğünde artık ”sessiz” bir yapıya sahip olmuyorlar. Daha ziyade, iyileştirmeler yapılması ve uzun süreli ayakta durmasını gerektiren bir gelişim sürecine sahipler.  Bu, tabi ki bir avantaj! Çünkü dijital varlıklar üzerinde değişim yapılması ve yeniden kullanılması daha kolay. Bu sebeple de alaka düzeyleri ve uygulanabilirlikleri çok uzun bir ”saklama ömrü (shelf life)” geçirmelerini sağlıyor.

Ek olarak da; 30’uncu güne kadar neredeyse müşterilerin tamamının etkileşimini kaybedecek noktaya gelmek istemiyorsanız, sadece ”bir kere” etkileşimi artmış bir uygulama(one-and-done) için hiçbir zaman bütçe ayırmamalısınız.

 

2.Uygulamalar, en iyi sistem veya platform olarak çalışır.  

Analog dünyada, birçok bireysel etkinlik, kampanya, teslime hazır ürünler bağımsız olarak geliştirilebilir ve dağıtılabilir.

Mobil dünyada ise, tüm kanalların akıcılığını kullanıcılar yönlendirir (e-postalardan web sitelerine, sosyal medyadan farklı uygulamalara vb.)

Mobil, tutarlı tasarım unsurlarına, kullanıcı arabirimi araçlarına, navigasyona ve ilgili içerik bağlantılarına sahip olması gereken bir platform olduğu için, ondan yararlanmanın en etkili yolu, dijital ekosistemi bir bütün halinde düşünmektir. Uygulamalar müşterilerin, muhtemel alıcıların, çalışanların ve ortakların; ileti, çözüm ve ağın her alanını kesintisiz bir şekilde dolaşmasına izin vermelidir.

 

3.Uygulamalar, tamamen etkileşim içinde olmalıdır.  

Bir uygulamanın en önemli yararı, yalnızca içerik sunan bir araçtan daha iyi bir seviyede interaktif kullanıcı deneyimi sağlamasıdır. Uygulama, zengin düzeyde kullanıcı katılımını sağlayarak kitleyle tamamen farklı (ve daha iyi) bir ilişki kurar, çünkü kullanıcıların aktif olarak katıldığı bir süreç içerir. – ve aktif katılımın daha iyi anlama, bilgi muhafazası ve olumlu duygusal tepki sağladığı iyi bilinmektedir.

Etkileşim(engagement) – ve daha da önemlisi yeniden etkileşim(re-engagement) – uygulama pazarlamacıları için kritik önem taşır. Uygulamanızı geliştirirken 1.) gelişen içerik 2.) her yerde erişilebilir ve 3.) dinamik etkileşimli deneyim maddelerinin her birini yaratmayı başarabilirseniz, tekrarlanan ziyaretleri ve uzun vadeli katılımı yönlendiren, hedeflenmiş bilgi alışverişi yapmanız gerekir.

Unutmayın, en başarılı uygulamalar dönüşümlüdür. Çünkü bu uygulamalar, insanların şirketinizle olan yolculuklarında arzu ettikleri kesintisiz etkileşim platformlarını sağlarlar.

 

Neden Mobil Bir Pazarlama Stratejisine İhtiyacınız Var?

İletişim planınızı bir üst seviyeye çıkarmak için, mobili iletişimin merkezine oturtacak bir pazarlama stratejisi oluşturmak size pek çok fayda sunabilir.

Mobil pazarlamanın gücü ve potansiyelini keşfeden girişimcilerin sayısı son günlerde büyük bir artış gösterdi. Girişimciler artık mobil pazarlamaya dair gelişmelerle takip etmekle kalmayıp, stratejilerini şekillendirirken mobil temelli düşünüp davranıyorlar ve bu sayede niş pazarlardan önemli bir pay elde etmeleriyle sonuçlanıyor.

Neden bir mobil pazarlama stratejisine ihtiyacınız olduğunu anladığınızda, hedefi on ikiden vurma şansınızı ikiye katlayacaksınız. Öyleyse sözü uzatmayıp, mobil bir pazarlama stratejisi tasarlama ve uygulamanın markanıza getireceği 5 önemli faydaya geçelim.

1. Cep Telefonu Mesajlaşmaları

Müşteri bağlılığını ışık hızına ulaştırmak için mobil pazarlama kampanyanıza bir call-to-action (eylem çağrısı) ekleyeceğinizde, cep telefonu üzerinden mesajlaşmayı (texting) kullanmak markanızın mesajını iletmek için başvuracağınız en akıllıca yollardan biri olacaktır.

Her girişimci, mobil pazarlama stratejilerinin sonuçlarını hızlı almak ister. İnsanların, cep telefonuna mesaj geldiğinde hoş karşıladığı, bir dakika içinde çoğunun bütün metni okuyabildiği ve iletilen mesajların yarısını açtığı bir gerçek. Bu, e-mail ya da Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformları üzerinden iletilen elektronik mesajlar da dahil hiçbir dijital iletişim formatının cep telefonu mesajları kadar hedefe yaklaşamadığı anlamına geliyor.

Cep telefonu mesajlarının açılma oranı daha yüksek olduğundan, mobil pazarlama kampanyanıza entegre edeceğiniz mesajlar ihtiyacınız olan erişim süratini sağlayacaktır.

2. Mobil Üzerinden Yapılan Web Sitesi Aralamaları

Son zamanlarda tüketicilerin %40’ı satın alma süreçlerine hangi markaları dahil edecekleri konusunda mobil cihazları üzerinden yaptıkları aramalara güveniyor. Çoğu, hangi üreticiden bir ürün ya da hizmet talep edeceğiyle ilgili son kararı vermeden önce ürünleri ve ürün hakkındaki görüşleri içeren web sitelere bakıyor. Görüş bildirme siteleri internette rahatlıkla bulunabiliyor ve tüketicilere sayısız marka arasında seçim yaparken kolaylık sağlıyor.

Tam da bu sebeple, mobil cihaz sahiplerinin aklını çelerken  bu web sitelerin gücünü kullanmalısınız.

Bu konuda iyi bir etki bırakmanızın en mantıklı yolu, tüketici tanıtım web sitelerine işletmenizin web sitesini kayıt ettirmek. Bunun yanı sıra, yerel müşterilerinizi web sitenizin yer aldığı tanıtım sitelerine girip markanızda ilgili görüş bildirmeleri için cesaretlendirin. Hakkınızda online’da ne kadar olumlu görüş varsa, tüketicilerinizin akıllı telefonları, tabletleri ve notebookları aracılığıyla yaptıkları online alışverişlerdeki satışlarınız da o kadar artacaktır.

3. Mobil Uyumlu e-Mail

Cep telefonu mesajları dönüşüm almanın en iyi ve hızlı yolu olabilir. Ancak e-maillerin gücü de hala yadsınamaz boyutta. Bu yüzden mobil uyumlu tanıtım e-mailleri göndermek, mobil pazarlama kampanyanıza oldukça değer katabilir.

Etkili ve responsiv e-mail tasarımı; mesajları daha kısa uzunlukta tutmak, bir preheader metni eklemek, kısa bir kopya dahil etmek, az sayıda görsel kullanmak ya da hiç kullanmamak ve eylem çağrısında bulunmaktan (call-to-action) ibaret.

Bütün bunları bir bilim ve sanat aktivitesi gibi düşünün. Mobil uyumlu e-mail sanat veya biliminde uzmanlaşmak size kesinlikle ayırt edici faydalar katacak.

Mobil cihaz sahipleri için bir e-mail segmentasyon konsepti keşfetmek; yani e-mail mesajlarınızın içeriğini farklı kategorilere ayırmak çok önemli. Örneğin; bir VIP müşteri bir mesajı alırken, potansiyel bir müşteri başka bir mesaj almalı. Mesajları müşterilerin üstünlük derecesine göre kişiselleştirerek uyarlarken, mobil e-mailin konsept ve tasarımına uyumlu olmasını ihmal etmeyin. Bu şekilde mümkün olan en yüksek etkiyi elde edebilirsiniz.

4. Popüler Mobil Uygulamalar

Mobil cihaz uygulamaları bağımlılık yapabiliyor. Bu yüzden son teknoloji ürünü bir pazarlama cihazına uygun bir uygulama yaratmanız yeni ve sadık müşterilere ulaşmak için harika bir yöntem.

Eğitici ya da eğlendirici (belki de her ikisi de) bir uygulama oluşturmak ve otomatize etmek için makul ücretlerde ve kullanımı oldukça kolay yazılım programı paketleri var. Yine de kişiselleştirilmiş uygulama tasarımı için daha büyük bir bütçe ayırmanız gerekiyor ancak bu size ve uygulamanızın markanıza kalıcı bir güç sağlamasına bağlı olarak değişebilir.

5. Masaüstünü Geride Bırakan Mobil

Mobil, potansiyel ve geri dönen müşterileri birbirine bağlamada büyük önem taşıyan bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Bu da, mobil bir pazarlama stratejisi seçme ve oluşturmanın daha fazla web trafiği ve kâr getireceği anlamına geliyor. Amerika’daki kullanıcılar güncel verilere göre, mobil cihazlarda günlerinin üç saatini geçiriyor.

Özellikle Y kuşağı masaüstü yerine mobili tercih ediyor. Çoğu kullanıcı hayat tarzı önerileri, bilgi, ürün ve hizmet bulmak amacı ile mobil cihazları kullanıyor.

Değişimin kendi hızına yetişemediği günümüzde hiçbir şey için geç değil. Tüketiciler hayatını mobil çevresinde şekillendirirken onları karşılamak için yakınlarda olursanız iyi edersiniz.

 

Kaynak:

https://www.business.com/articles/5-reasons-why-you-need-a-mobile-marketing-strategy/

SMS İşletmeniz İçin Neler Yapabilir?

Bir işletmenin SMS kullandığını düşündüğünüzde aklınızdan ne geçiyor? Size gönderilen bir teklif mesajı mı? Evet, milyonlarca firmanın mobil pazarlamayı kullanma yollarından biri bu! Peki işletmelerin büyümesi ve gelişmesine yardımcı olmak için metin mesajı kullanmanın birçok yolu olduğunu söylesek ne dersiniz?

Aşağıdaki listede yer alan SMS kullanımı hakkında yeni fikirlerin size yardımcı olacağını ve büyümenize katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

 

Pazarlama/Satış

İşletmenizi internet üzerinde, reklam panolarında, TV, radyo, baskı vb. alanlarda pazarlayabilirsiniz. İşletmenizi pazarlamanın yüzlerce yolu var ama şu an da bir çok işletme metin mesajlarına yöneliyor ve %98 açılma oranı yakalıyorlar.

Neden ve nasıl?

Websitenizi, ürün ve hizmetlerinizi mesaj yoluyla tanıtabilirsiniz. Mesajınızı bütün müşterilere toplu olarak gönderilebilir ya da farklı demografik unsurlara bölerek belirli müşterileri hedefleyebilirsiniz.

Ayrıca, tekliflerinizi içeren bir mesaj göndererek müşteriyi web sitenize yönlendirebilir ya da mağazaya uğramalarını önerebilirsiniz.

 

Güncellemeler

Diyelim ki ürünlerinizden birisini online satın alan bir müşteriniz var. Teşekkür etmek ve siparişlerinin onaylandığını, gönderimde olduğunu, teslim edildiğini veya iptal edildiğini söylemek harika olmaz mıydı?

Müşterileriniz satın alımlarını gerçekleştirdikten sonra, hızlıca müşteriye ulaşmak ve siparişleri hakkında özel detayları aktarmak için otomatik mesaj servisinizi kurabilirsiniz. Böylece, siparişlerin bulunduğu duruma göre sürekli güncellenmesi, müşteri memnuniyetini oldukça artıracaktır.

 

İletişim

Mesaj servisini, şirketinizde iletişim kurmak için de kullanabilirsiniz. Çalışanlara vardiya değişiklikleri, katılmaları gerektiği bir toplantı ya da bir personel gecesi hakkında bilgi vermeniz gerekiyorsa, hepsi basit bir metin mesajıyla yapılabilir. Ayrıca, çalışanınızın mesai saatlerini içeren otomatik bir mesaj göndermek de iyi bir seçenek!

 

Anketler

Müşterilerinizin sizin ve ürünleriniz hakkında ne düşündüğünü öğrenmek, müşterinin yaşam boyu değeri ya da müşteri kaybı arasındaki farkı ortaya koyabilir. Metin üzerinde bir anket göndermek müşterilerinizden geri bildirim almak için hızlı bir yol olacaktır.

Gerçekten çok basit, sormak istediğiniz bir kaç diğer soru ile birlikte müşterinize sizi oylamasını istediğiniz bir kısa mesaj gönderin, çabucak yanıt alabilirsiniz. Bu duruma güzel bir örnek: Ikea!

Ikea bir SMS anketi denedi ve yanıt oranlarında e-posta servisi kullandıklarında olduğundan iki kat daha fazla geri dönüşüm aldı. Ayrıca, Net Promoter Puanlarını da ikiye katladılar (SmartSurvey).

 

Konuşma

Web sitenizde canlı destek hattı yok mu?

Artık sorusu olan insanlarla iletişim kurmak için metin mesajlarını kullanabilirsiniz. SMS ve e-posta entegrasyonu ile e-posta hesabınızı kullanarak bir mesaj gönderebilirsiniz, bu servis e-postanızı kısa mesaja dönüştürecek  ve mesajınız doğrudan müşterinizin cebine ulaşacaktır.

Canlı destek hattı yerine, websiteniz üzerinde bu servisi kullanabilirsiniz.

Nasıl kullanacaksınız? İletişime geçebilecekleri uygun bir temsilci olduğunda ya da hatta bekleme süresi kısaldığında müşteriyi SMS yoluyla bilgilendirerek! Böylece, müşterilerinizin saatlerce hatta beklemesinin önüne geçebilirsiniz.

 

Randevu Rezervasyonları

Daha önce duymamış mıydınız? SMS yoluyla randevu rezervasyonu da yapabilirsiniz.

İşletmeler artık müşterilerine rezervasyon yapmaları için SMS imkanı sunuyor, böylece telefonda randevu ayarlaması için maaş ödeyecekleri bir çalışana ihtiyaç duymuyorlar.

 

Hatırlatıcılar

Müşterilerilerinize randevularını hatırlatmak için SMS kullanabilirsiniz ve bunu otomatik bir servis haline getirebilirsiniz. Eğer sürekli randevularını unutan ve gelmeyen müşterilere sahipseniz, onları da randevularını kaçırmadan önce nazikçe uyarmış olursunuz. Başka bir deyişle, müşteriler randevularına gelemeyecekleri durumda tekrar rezervasyon yaptırabilirler ve maliyet kaybı yaşamazlar.

 

Ödeme Tahsil Etmek

Bazı şirketler, borç takibi için SMS kullanıyorlar ve büyük başarı oranına sahipler. Ancak, kimseyi takip etmeye ihtiyacınız yoksa, ödemeleri tahsil etmek için mobil ödeme sisteminizi SMS yoluyla başlatabilirsiniz.

Sonuç olarak…

SMS İşletmeniz İçin Neler Yapabilir?

SMS’i kullanabileceğiniz bir çok yol mevcut olmasına rağmen yeni yollar sürekli olarak geliştiriliyor. Bu listenin gelecek birkaç yılda giderek büyüyeceğine emin olabilirsiniz.

Kaynak : https://www.textmarketer.co.uk/blog/2017/01/mobile-marketing/what-sms-can-do-for-your-business/

 

Kâr Getiren Can Sıkıntısı:  Mobil Bağımlılık

“Çok sıkıldım.”

Haftada kaç kez bu cümleyi kuruyor ya da duyuyorsunuz? Eğer en az bir kereyse, American Psychological Association’ın 2015’te yaptığı bir araştırmaya göre, aynı şekilde hisseden %63’lük bir kesime dahilsiniz demektir. Aynı araştırma, sıkıntınızın lokasyon veya nüfusun yapısal özellikleri gibi faktörlerden kaynaklanabileceğini de belirtiyor ve muhtemelen sıkıntımızdan kaçmak için kullandığımız ortak bir yol var: internet.

Bu sıkıntı hali, kendini en çok zamanımızın %90’ını geçirdiğimiz “mobil uygulamalar”da belli ediyor. Uygulama çatısının altındaki kategorilere göre zamanımız şu şekilde bölünüyor:

  • Mesajlaşma ve sosyalleşme %68
  • Eğlence (Youtube gibi uygulamalar dahil olarak) %44
  • Oyun oynama %33.

Daha derine inersek, mobil sosyalleşme uygulamalarında geçirilen zamanın %70’ini medya kapsıyor. Peki ya tüm bu faktörler ne anlama geliyor? Sonuçta mobil cihazlarımızı sadece eğlenmek için kullanıyoruz.

Uygulama geliştiricilerin uygulamalara olan düşkünlüğümüzü bir fırsat olarak gördüğünü söyleyebiliriz. En stratejik düşünenleri, bu can sıkıntısının bir gelir kaynağına dönüştürülebileceğini biliyor.

 

Öyleyse bunu nasıl yapıyorlar?

Psikoloji bu noktada büyük önem taşıyor ve bunu söylemek pek hoş olmasa da, beynimizin bağımlılık tuşunu açmanın yollarını aranıyor. Hubspot, bu konu hakkında bir araştırma yapmış ve can sıkıntısından kâr elde etmede en başarılı uygulamaları listeleyip bunu nasıl yaptıklarını anlatmış. Biz de bu raporu size sunuyoruz.

 

Sıkılmanın Psikolojisi – Neden Sıkılıyoruz?

Tavuk ve Yumurta Senaryosu

Canımız sıkıldığında rahatlamak için mobil uygulama kullanmamıza rağmen, bazen sıkıntımızın ana kaynağı uygulamanın ta kendisi olabiliyor. Temple Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, mobil cihazlarla ilişiğimizin bizi daha sabırsız ve dürtüsel yaptığını söylüyor. Buna göre, bir uyarıcının eksikliğine tahammül edemiyoruz. Teknoloji her an elimizin altında olduğundan, oturup başka bir şeyle ilgilenmek bizim için daha zor. Dahası, kullanım sıklığımız arttıkça, direnmek için harcadığımız çaba da aynı oranda azalıyor.

 

Nörolog James Danckert, can sıkıntısını “öz denetim mekanizmasındaki bir eksiklik” olarak açıklıyor. “Tamamlamanız gereken görevlerle ilgilenmekte zorluk yaşamanız da denebilir. İrade gücünüz arttıkça daha az sıkılacaksınız.” diye ekliyor. İrade gücüne sahip olmamanın diğer adı nedir? Dürtüsel ve anlık hareket etmek… Mobil kullanımımızın artışıyla, daha sık deneyimleyeceğimiz bir davranış modeli.

 

O halde neden can sıkıntımızı hafifletmek için mobile başvuruyoruz?

Maggie Koerth-Baker Scientific American’da “İnsanlar can sıkıntısından kurtulmak için çok uğraşacaktır.” diyor. Kısa zamanda aşırı yemek yeme vb. sağlıksız ve dürtüsel davranışlara yönelmek gibi. Mobile yönelmek modern dürtülerimizle verdiğimiz en kâr sağlayıcı karar olabilir.

 

Haydi bağımlılıklarımızı kazanca dönüştürmede en başarılı gördüğümüz uygulama geliştiricilerine bir göz atalım.

 —

Sıkıntı Madenini Keşfedip Altın Çıkartmış 3 Mobil Uygulama

  1. Tinder

Time dergisi 2014’te Tinder’ın kurucularını tanıttığında, Laura Stampler uygulamayı kusursuz bir şekilde özetlemişti:

 

Kullanıcılara potansiyel eşleşmeler için diğer kullanıcıların fotoğrafları gösteriyor. Ekranı sağa kaydırarak ‘beğen’, sola kaydırarak ‘geç’ komutunu veriyorsunuz. Karşılıklı beğeniler ile eşleşme gerçekleşiyor. Buna göre isterseniz aramaya devam ediyorsunuz, isterseniz de eşleşmelerinizle konuşmaya başlıyorsunuz. ‘Oynamaya devam et!’ seçeneği pek ikna edici olacak ki, uygulama günde 500 milyon eleme ve 5 milyon eşleşme salgınını oluşturuyor.

 

Stampler’ın kullandığı kelimeye dikkat edin: “Salgın”. Biriyle tanışma konusuna yoğunlaşmayan biri bile es geçme özelliğinin bağımlılık yapan etkisine kapılabiliyor. Kendinizi otobüs beklerken, oturma odasında otururken ya da göz ucuyla televizyon izlerken bile eşleşmek üzere Tinder’a göz atarken buluyorsunuz. Bu aslında biraz da yeni kişilerle tanışmaktan çok, yalnız birinin boş zamanını geçirmek için kullandığı bir etkinliğe dönüşüyor.

 

Uygulamanın ‘aramaya devam etme’ özelliğinin cazibesine kapılmamak gerçekten güç. Daha çok aradıkça, eşleşmelerinize daha az ilgi gösterdiğinizi bile fark ediyorsunuz. İlginç bir şekilde bu kendini tekrarlayan eylem canınızı sıkmaya başlıyor ancak yine de elinizde olmayarak uygulamada kalmaya ve ‘oynamaya’ devam ediyorsunuz. Bu psikoloji, yazının başında açıkladığımız anlayıştan kaynaklanıyor. Eğer uygulamayı silmezseniz yüksek versiyonu satın alıp neredeyse aynı deneyimi reklamsız bir şekilde yaşamayı göz önünde bulundurabilirsiniz. Bugün Tinder’ın daha fazla yenilik için ödeme yapmaya gönüllü 1.7 premium üyesi var.

 

  1. Pokémon GO

Yakın zamanda şehir dışındaki bir arkadaşımı ziyaret ettiğimde ne zaman bir yere yürümemiz gerekse öfkeli bir şekilde telefonuyla uğraştığını gördüm. Bir harita uygulaması kullandığını düşünerek “Kayıp mı oldun?” diye sordum.

 

“Hayır.” diye cevapladı. “Sadece Pokémon GO oynuyorum.” Adını henüz duymayanlar için Pokémon GO, belirli konumlara yerleştirilmiş oyun karakterlerinin real-time’da yakalanmasından yola çıkan online bir uygulama. Bir çeşit mobil VR da denilebilir.

 

Çok şaşırmıştım. Çünkü Pokémon GO’nun etkisinin çoktan azalıp kaybolacağını düşünüyordum ve bu ziyaret bu düşüncemden birkaç ay sonra gerçekleşmişti. Sıkıcı bir yol arkadaşı mıydım? Yoksa arkadaşım merak ve sıkıntısını gideren bir uygulamanın bağımlısı mı olmuştu?

 

Bu tarz soruları soran tek kişi ben değilim. Çok sayıda psikoloji yayını beynimizin Pokémon GO gibi uygulamaları nasıl işlediğini açıklamaya girişiyor. Hatta, İnternet Oyunları Oynama Hastalığı (Internet Gaming Disorder), Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda resmi bir bağımlılık çeşidi olarak yer aldı.

 

Araştırmalar sıkılmaya daha meyilli kişilerin, uyuşturucu ve alkol bağımlılığına düşmek konusunda daha öncelikli olduğunu gösteriyor. Mobil bir uygulamaya bağlanmanın çok ciddi bir durum olup olmadığı tartışılır. Şimdilik kesin olan bir şey varsa, o da diğer bağımlılık türleriyle benzer bir psikolojik süreci takip ettiği. – Tatmin olmak için sürekli daha fazlasını istemek gibi – Uygulama içi satın almaların Pokémon GO’ya yüksek bir gelir kaynağı yaratmasının  (günde 2.3; 2016 sonuna kadar ise 342 milyon dolar) başarısı belki de burada saklıdır.

 

  1. Candy Crush Saga

Bu örnek uygulama içi satın almaların büyük finansal ödülleri olduğunun başka bir göstergesi. Candy Crush Saga, oyun sektörün devi King Digital’ın (görünürde) ücretsiz sunduğu bir mobil uygulama. Sizden indirme için bir ücret talep etmiyor ancak ekstra can ve daha yüksek bir puana ulaşmanızı sağlayan diğer özellikler premium ücretlendirmelere giriyor ve günlük olarak 1.103.436 dolar gelir getiriyor.

 

Ancak şöyle bir durum da var, oyunu kazanıp yüksek bir puana ulaştığınızda ya da herhangi bir görevi başarı ile tamamladığınızda; beyninizin kokain kullanımında uyarılan bölümü aktif hale geçiyor. Araştırma aynı zamanda kazanmaya dair tüm aktivitelerin metamfetamin ve benzeri maddelerle aynı hazzı veren sinyalleri tetiklediğini belirtiyor. Ek olarak, davranış döngüsünün de eroin bağımlılarınınkiyle büyük benzerlik taşıdığı vurgulanıyor.

 

Büyük resmi görmeye başladınız mı?

Yazı boyunca bağımlılık kelimesinin üzerinde biraz fazla durduğumuzun farkındayım. Ancak insanların yalnızca eğlenmek ve vakit geçirmek için katıldığı bir aktiviteden günde 1.103.436 dolar gelir elde edilemeyeceğinin anlaşılmasını çok önemsiyorum. Mobile bağımlılığın insanların daha çabuk sıkılmasına yol açması ve bu sıkıntının körüklenip dürtüsel bir dijital alışkanlığa evrilmesi, olaylarının ciddiyetini kanıtlıyor.

 

Etik bunun neresinde?

Ne yazık ki bu sorunun basit bir cevabı yok. Ancak pazarlamacıların can sıkıntısına altın madeni gibi yaklaşması ve ince bir işçilik sergileyerek büyük miktarda kazanç sağlaması etik davranışa dahil. Örneğin, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile gönüllü kuruluşların partner olup farkındalık yaratması için güzel bir fırsat. Belki bu markalar tarafından ‘uygulama içi satın alma’ yerine, ‘uygulama içi bağış yapma’ seçeneğini tanıtacak dijital araçlar dahi geliştirilebilir.

 

Diyelim ki bölgedeki bir emlak ofisi böyle bir ayrıcalıktan yararlanmak istiyor. Fiyatlandırma için bir uygulama geliştirebilir ve mesajlarını basit bir oyunun içinden verebilir.  İnsanlardan uygulama içi özellikler için ek ücret talep etmek yerine, insanları uygulamayı kullanmaya devam etmeleri için Habitat for Humanity gibi bir vakıf ya da sosyal sorumluluk çalışması için reklam vererek cesaretlendirebilir. Her X sayıda indirme için ya da X sayıda kulanıcıda bir bağış yapılabilir.

 

Sıkıntı iyilik veya kâr güden bir amaç için kullanılabilir. İnanın ihtiyacınız olan sadece biraz yaratıcılık ve sağlam bir strateji.

 

Kaynak: https://blog.hubspot.com/marketing/boredom-apps-mobile-addiction#sm.0001mjxs710nieczx3h2keprj8kjx

 

Lokasyon Bazlı Mobil Pazarlama Bu Yıl Harekete Geçmeye Hazır

Geçtiğimiz pazartesi günü, Lokasyon Bazlı Pazarlama Birliği (LBMA), ikinci Yıllık Global Lokasyon Trendleri Raporu’nu yayınladı.

Yılın en büyük marka toplantısı  RetailLoco sırasında SXSW’de lanse edilen raporda, lokasyon bazlı mobil pazarlama nın kullanım ve yatırım alanlarında uygulanan başlıca trendleri sunuldu.

Raporda, lokasyon bazlı pazarlamadaki kullanım ve yatırımların yanı sıra 2017’de bu teknolojinin uygulanması için tasarılar oluşturulması da sunulan başlıca trendler arasında.

MMW tarafından Global Lokasyon Trendleri Raporu’nun bir özeti yayınlandı. Buna göre LBMA’nın raporu bize, dünya genelindeki 500’den fazla iş dünyası liderinin ve pazarlama yöneticisinin şu anda lokasyon bazlı pazarlamayı kullandıklarını, bu pazarlama stratejisine ne gibi  bir yatırım yaptıklarını ve bu teknolojilerin uygulanması için gelecek planlarının neler olduğunu gösteriyor.

Lokasyon bazlı pazarlama için  en önemli ve yenilikçi 5 global pazarda online araştırma yürütüldü. -ABD, Kanada, Almanya, İngiltere ve Singapur piyasa analizi ile ayrıntılı bir pazar sunmaktadır.

https://locationkit.io/author/acappa/

https://locationkit.io/author/acappa/

 

Rapordaki genel bulguların içeriklerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

  • Konum temelli reklam hedeflemesi, dünyanın en üst düzey yöneticileri tarafından uygulanıyor. Şirketlerin % 50’sinden fazlası müşterilerini hedef almak için şu anda lokasyon bazlı verileri kullanıyor.
  • Pazarlama bütçelerinin % 25’i lokasyon bazlı pazarlamaya (LBM) ayrılıyor. Tüketicileri hedefleme ve POS satışlarını kullanma kabiliyeti, LBM’nin en büyük faydaları olarak gösterilmektedir.
  • Ülkeler mobil pazarlama bütçelerinin daha fazlasını lokasyon bazlı pazarlamaya kaydırıyor.

Dünyanın en büyük proximity data ağı olan Unacast’ın CEO ve ortak kurucusu olan Thomas Walle, lokasyon bazlı pazarlama için şu ifadeleri kullanıyor: ‘’Bu rapor, dünyanın en büyük reklamcıları için lokasyon verisinin devasa bir değer olduğunu kanıtlıyor. Artan ilişkilendirme ve hedefleme için kullandığımız deterministic proximity’de önemli bir artış olduğunu görüyoruz.’’

“Unacast, gerçek dünyadaki online veri toplama doğruluğunu etkin bir şekilde nasıl yansıtabileceğine ilişkin kodu kırdı. Deterministic proximity verileri yalnızca tüketiciyle yaygın bir bağlantı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda onlarla daha derin ve daha kişisel bir ilişki kurmanın şartlarını da sağlar. Bizim Gerçek Dünya Grafiklerimiz ile pazarlamacılar müşterilerinin gerçek dünya davranışlarını ve içeriğe bağlı olarak fiziksel konumlarla nasıl doğruluk ve alaka düzeyinde olduklarını anlayabilirler.”