Mobil Uygulama Başarısını Ölçmek İçin En İyi Stratejiler

En iyi mobil uygulama stratejilerinden bahsetmek için öncelikle Facebook’un deneyimlerine değinelim.

Facebook, Eylül 2006’da piyasaya ilk sürüldüğünde, oldukça tecrübesizdi. – aslında hepimiz biraz tecrübesizdik. Bununla birlikte, anında başarıya ulaşıldı ve platformun kullanıcı tabanı neredeyse bir gecede büyüdü. Analistler, strateji ve gelecek başarıyı yönlendirmek için platformdaki giderek artan aktif kullanıcı sayısını kullandı.

Ancak, stratejiniz doğru öngörü ile doğru şekilde ayarlama noktasında başarısız olursa – doğru metrikleri, önlemleri ve anahtar performans göstergelerini (KPI’lar) kullanmayarak – negatif bir etki yaratabilir.

Facebook, şaşırtıcı kullanıcı tabanına rağmen, yanlış ayarlanmış metriklerin yanlış bir pozitif etki yarattığını, aslında olumsuz olanı olumlu gösterdiğini, hızlıca öğrendi. Analistler kaç kişinin platformu kullandıklarını biliyorlardı, ancak her kullanıcının gerçek değerini bilmiyorlardı. Bu seviyede fikir eksikliği, düzgün bir şekilde para kazanamadıkları anlamına geliyordu. Sonunda, kimse bunun farkında olmasa da, mobil cihazları başarısız bir şekilde hedeflediklerini keşfettiler.

Birçok potansiyel kullanıcının yalnızca mobil cihazları aracılığıyla bağlantıya sahip olduğu gelişmekte olan ülkelerde, platform 2012’de kullanıcı başına yaklaşık 32 sent kazanıyordu. Başka yerlerde neredeyse doymuş bir pazar ile Facebook’un bu segmente odaklanması kritikti. Analistler, KPI’larından birinin mobil cihazlar aracılığıyla para kazandığını öğrendiğinde, odak noktasını değiştirdiler ve ölçümler anlaşılır olmaya başladı. Bu bilgilerle Facebook önemli mobil ölçütleri artırmayı başardı ve bu segmentin değerini üç yıl boyunca etkili bir şekilde dört katına çıkardı.

Mobil Uygulama Başarısını Ölçmek için Dört Strateji

Diyelim ki sırf bütün insanlarda var diye, siz mobil cihazları kullanmıyorsunuz. Ancak bunun stratejik bir iş etkinleştiricisi olduğunu fark ettiniz. Peki ya şimdi? Mobil uygulama stratejinizi geliştirme, bunun işletme hedeflerinize ulaşmada yerini ve değerini anlama ve bu finansal zorunluluklarla uyumlu KPI’ları tasarlamak için derinlere inmenin tam zamanı.

Facebook’un ‘strateji ikilemi’ az rastlanır bir şey değil, ancak önlenebilir. Mobil uygulama başarısını işletme hedeflerinize göre ölçmek için dört strateji aşağıda belirtilmiştir.

  1. KPI’lar hakkında daha geniş düşünün.

Her mobil uygulama kampanyası benzersizdir ve KPI’lar sadece endüstri tarafından değil, aynı zamanda içgörü ve hareketlerini yönlendirmek istediğiniz müşterilerinizin yolculuklarının hangi aşamasında olduklarına göre değişir. Geleneksel ölçütlerin KPI’ların yerini almasına karşın, onları daha geniş çaplı düşünmeniz için genel pazarlama stratejinize veya stratejik zorunluluğunuza nasıl girdikleri ve daha sonra bu zorunluluklara ulaşmak için nasıl daha ayrıntılı KPI’lar oluşturdukları açısından daha iyi bir anlam ifade ederler.

”İş hedeflerinize dayanarak hangi geniş KPI’ları hedefleyeceğinize karar verin.”

Örneğin, amacınız geliri artırmak ise, mobil uygulamanızın yeni net geliri nasıl yönlendirdiğine bakın. Hangi büyüme fırsatları mevcut? Gelir artışı sağlamaya yardımcı olabilecek yeni pazarlar veya müşteri segmentleri var mı? Eğer marka oluşturma amaç ise, farkındalık veya sadakat üzerine düşünün. Doğru kitleler ürünlerinizi kullanıyor mu?

Ardından, bunların geniş hedeflerin başarılarını ölçmek için daha belirli ve somut KPI’lara nasıl parçalanabileceğine bakın.

Yaşam boyu değeri, yeni gelir artışı elde etme hedefiyle ilişkili bir KPI değeridir. Bir KPI olarak amaç, marka sadakatine yöneliktir. Diğer KPI’ler arasında, kullanıcı başına ortalama gelir, günlük etkin kullanıcılar ve aylık aktif kullanıcılar bulunur. Anahtar ise, genel olarak düşünmektir – KPI’ların bağlamını stratejik zorunluluklar çerçevesinde anlamak ve daha sonra belirli KPI’leri buna göre eşleştirmek.

Ancak, bu KPI’ların size ihtiyacınız olan bilgileri etkin bir şekilde verip vermediğini anlamak için yaptığınız testlere dikkat edin. Örneğin, web sitenizde, yerinde geçirilen ortalama süre, etkileşimi ve içeriğin alakalılığını daha iyi gösterebilir; ancak, mobil uygulamanızda harcanan ortalama süre daha uzun sürerse kullanıcının sıkıştığını ve dolayısıyla sinirli olduğunu gösterebilir. Müşterileriniz belirli bir uygulama task üstünde durmaya devam ederse, bir sorun olduğunu ifade edebilir.

  1. Doğru Fikirler için Mobil Uygulama Stratejinizi Silo’dan çıkarın.

Başarıyı; satın alma, katılım, para kazanma ve müşteriyi koruma gibi tüm mobil uygulama yaşam döngüsü boyunca izlemek önemlidir. Ancak, müşterilerinizin uçtan uca çok kanallı yolculuklarından fikir edinmek, anlamak ve analiz etmek de önem taşır.

”Stratejinizin mobil uygulama yaşam döngüsünden daha fazlasına ihtiyacı vardır.”

Mobili bütünüyle ve daha geniş içeriğiyle birlikte, geleneksel mobil web ve masaüstünü ve hatta Nesnelerin İnternetini içeren bir çok kanallı yaklaşım ile gözden geçirmesi gerekir. Mobil uygulama stratejinizi silodan çıkarın ve daha güvenilir, büyük resim görünümü elde edin.

Örneğin, belirli bir müşterinin veya segmentin markanızla olan yolculuğuna bakmadan, yeni bir öğeyi duyuran bir uygulama içi mesajın etkileşim görmediği ve bu nedenle, gelirinizi artırmak için kitlenizin yankı uyandırmadığı anlaşılıyor olabilir. Gerçek şu ki, aynı kullanıcıların zaten benzer bir promosyon e-postası aldığı ve belki de ürünü satın almış olabileceği düşünülüyor. Kanallardaki ve cihazlardaki müşteri yolculuğuna bakarak, neyin işe yaradığını ve geliri artırmak ve işletme hedeflerinize ulaşmak için nelerin doğru yol olmadığını daha iyi ölçebilirsiniz.

  1. İhtiyaçlarınızı Daha İyi Sunacak Özel Metrikler Oluşturun.

Mobil uygulamalar ve kullanımı son derece bağlamsal olup, işletme hedefleriyle uyumlu ve oldukça özel KPI’lar oluşturmayı kolaylaştırır. Örneğin, bir uygulamanın indirilip indirilmediğini veya bir sepetin terk edilip edilmediğini belirlemek kolaydır. Ancak KPI’ların, mobil uygulamanızın işletme hedeflerinizi geliştirmeye ne kadar iyi yardımcı olduğunu ölçmek için değerlendirme araçları olduğunu unutmayın. Bu nedenle, KPI’ları geliştirirken, daima iş hedeflerinizle başlayın ve KPI’larınızı onların etrafında oluşturun. Özel KPI’lar, basit ölçütleri benzersiz ve bağımsız bir formülle birleştirerek elde edilebilir veya hesaplanabilir.

”Bu süreçte, akılda tutmanız gereken önemli bir ayrım var: tüm KPI’ler metriklerdir, ancak tüm metrikler KPI değil.”

Metrikler, pazarlama etkinliklerinizin sağlığını ölçer, ancak KPI’ler doğrudan iş hedeflerinizle uyumludur ve size stratejik zorunluluklarınıza göre topu doğru yönde hareket ettirip ettirmediğiniz konusunda sizi bilgilendirir. Facebook’un başlangıç metriği kullanıcı sayısıydı; ancak iş hedefleri, platformun ne kadar popüler olduğunu göstermek değil, çabalarından para kazanmaktı.

Başarının gerçek göstergesi; kullanıcı sayısı değil, bu platformun uygun bir şekilde para kazanıp kazanmadığını belirleyebilecekleri yer yani mobil alanı çevreleyen metriklerdir. Metriklerini iş hedeflerine bağlayarak, platformun iş dünyasının bakış açısından başarılı olup olmadığını gösteren KPI’ları yarattılar.

Doğru araçlar ve olanaklarla, hangi metriklerin işletme başarılarının gerçek göstergeleri olduğuna ve uygulamanızı bu sayıları artırmak için nasıl optimize edebileceğinize ilişkin daha fazla bilgi sağlayabilen oldukça ayrıntılı düzeylerde özelleştirme ve segmentasyona ulaşmak mümkündür.

  1. Uzun Vadeli Değer Oluşturmak için Müşterinize Odaklanın.

Uygulamanızın müşteri beklentilerini ne kadar etkili karşılayıp karşılamadığını ölçmek mümkün müdür? Uygulamanızı en iyi deneyimi sunacak şekilde tasarlıyor musunuz? Bu soruları yanıtlamak için mükemmel mobil ve çok kanallı analiz çözümlerinden yararlanın.

Yolculuk boyunca müşteri temas noktalarına ilişkin basit, sezgisel bilgiler; müşteri deneyimini ve ilişkilendirmeyi ölçmenize yardımcı olabilir. Memnuniyetsizliği anlamak ve daha sonra pazarlama eylemi gerçekleştirmek; odak noktayı müşteri yapar, müşteri deneyimini geliştirir ve uzun vadeli bir değer oluşturur.

İşte harika bir örnek.

National Australia Bank, dijital stratejide, mobil cihazları içeren sağlam, çok kanallı bir pazarlama grubu ile lider olarak bilinir. Müşteri yolculuğu analizi sayesinde, kredi onay için başvuru sürecinde dolaşan kullanıcılarda belirli bir aşamada ani bir düşüş fark etti. Düşüşün nerede olduğunu tespit ettikten sonra, akıllı telefon platformunda küçük bir aksaklık olduğunu belirttiler. Odak noktasını müşteri yaparak; sorunu tespit edip çözdüler, müşteri yolculuklarını geliştirdiler, kredi onay sürecini düzene soktular ve mobil uygulama kanalı üzerinden gelir potansiyelini yaklaşık % 600 oranında artırdılar!

Ortak bir sonuca varacak olursak:

Yanlış bilgilendirilmiş, yanlış ayarlanmış bir stratejiyle yönlendirilen mobil uygulama metrikleri; sahte pozitif oluşturan ve stratejinizin nereye gittiğine ilişkin yanlış sonuçlara yol açan, sadece gösterişten ibaret bir şey haline gelebilir. İş hedeflerinize uyan diikatli KPI’ları oluşturun ve bu KPI’ları en iyi temsil edecek metrikleri belirleyin. Mobil uygulama stratejinizi içgörü ile daha iyi ayarlamak, geniş düşünmek, silodan çıkmak ve daha üst düzey kurumsal ve stratejik zorunluluklarınıza ulaşmak adına uçtan uca çok kanallı bilgi akışını sağlamak için zaman ayırın.

Kaynak: https://blogs.adobe.com/digitalmarketing/mobile/even-better-strategies-measuring-mobile-app-success/

Ericsson Mobilite Raporu 2

Bu yazıda Ericsson Mobilite Raporu’ nun ilk ana başlığı olan 2016 1. Çeyrek Mobil Abonelikleri incelemeleye devam ediyoruz.

Bölgesel Abonelikler Görünümü

Tüm bölgelerde mobil aboneliklerde bir artış var, ancak değişimi yönlendiren faktör mobil geniş bant.

b1

Mobil aboneliklerin sayısı bölgeler arasında artmaya devam ediyor. Olgun pazarlardaki büyük oranda büyüme daha fazla cihaz ekleyerek gerçekleşirken, gelişmekte olan bölgelerde daha fazla cihaz alabiliyor olması yeni aboneleri teşvik ediyor. Yerel ekonomik koşullar, farklı bölgelerdeki abone alımlarını önemli derecede etkiliyor. Büyüme, pek çok bölgede mobil geniş bant aboneliklerinin güçlü alımıyla tetikleniyor.

Mobil geniş bant aboneliğinin büyümesinin, genç ve artan bir nüfus, artan GSYİH ve akıllı telefon alımı nedeniyle Orta Doğu ve Afrika’da özellikle güçlü olması bekleniyor. Asya Pasifik bölgesindeki bazı ülkeler, önümüzdeki beş yıl içinde güçlü bir mobil geniş bant aboneliği alışverişi yaşarken, Kuzey Amerika ve Avrupa gibi olgun bölgeler daha ılımlı bir büyümeye sahip olacak.

b2

Orta Doğu, Afrika’da ve Asya Pasifik’ indeki mobil abonelikler esas olarak sadece-GSM / EDGE, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da çoğunluk WCDMA / HSPA ve LTE

Orta Doğu ve Afrika, bir çok ülke arasında ekonomik büyüme ve gelişmiş yaşam standartlarına sahip bir bölgedir. Düşük maliyetli akıllı telefonların artan kullanılabilirliği ile mobil geniş bant hizmetlerine yönelik talep birleşince, 2015’teki ses merkezli GSM / EDGE aboneliklerinin bir çoğunluğunun 2021 itibariyle WCDMA / HSPA ve LTE aboneliklerine kayması söz konusu olacaktır. Bununla birlikte, GSM / EDGE’ ye yapılan aboneliklerin bölgede 2021 yılına kadar hala önemli bir paya sahip olacağı düşünülmektedir.

”3G tabanlı cep telefonlarını kullanan düşük gelirli tüketicilerin sayısının yüksek olması nedeniyle Sahra Altı Afrika’da WCDMA / HSPA ağırlıklı olarak 2021’e hakim olacak.”

Asya Pasifik çok çeşitli bir bölgedir ve LTE aboneliklerinin bölgesel payı 2021 yılında yaklaşık yüzde 50 olacaktır. Bu, Çin’de halen devam etmekte olan LTE’nin yaygınlaşmasına rağmen, 2021 yılı sonunda ülkede 1.2 milyar LTE aboneliğine neden olacaktır – küresel toplamın yaklaşık dörtte biri.

Ayrıca, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler LTE’yi benimseyen ilk ülkelerdendi. Bu iki ülke 2015 yılı sonunda küresel LTE aboneliklerinin yüzde 14’ünü oluşturuyordu.

Orta ve Doğu Avrupa’da WCDMA / HSPA aboneliklerinin payı artmaktadır ve LTE şebekeleri hemen hemen tüm ülkelerde mevcuttur.

b3

5G ilk yayılmalar

5G abonelikleri, mobil geniş bant hizmetlerinde iyileştirmeler sağlayacak ayrıca IoT için genişleyen kullanım yelpazesine izin verecek. ABD, Japonya, Çin ve Güney Kore’nin 5G aboneliklerinin sunulacağı ilk ülkeler olması bekleniyor.

Nesnelerin İnterneti

Bağlanan cihaz sayısındaki büyüme, ortaya çıkan uygulamalar ve iş modelleri tarafından yönlendirilir ve düşen cihaz maliyetleri ile desteklenir.

b4

Cep telefonları bağlı cihazların en büyük kategorisi olmayı sürdürüyor ancak 2018’de bağlı otomobilin, makine, elektrik sayacı, uzaktan ölçüm ve tüketici elektroniği içeren IoT’yi aşması bekleniyor. IoT cihazlarının 2015’ten 2021’e, yeni kullanım durumlarına bağlı olarak yüzde 23’lük bileşik yıllık büyüme hızıyla (CAGR) artması bekleniyor.

2021 yılına kadar yaklaşık 28 milyar cihazın bağlı olacağı tahmin ediliyor ve bu cihazların 16 milyarına yakın kısmı IoT ile ilgili olacak.

b5

2021 yılına kadar hücresel abone sayısıyla 1,5 milyar IOT cihazı

2015 yılının sonunda hücre aboneliğine sahip yaklaşık 400 milyon IoT cihaz vardı. Hücresel IoT’nin, bağlı cihazların farklı kategorileri arasında en yüksek büyümeye sahip olması ve 2021 yılında 1,5 milyar’a ulaşması beklenmektedir. Bu artış, hücresel IoT teknolojilerinin endüstri odaklılığının ve 3GPP standardizasyonunun artmasından kaynaklanmaktadır. Hücresel bağlantılar; hazırlama, cihaz yönetimi, servis etkinliği ve güvenliği iyileştirmelerinden yararlanmaktadır.

”IoT kapsamında, farklı ihtiyaçlara sahip iki büyük pazar segmenti ortaya çıkıyor:

Massive ve kritik uygulamalar.”

b6

Massive IoT bağlantıları, yüksek bağlantı hacimleri, düşük maliyet, düşük enerji tüketimi ve küçük veri trafiği hacimleri ile karakterize edilir. Örnekler arasında akıllı bina, nakliye lojistiği, filo yönetimi, akıllı sayaçlar ve tarım yer alıyor. Pek çok şey kılcal şebekeler vasıtasıyla bağlanacaktır. Bu, hücresel şebekelerin her yerde bulunması, güvenliği ve yönetimi üzerinde etkili olacaktır.

Günümüzde, hücresel IoT modüllerinin yaklaşık yüzde 70’i sadece GSM’dir. Ağ mekanizmaları uygulanmakta ve düşük oranlı uygulamalar için ağ kapsamı genişletilmektedir. Ek işlevsellik, mevcut ağların farklı cihaz kategorilerini desteklemesini ve ağa erişen cihazların önceliklendirilmesini sağlar. Uyku modu gibi ağ sistemi iyileştirmeleri, uzak hücresel aygıtlar için pil ömrünü 10 yılı aşmayacak şekilde destekleyecektir.

Kritik IoT bağlantıları, çok düşük gecikme süresi ile ultra güvenilirlik ve kullanılabilirlik gereksinimleri ile karakterize edilir. Örnek olarak, trafik güvenliği, özerk otomobiller, endüstriyel uygulamalar, uzaktan cerrahi de dahil uzaktan üretim ve sağlık hizmetleri verilebilir.

Günümüzde, LTE’nin hücresel IOT cihaz penetrasyonu içindeki payı yaklaşık yüzde beş civarındadır. Maliyet düşüşleri, LTE’ye bağlı cihazların giderek canlı kalmasını sağlayarak, çok düşük gecikmeli yeni uygulamalar sağlar. Bu, karmaşıklığı azaltarak ve modemleri IoT uygulama yeteneklerine sınırlayarak başarılabilir. Mevcut LTE ağlarında ve 5G yeteneklerinde geliştirilen işlevselliğin kritik IOT dağıtımları için adreslenebilir uygulamaları genişletmesi bekleniyor.

2015 ve 2021 arasında, IoT bağlantılarının% 23’lük bir CAGR ile büyümesi bekleniyor. Bu süre zarfında, Batı Avrupa, bağlantılı otomobil segmentinde büyümenin yol açtığı en fazla bağlantıyı ekleyecek gibi görünüyor.

Source: https://www.ericsson.com/res/docs/2016/ericsson-mobility-report-2016.pdf

 

Ericsson Mobilite Raporu

Nesnelerin İnternetinin (IoT) 2018’de bağlı cihazların en büyük kategorisi olan cep telefonlarını geçmesi bekleniyor.

2015 ve 2021 yılları arasında, IoT’nin %23’lük bileşik yıllık büyüme hızıyla (CAGR) 2021 yılında tahmini toplam 28 milyar bağlı cihazın 16 milyarıa yaklaşması bekleniyor.

LTE abonelikleri 2016 yılının 1. Çeyreğinde yüksek bir oranda büyüdü. 150 milyon olan abonelik sayısı çeyrek boyunca yeni abonelikler gerçekleştirerek dünya çapında 1,2 milyara ulaştı.

Akıllı telefonlarla ilişkili abonelikler de artmaya devam ediyor. Bu yılın üçüncü çeyreğinde akıllı telefonların, basit (temel) telefon kullanan kişi sayısını aşması bekleniyor.

Bu raporda, mobil endüstrinin çeşitli yönlerini keşfeden dört ana makale yer alıyor.

Önce, mikrodalga backhaul bağlantılarının doğru, yüksek çözünürlüklü yağış ölçüm araçlarıyla nasıl kullanılacağını inceleyelim.

Hava, neredeyse yaptığımız her şeyi etkiler ve doğru hava tahminleri hayati önem taşır.

Ayrıca gençlerin, geleneksel TV’lerden akıllı telefonlarda akan video yayınına geçerken, değişen TV / video izleme davranışını nasıl yönlendirdiklerini inceliyoruz.

Kullanıcı deneyimini yönetmeyle ilgili makalede, metropol bölgelerdeki mobil radyo hücrelerinin onda birinden daha az trafik yükünün, 24 saat boyunca kullanıcı etkinliğinin yarısından fazlasını etkileyebileceği anlatılmaktadır.

Son olarak, 5G dağıtımlarının güvenliğini sağlamak için küresel spektrum uyumlulaştırma gereksinimini tartışıyoruz.

Umarız bu raporu ilgi çekici ve değerli bulursunuz.

2016  1. ÇEYREK MOBİL ABONELİKLER

2016 yılının ilk çeyreğindeki toplam mobil abone sayısı yaklaşık 7.4 milyar, bunun 63 milyonu yeni abonelikler.

Mobil abonelikler yıllık bazda yüzde 3 oranında büyüyor ve 2016 yılının ilk çeyreğinde 7,4 milyara ulaştı. Çeyrek boyunca net katkılar açısından Hindistan (+21 milyon), ardından Myanmar (+5 milyon), Endonezya (+5 milyon), ABD (+3 milyon) ve Pakistan (+3 milyon).

Mobil genişbant abonelikleri yıllık bazda yüzde 20 oranında büyüyor ve yalnızca 2016 yılının ilk çeyreğinde 140 milyona ulaşıyor.

LTE abonelikleri, 150 milyon yeni abonelik ile güçlü bir şekilde büyümeye devam ediyor. Toplam LTE aboneliği şu an 1.2 milyar civarındadır. Çeyrek boyunca WCDMA / HSPA 30 milyon civarında ekledi. 3G / 4G aboneliklerinin çoğunluğu GSM / EDGE’ye bir geri dönüşüm olarak erişebilir. GSM / EDGE’ye yapılan abonelikler 2016 yılının 1. Çeyreğinde 70 milyona geriledi.

Akıllı telefonlarla ilişkili abonelikler artmaya devam ediyor. 2016 yılının 3. çeyreğinde, akıllı telefon aboneliklerinin sayısı temel telefonlar için geçerli sayıya ulaşacak. 2016 yılının ilk çeyreğinde akıllı telefonlar, satılan tüm cep telefonlarının yüzde 80’e yakınını oluşturuyordu.

”2016 yılının 1. Çeyreğinde:

7,4 milyar mobil abone, 3,7 milyar mobil genişbant aboneliği ve 3,4 milyar akıllı telefon aboneliği”

1

7

Birçok ülkede mobil abone sayısı nüfusu aşıyor. Bu büyük oran, etkin olmayan abonelikler, birden fazla cihaz sahipliği veya farklı çağrı türleri için aboneliklerin optimizasyonundan kaynaklanmaktadır. Bu, abone sayısının abonelik sayısından düşük olduğu anlamına gelir. Bugün 7,4 milyar aboneliğe kıyasla yaklaşık 5 milyar abone var.

3

Mobil Üyelikler Görünümü

5G abonelik alımının 4G’den daha hızlı olması bekleniyor.

Küresel mobil genişbant abonelikleri, 2021 yılına kadar tüm aboneliklerin yüzde 85’ini oluşturan 7,7 milyara ulaşacak. Mobil geniş bant, bazı segmentlerde sabit geniş bandı tamamlayacak ve başkalarının baskın erişim modu olacak.

Mobil cihaz aboneliği olmayan birçok PC ve tablet kullanılıyor; bunun bir nedeni, yalnızca Wi-Fi ve mobil özellikli modeller arasında fiyat farkı olmasıdır. Buna rağmen, mobil özelliklere ve aboneliğe sahip cihazların sayısı 2021 yılına kadar yüzde 20 oranında artacak.

”2021 itibariyle:
9 milyar mobil abonelik, 7,7 milyar mobil genişbant aboneliği ve 6,3 milyar akıllı telefon aboneliği”

5G geliştirme, yeni kullanım örnekleri tarafından yönlendiriliyor.

5G, mobil genişbant hizmetlerinin geliştirilmesinin yanı sıra, IoT için geniş bir kullanım yelpazesine olanak tanıyacak. Örneğin, daha fazla kapasite daha fazla cihazın bağlanmasını sağlayacak ve daha düşük enerji gereksinimleri cihaz pilinin bugün gördüğümüzün 10 katından fazlasını yaşatmasını sağlayacak. Bu özelliklerin her ikisi de IoT’nin büyümesi için kritik olacaktır.

ITU IMT-2020 gereksinimlerini karşılayacak standartlara dayalı 5G şebekelerinin 2020’de ticari olarak sahaya yerleştirilmesi bekleniyor. Henüz standartlaşmamış ve ticarileşmemiş ağların piyasaya sürülmesinin, seçilen pazarlarda daha erken gerçekleşmesi bekleniyor.

2021’de Güney Kore, Japonya, Çin ve ABD’nin 5G aboneliklerini alması bekleniyor. 2021 yılının sonuna kadar küresel olarak 150 milyon 5G aboneliğin olacağını tahmin ediyoruz. 5G aboneliği 5G hizmetlerini destekleyebilen ve 5G özellikli bir ağa bağlı durumlarda kullanabilen bir cihaz gerektiriyor.

4

2019’da LTE, mobil erişim teknolojisi için egemen olacak.

GSM / EDGE’ye özel abonelikler, mobil aboneliklerin en büyük payını oluşturuyor ancak 2021’de hem LTE hem de WCDMA / HSPA abonelik sayıları, yalnızca GSM / EDGE aboneliklerinin iki katından daha fazla olacaktır. Gelişmiş pazarlarda, daha gelişmiş teknolojilere önemli bir göç olmuştur ve küresel düzeyde GSM / EDGE’ye yapılan aboneliklerde hafif bir düşüş yaşanmıştır.

Bununla birlikte, gelişmekte olan pazarlarda daha az varlıklı kullanıcıların düşük maliyetli bir cep telefonu ve abonelik seçme olasılığı yüksek olduğundan, uygun bir seçenek olarak kalmaktadır.

Tüm bölgelerdeki 3G / 4G aboneliklerinin çoğunluğu GSM / EDGE’ye bir geri dönüşüm olarak hala erişebilecek. GSM / EDGE, IoT uygulamaları için de önemli bir rol oynamaya devam edecektir. LTE abonelikleri 2015 yılında birinci milyara ulaştı ve 2021 yılı sonunda toplamda 4,3 milyar aboneye ulaşacak.

6

Akıllı telefon abonelikleri 2021 yılına kadar neredeyse ikiye katlanacak.

Çoğu mobil genişbant cihazları akıllı telefonlardır ve olmaya devam edecektir. Gelişmekte olan pazarlardaki birçok tüketici sabit genişbant erişimine sınırlı erişim nedeniyle internetle ilk olarak akıllı telefonlarda karşılaşır.

2012’de geçilen bir dönüm noktası olan 1 milyar akıllı telefon aboneliğine ulaşmak için beş yıl geçti ve ikinci milyara erişmek için iki yıldan az zaman geçti.

Bu büyümenin devam edeceği ve Ortadoğu ve Afrika gibi pazarlarda gözlenen yüksek büyümenin ardından da akıllı telefon aboneliklerinin 2015-2021 yılları arasında yüzde 200’den fazla artacağı gözlenmektedir.

5

Source: https://www.ericsson.com/res/docs/2016/ericsson-mobility-report-2016.pdf

Tüketici İncelemelerinin Geleceğini Mobil Anketler Şekillendiriyor

Pazarlama ekipleri, 2 milyar mobil tüketicinin kalbini ve aklını kazanmak için, rekabet oluşmadan önce tüketicilerin mobil anket geri bildirimlerine hızlı bir şekilde dönüş yapmalılar.

Tüketicilerin internet erişimi diğer cihazlara göre mobil cihazlarda daha fazla olduğundan; mobil, müşterilere ulaşmanın anahtarıdır.

Önceleri müşterilerin fikirlerini almak aylar sürmesine rağmen mobil anketler müşterilere direkt olarak ulaşımı sağlar.

Bu bilgiler ışığında, yeni girişimlerin potansiyel başarısını ölçmek için tüketici hassasiyetini keşfetmek isteyen pazarlamacıların değerli geri bildirimler elde etmelerinin artık bir yolu var diyebiliriz.

http://www.limesurvey-templates.com/limesurvey-template-janus-p-53.html

http://www.limesurvey-templates.com/limesurvey-template-janus-p-53.html

Mobil Müşterilerle İletişim 

Müşterilerin zihnine girmek ve satışların nasıl arttırılacağını ortaya çıkarmak için şirketler pazar araştırmalarına milyarlar harcıyor.

Küresel olarak harcanan 18.9 milyar doların yaklaşık %10’u sadece ABD’ de online anketlere ayrılıyor, bu da neredeyse 2 milyar dolar ediyor. Uygun içerik ile birlikte mikro anlarında etkilenen müşteriler söz konusu olduğunda ve çok miktarda para tehlikedeyken, mobil anketler pazarlama yöneticisinin ağrı noktasını hafifletebiliyor.

Cep telefonları, yaklaşık olarak 10 Amerikalı’dan 6′ sının başlıca iletişim aracıdır. Bu durum; bir endüstri raporuna göre, anket katılımcılarının %74’ünün anketi mobil üzerinden cevaplamasına yol açıyor.

Neden böyle olduğunu anlamak zor değil: Mobil cihazlar fikir üretiyorlar.

Popüler televizyon programı ‘’The Walking Dead’’ haftalık 13 milyon izleyicisiyle zirveye ulaşırken, mobil bir uygulama olan Shazam günlük 18.3 milyon kullanıcıya sahiptir. Ve sayısı 100 milyon olan aylık belirli ziyaretçileri, sadece sezonsal olarak değil, her yıl ziyaret etmeye devam ediyor.

Ek olarak, pazarlama yöneticileri günlük yaşamı kesintiye uğratmadan müşterilere mobil cihazlar üzerinden ulaşarak dürüst bilgiler elde edebiliyorlar.

Herhangi bir kişi bir mobil anket bildirimi aldığında ve katılıma teşvik edildiğinde, iş başında olsa bile canı istediğinde geri bildirim sağlayabiliyor. Bu durum markaların daha hızlı dönüş yapmasına ve listelerinde görünmeyen müşterilerine hizmet teklifleri geliştirmelerine olanak sağlıyor.

Müşteri İçgörülerinin Geleceği

Gerçek rekabet, uygun birçok veriyle birlikte, doğru veriyi doğru zamanda toplamak ve analiz etmekte yatıyor.

Başarılı şirketler tahminlerden yararlanarak küçük örneklem veriler elde ediyorlar ve onları daha büyük popülasyonlara hızlıca uygulayarak müşteri ihtiyaçlarını ayarlıyorlar.

Sabah yeni bir reklam kampanyasında mobil ankette yayınladığınız beş soru  ve öğleden sonra daha büyük benzersiz bir kitleye bu verileri kullanarak görüntü, video ve kopyaların doğru kombinasyonunu başlattığınızı  düşünün. Bu tip anlık kişiselleştirmelerin olması yakın.

2016, sanal gerçeklik ve diğer nesnelerin interneti teknolojilerini, giyilebilir teknoloji olarak selamlıyor ve bu sadece bir başlangıç. Mesela Fitbit ve Samsung Gear, veri toplamak ve bildirimleri sunmak için tasarlanmış ve böylece müşterileri ile etkileşim için firmalara yeni bir boyut sunuyor.

Ek olarak, CMO.com tarafından incelenen müşterilerin içgörülerine dayanarak kendi yaşam tarzlarına giyilebilir veriler aracılığıyla markalar temin edecekleri söylenebilir.

Sensörler ve diğer bağlı cihaz özelliklerini kullanarak, şirketler müşteri kullanım verilerini müşteriyi rahatsız etmeden sorunsuzca izleyebiliyorlar.

Artan oranlı sigorta müşterileri Snapshot cihazını denetim konsoluna bağlayıp sürüş verisini toplayanlar gibi, sigorta primlerinin otomatik olarak ayarlandığını da takip edebiliyorlar.

http://raconteur.net/wearable-technology

http://raconteur.net/wearable-technology

Yeni Normal

Web özellikleri küçük ekranlarda içerik sunmaya odaklanıyorlar ve gelecek yıl ya da iki yıl sonra IoT cihazları sayıca masaüstü bilgisayarlardan, akıllı telefonlardan ve dizüstü bilgisayarlardan çok daha fazla olacak.

Arabalar, buzdolapları ve hatta bulaşık makineleri bile ,sadece tüketici kullanımlarına ilişkin raporlar vermek yerine aynı zamanda onların iç duygularını açığa çıkarmalarına yardımcı olacak.

Bu tür verilerin ürün ve hizmetlerini müşterilerinin isteklerine özellikle de ne zaman ve nerede istediklerine göre sağlamak isteyen markalar için altın değerinde olduğu söylenebilir.

Müşteri anlayışlarını yolculuklarının başındayken derin etkilemenin önemli olduğu kadar, bilgiyi zamanla sürekli olarak geliştirmekte zorunludur.

Mobil anketler de bu yeni normale geçmekte ilk doğru adımdır.

Ve sonuç olarak, kıyafetlerden elektronik aletlere kadar her şey IoT, kamera ve sensör özellikli  bir çok cihaz üzerinde birleştiriliyor ve mobil veri analitiği pazarlamanın geleceği olacak.

Source: http://www.mobilecommercedaily.com/mobile-is-shaping-the-future-of-consumer-research

Nesnelerin İnterneti Dünyasına Mobil’in Etkisi

Pazarlamacılar hiç durmadan  “Mobil’in Son Parlayacak Yıldızı” ‘nın peşine düşüyorlar.  5G,  BLE, NFC, RWD gibi kısaltmaların ardındaki teknolojilere odaklanıp Yapay Zeka(AI), Sanal Gerçeklik(VR) ve Nesnelerin İnterneti(IoT) gibi sürekli yeni bir teknoloji platformu arıyorlar.

Ancak, mobil yerine yeni bir platformu aramak için bu hayalperest arayışı durdurmanın zamanı geldi. Bunun yerine yeni marka deneyimleri sağlamak için tüm bu komşu teknolojilerin, mobil ile aktive olacağı bir modele odaklanmak gerekecek.

TheInternetOfCars

http://www.motus.com/wp-content/uploads/2016/02/TheInternetOfCars.jpg

Geçtiğimiz 10 yılda akıllı telefonlar, sensörler ile donatılmış bir nevi kara delik haline geldiler, ne var ki sensörler, teknoloji çevrelerinde beklenen patlamayı yapamadı. Fakat şimdi sensörler ve bağlantılar, akıllı telefonlardan bileklerimize, vücudumuza, arabalarımıza, televizyonlarımıza hatta çevremizdeki görünmez diğer alanlara yerleşerek gittikçe genişliyor.

Nesnelerin interneti, dijital platformlar ve teknoloji sağlayıcılar arasında şiddetli bir yer değiştirmenin, bir parçalanmanın ve rekabette yeni bir düzene geçileceğinin sinyallerini veriyor.

Nesnelerin interneti ayrıca marka bağlılığının yeniden tanımlanması için pazarlamacılara yeni fırsatlar verecek. Rekabette geri düşmemek için:

1.Tüketicileri dinleyin ve gerçek davranışlarını analiz edin.

2.Müşterilerinizle daha sık ve daha yakın ilişkiler oluşturun.

3.Müşteri deneyimlerini farklılaştırın.

4.Yeni teklifler ve iş modelleri geliştirin.

http://cdn.pymnts.com/wp-content/uploads/2015/12/Internet-Of-Things.jpg

http://cdn.pymnts.com/wp-content/uploads/2015/12/Internet-Of-Things.jpg

Yine de son kullanıcıyı hedefleyen pazarlamacılar nesnelerin internetinde başarıya mobil aracılığı ile ulaşacaklar. Bunu yapmanın yolu, giderek birbirine bağlantılı hale gelen teknolojide mobilin rolünün nasıl evrimleşeceğini görmek:

  1. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde pazarlamacılar, nesnelerin interneti kullanımında ortaya çıkacak sorunlara mobil aracılığı ile çözümler geliştirmeye başlayacaklar. İlk olarak akıllı telefonların arayüzlerinin, uzaktan kumanda olarak  kullanıldığı bağlantı deneyimlerini senaryolaştırmaya ihtiyacınız olacak. Bunun anlamı; tasarlanacak mobil uygulamanın diğer sensörler ve internete bağlı eşyalara otomatik olarak bağlanması ve gerekli dataların çok hızlı bir şekilde aktarılması ile olacak.
  1.  5 yıl içinde pazarlamacılar mobil ile nesnelerin internetinin birleşeceğini ön görecekler. Mobil ile nesneler arasında data kullanımıyla oluşan ilişkiden olumlu yanıtlar geldikçe, pazarlamacılar tüketicilerin ihtiyaçlarını anlamaya başlamalı ve proaktif bir şekilde hedefli bilgiler göndermeliler. Bunun anlamı; akıllı telefonlar, internete bağlı çeşitli nesnelerin kullanımının devamını sağlayarak tüketici kimliklerini belirleyici bir köprü görevi üstlenecekler.
  1. Gelecek 10 Yıl içinde pazarlamacılar kazandıkları tecrübeleri mobil çözümler olarak ortaya koyacaklar. Mobil hala önemini koruyacak fakat neredeyse görünmez hale gelecek. Işıklar açılacak ve ruh halinize uygun olarak seçilen bir müzik otomatik olarak çalmaya başlayacak. Davi Rose’un dediği gibi; Nesneler büyülü hale gelecek: Teknolojiler, neredeyse büyülü hale gelmiş ve otomatikleşmiş tecrübelerin arkasına düşecekler. Gelişmeye devam eden akıllı telefonlar; arayüzlerin azaldığı, kullanıcı kimliği ile kişisel kontrolün daha çok arttığı ve internete bağlı cihazlarla direkt olarak bağlantı kuran bir ortama teslim olacak.

Nesnelerin İnterneti ile Müşteri Bağlılığı ve Veri Toplama

Akıllı telefon çağının dijital pazarlamacıları çoğunlukla müşteri bağlılığına çift yönlü bir değer ilişkisi olarak yaklaşmaktan hoşlanmıştır. Bu değer ilişkisinin taraflarını da pazarlamacılar ve hedeflerindeki tüketiciler şeklinde belirlemişlerdir. Basit bir anlatımla; pazarlamacı bir mesaj (teklif, kupon vb.) iletir, tüketici gönderilen mesajı bir cihaz üzerinden kabul ederdi.
Gelecek yıl bu hesabın önemli ölçüde dönüşüm yaşamasını bekleyebiliriz. İnternetle bağlantılı hale gelen nesnelerin sayısı arttırkça, pazarlamacılar duruma gereken tepkiyi vermek ve tüketicilerinin (çeşitliliği gittikçe artan) “internet bağlantılı nesneler” ile etkileşimleriyle uygun bir şekilde hareket etmek zorunda kalacak. Gartner 2020 yılına kadar 26 milyar internet erişimi ve yapay zekası olan ürün kullanacağımızı tahmin ediyor.
Peki bu dönüşümler sizin işletmeniz/işiniz için ne ifade ediyor?
Yeni başlayan işletmeler için anlamı; pazarlamacıların müşteri yolculuğuna bakış açılarını değiştirmek zorunda oldukları. Tüketicilerinizle kaynaşmadan önceki adımınız, onlar daha “mağazada” veya “ekranda”yken-aynı zamanda da nesnelerin internetiyle etkileşim halindeyken-doğru mesajla kaynaşmalarını sağlamak olmalı.
EV

http://www.ebuyer.com/blog/wp-content/uploads/2015/01/smart-house.jpg

http://www.ebuyer.com/blog/wp-content/uploads/2015/01/smart-house.jpg

Haydi evden başlayalım. Nesnelerin internetinin web erişimli buz dolabı, çamaşır makinesi ve mikrodalga gibi eğlenceli kısmının yanında; Google (Nest ürünleriyle), Amazon (Echo cihazı ile) ve Apple (yeni Apple Tv’nin Siri yetenekleriyle) tarafından tüketici evlerine doğru daha ciddi bir penetrasyon görmeye başladık. Bütün bunlar bu markaların, eşi benzeri olmayan bir şekilde kullanıcıların evinde varlık gösterdiği anlamına geliyor.

Amazon’un hala başlangıç aşamasındaki Echo cihazı, şu an aralarındaki en hırslı olanı. Haberleri aktarabiliyor ve hava durumu hakkında bilgi verebiliyor. Ancak pazarlamacılar için çok daha önemlisi, şu an dahi alışveriş listelerini (“Daha fazla ketçaba ihtiyacımız var.”) toplayabiliyor ve mobil bir uygulamaya ekleyebiliyor.

Eğer bir satış noktası olarak hizmet veriyorsanız veya iyi üretimler yapan bir müşteriyseniz, bunlar size ne anlatıyor? Amazon, Apple veya Google tarafından “aracıları ortadan kaldırma” aksiyonunun daha ileri gitmesinin önüne nasıl geçersiniz?

İŞLETME

http://www.europeanbusinessreview.com/wp-content/uploads/2014/04/unlocking_internet-537x350.jpg

http://www.europeanbusinessreview.com/wp-content/uploads/2014/04/unlocking_internet-537×350.jpg

Nesnelerin internetinin büyük fırsatlar diyarının sınırları evin dışına da taşıyor. İronik bir şekilde, nesnelerin interneti şimdiki “bina” ve “tıklama” arasındaki ayrımı azaltıyor. Pazarlamacılar, işletmelerindeki alanları -dijital pazarlamacıların web sitelerde ve uygulamalarda yaptığına benzer bir şekilde- “etiket”leyebilecek. Dahası, satış noktası ve diğer mekan bağlantılı işletmeler “giriş” ve “ikamet” olaylarını dijital pazarlamacıların web site ziyaretlerini denetleyebilmesi gibi takip edebilecek. Benzer şekilde, pazarlama ve ürün karmalarını gerçek zamanlı olarak maksimum etkinliğe ve müşteri deneyimine adapte edebilecek.

http://core0.staticworld.net/images/article/2014/08/internet-things-ideas-100410902-primary.idge.jpg

http://core0.staticworld.net/images/article/2014/08/internet-things-ideas-100410902-primary.idge.jpg

Başarılı bir “nesnelerin interneti” stratejisi; her geçen gün sayısı artan web erişimine ve yapay zekaya sahip nesnelerden veri toplayıp; güçlendirebildiğiniz bir alandan da öte olacak ve bir pazarlama yönetim platformuna uyum sağlamak zorunluluk halini alacak. Bu yeni güçle beraber, pazarlamacılar 2016 yılı ve sonrasında, etkili ve içerik açısından bilişsel pazarlama kampanyaları yapabilecek.

Credit: Josh Rochlin, Global Business Leader, IBM Mobile Customer Engagement