wwdc-2017-keynote-stream-980x420

IOS Geliştiricileri ve WWDC 2017

IOS Geliştiricileri WWDC 2017’den neler beklemeli?

Apple’ın düzenlediği yılın en büyük geliştirici konferansı çok yakın zamanda gerçekleşecek ve IOS, macOS, tvOS ve watchOS’ların yeni nesilleri ile tanışacağız. Her yıl WWDC’de gelecekteki donanım ürünlerinin belirleyicisi iOS’a yönelik ince ayrıntılar ve Apple’ı yönlendiren önemli girişimlere dair bir bakış sunulmakta.

Her zamanki gibi Apple’ın gelecek hafta vitrine neler süreceğiyle ilgili bir çok söylenti dolaşmaya başladı. Bu sene WWDC programlarında alışılanın çok üstünde sayıda donanımın duyurusunu yapılacağı da bu söylentiler arasında. Ancak, konferansta iOS geliştiricilerine yön verecek birkaç temel konu,  Apple’ın platformları için gelecek yıllarda geliştirecekleri uygulamaları esaslı olarak değiştirecek.

 

IOS 11 Yenileniyor

IOS 10 için geliştirilen Apple Music, Home ve iOS 10.2 ile piyasaya çıkan TV de dahil olmak üzere Apple tasarımcıları tüm uygulamalara  kalın büyük yazı tipi ve daha önceki iOS uygulamalarında bulunan üst gezinme çubuğunu kaldırarak estetik hale getirdikleri yeni bir kullanıcı arayüzü geliştirdiler. Bu yeni tasarım; erişilirlik uyumlu, kontrast oranı arttırılmış ve yazı temelli tuşların etrafına eklenen sezgisel şekillerle Apple kullanıcılarına çok daha kapsamlı bir kullanıcı ara yüzü işaret etmektedir.

Kaldırılan gezinme çubuğu (Sık kullanılan ayarların, geri tuşunun ve mesajlar, mail gibi bazı uygulamaların kısayollarının bulunduğu en üstte yer alan çubuk) Apple’ın donanım tasarımlarının nereye gittiği konusunda bize fikir veriyor. Kullanılmayan tuş ve ayarların alt sekmeden kaldırılması hiç kuşkusuz erişimde kolaylık sağlamaktadır; ancak aynı zamanda gelecek iPhone görünümlerinde bu unsurların üst sekmede yer almayacağının da habercisidir. Eylül ayında beklenen iPhone’lar hakkındaki söylentiler, yeni nesil donanımların yuvarlak kenarlı, köşeden köşeye ekran tasarımı olabileceği yönünde. Bu yuvarlak kenarlar, bazı kullanıcı arayüz kurallarını imkansız hale getirecek ve Apple’ın amiral gemisi olan OS işletim sisteminin “modern bir yeniden tasarımı” olarak sunacağı ürün, iPhone 8’i desteklemek için pratik bir değişim olacaktır.

OS işletim sisteminin “modern bir yeniden tasarımı” olarak sunacağı ürün, iPhone 8’i desteklemek için pratik bir değişim olacaktır.

Bu, iOS geliştiricileri ve UX tasarımcıları için iOS uygulamalarının tasarlanmasındaki büyük değişimin işareti. IOS tasarım estetiğine gelen güncellemeler ise yeni bir UIKit’inin habercisi. Böylelikle pek çok geliştirici, uygulamalarının ana hatlarını kolaylıkla değiştirebilecek. Ancak uygulamalarında yaygın UIKit kullanan tasarımcı ve geliştiriciler için bu değişiklikler ortak tuşların, işlem ve gezinme ögelerinin bir UX revizyonuna ihtiyaç duyacaktır. İOS7’deki köklü değişimde olduğu gibi, bu yeni nesil iOS da kullanıcıların ve geliştiricilerin uygulamalarla ilişkilerini belirleyecek.

 

Arttırılmış gerçeklik güncel hale geliyor

IOS 11 ile beklenen en önemli trendlerinden biri arttırılmış gerçekliğe (AR) ağırlık verilmesi. Yeni birinci parti özellikleri ve üçüncü parti geliştiriciler için uygulama programlama arayüzü (API) ile, arttırılmış gerçeklik işlevselliğini daha fazla sayıda uygulamaya ve kullanıcıya taşıyabilmek mümkün. Apple’ın CEO’su Tim Cook’un yorumlarına göre sanal gerçeklik henüz emekleme aşamasında;fakat Apple arttırılmış gerçeklik özelliklerinin yaratacağı büyük değerin farkında. Buna dayanarak Apple uzmanları iOS11’de, Apple’ın arttırılmış gerçekliğe ilgisine dair bir çok spekülasyon yapmıştı.

Günümüzde AR kullanılan uygulamalar ağırlıklı olarak oyunlar ve sosyal araçlar olmuştur. Örneğin Snapchat, kullanıcılarının selfielerine köpek kulakları ve dil ekleyebiliyor. Ancak bu özellik kategorisinin, OS’ta Haritalar’dan Kamera’ya kadar geniş bir alana yayılması bekleniyor. Bu sayede kullanıcılar fiziksel çevrelerini iPhone’un eşsiz  GPS anteni, jiroskop ve iSight camera özelliklerinin uyumlu buluşması aracılığıyla deneyimleyecekler. Bu bağlamda, AR API lerini üçüncü parti geliştiricilerin katılımına açmak, iOS’u geleceğin fiili AR platformu haline getirebilir.

 Apple’ın yapay zekayı ürünlerinde kullanma kararlılığının yanında, API lerini üçüncü parti geliştiricilere açması, Apple’ı geleceğin fiili AR platformu haline getirebilir.

Apple’ın amiral gemisi olan arttırılmış gerçeklik özelliklerini yeni bir iPhone piyasaya çıkarana büyük olasılıkla saklayacaktır. Apple, App Store’un popülerliğini, ilk günden itibaren en iyi arttırılmış gerçeklik uygulamalarıyla doldurarak arttırmak istiyor. Bu nedenle, iOS’un temel yazılım geliştirme kitleri (SDK) ve iOS geliştiricilerini AR çalışmalarında desteklemesi için Xcode’a bir dizi iyileştirme yapılması bekleniyor.

 

Konuşan kesinlikle bir Speaker

Amazon Echo ve Google Home akıllı seslendirme sistemi ile kendilerini bu alanda kanıtladılar. Evde kullanılan bu sistemler ile kullanıcılar sanal asistanlarla etkileşim içinde olabilir, müzik yayını yapabilir ve bağlı olan ev ürünlerini sesleriyle yönetebilirler. Bu fonksiyonel alanlar Apple’ın son yıllardaki en büyük girişimleri ile örtüşmekte. Siri’nin fonksiyonelliğini SiriKit ile destekledi, Apple Music’i yoğun şekilde tanıttı ve Homekit ile pazara hakim olmaya çalıştı. Dolayısıyla Apple’ın tüm bu özellikleri içeren bir ürünü piyasaya sürmesi bekleniyor.

‘Siri Speaker’ Apple’ın son yıllardaki tüm büyük girişimleriyle doğrudan kesişiyor; SiriKit, HomeKit ve Apple Music.

Bilinen söylentiler, Apple kullanıcıların Siri ile sohbet etmelerini, Apple Müzik yayını yapmalarını ve HomeKit cihazlarını kendi sesleriyle kontrol edebilmesini sağlayacak bir Siri Speaker ürünü hazırladığını ileri sürüyor. Akıllı konuşucuların birkaç yıldır yaygın olduğu göz önüne alındığında, Apple’ın bu alanda üçüncü parti geliştirici topluluğuyla ve belki de kullanıcılarıyla olan ilişkisinde olası bir değişim kaçınılmaz görünüyor.

Apple iOS 10 ile tanıttığı SiriKit’i piyasaya çıkardığında SDK sadece chat uygulamalarından mesaj gönderme veya peer-to-peer ödeme sistemi gibi kısıtlı etkileşim şekillerini destekliyordu. Bu kısıtlama Apple’ın tipik içe dönük yapısından ve yapay zekalı (AI) sanal asistanlar konusundaki sınırlı eğitme verilerinden kaynaklanıyordu. Oysaki Google tüm dünyada bu veriyi Google Asistant ve Android kullanıcılarından toplayabiliyor. Apple’ın mahremiyetine verdiği önem, Makine Öğrenim Sistemlerinin kullanıcı verileriyle eğitilmesinin önündeki en büyük engel.

Bu veri boşluğuna önerilen bir çözüm, kullanıcıların kişisel Siri örneklerini iCloud’la (Microsoft’un Cortana’sı gibi) senkronize etmek ve etkileşimi ve ses eğitim verilerini bir cihazdan kullanıcının sahip olduğu tüm cihazlara kadar çoğaltmaktır. Bir diğer öneri ise, Apple’ın geçtiğimiz yıl otomatik düzeltme eğitim sistemini WWDC’de ilan ederken açıkladığı; kullanıcı ses verilerini türevsel gizlilik yoluyla anonimleştirmektir. Her iki koşulda da, Apple makine öğrenme sınırlamalarının farkında ve Siri Speaker’ı, Google Home ve Amazon Echo gibi benzerleriyle yarışacak bir noktaya getirmek için çözüm yaratmak zorunda.

3.parti geliştiriciler için, bu SiriKit işlevselliğinde ciddi bir artış anlamına gelmektedir. Bu sayede teorik konuşucu ürününü,  Amazon’un Alexa Skills’indeki geliştirici yeteneği ve desteği bakımından eşit hale gelebilir. Siri’ye tam bir sohbet robot ekosistemi kurmak, tüm Apple ürünlerinde pozitif bir algı yaratacağı gibi; geliştiricelere de yeni, hiç olmadığı kadar akıllı bir deneyimi kullanıcılarına sunmasını sağlayabilir. SiriKit Apple’ın pazardaki yeri göz önüne alındığında az gelişmiş bir çözüm olarak ortaya çıkmıştı. SiriOS ise tüm geliştirici ve kullanıcıların beklediği çözüm olabilir.

SiriKit Apple’ın veri eksiğini kapatmak için çıkardığı tamamlanmamış bir üründü. SiriOS ise geliştiricilerin ve kullanıcıların tüm beklentilerin karşılayabilir.

 

İpad Pro sonunda soyadına kavuşuyor

Apple’ın tablet alanındaki en kapsamlı ürünü iPad Pro, iki seçenekli bir set halinde piyasaya sürülüyor. Gelişmiş renk düzenleyici ekran, profesyonel kullanıma uygun klavye, estetik aksesuarlar ve iOS ürünleri arasındaki en güçlü işlemciyi içeriyor. Ancak bu cihazlar, temel olarak mobil ihtiyaçlara uygun olarak geliştirilmiş iOS’un yetenekleriyle geride kalıyor. İOS 9’a eklenen çoklu görev fonksiyonu olumlu karşılansa da, gerçek profesyonellerin Mac Book’larını terk etmek için Smart Keyboard ve Microsoft Word desteğinden çok daha fazlasına ihtiyacı var.

Söylentilere göre, Apple bu senenin WWDC etkinliğinde alışılagelmiş yazılım odaklı tanıtımlar yerine yepyeni 10 ve12 inch İpad Pro donanımlarını ilk kez tanıtacak. Daha ince çerçeve tasarımı ve yeni nesil yonga seti içeren ürünlerin donanım tasarımlarından daha çok heyecan veren şey ise iş ve günlük yaşamını iPad Pro ile sürdürmeyi hedefleyen profesyonellere macOS kadar kapsamlı bir deneyim sunmayı hedefleyen yazılımlar.

Daha sağlam çoklu görev desteği ile; yan yana uygulamalar arasında sürükleyip bırakmanın yanı sıra, uygulamalar arasında resim, bağlantı veya metin parçalarının kaydedilmesine imkan sağlayan daha kapsamlı bir sistem panosu kullanılacak. Bir başka söylenti ise iOS’a uyumlu trackpad desteğinin yanı sıra çok ince, minyatür bir MacBook’a benzeyen Smart Keyboard çıkacağını öne sürüyor. Bu ekleme iOS4 için imleç desteği veya tvOS’un Focus Engine5 uygulamasını anımsatsada, dokunmatik iz sürücü (trackpad) desteği video ve fotoğraf düzenleme uygulamalarında daha çok kontrol sağlarken, çizim ve tasarım uygulamalarının sanatsal derinliğini arttıracaktır.

 

Sadece sizin için kullanıcı desteği

Yeni nesil Apple Tv OS video modem yazılımının çoklu kullanıcı desteği sayesinde her aile ferdine sunulan bir çok özellik var; kişisel ana ekran, en çok sevilen uygulamalar, TV için izleme listesi ve ve daha fazlası… Apple Tv gibi zaten çoklu kullanıcıyı hedefleyen ürünler için bu yenilik çok ilginç değilse de, iPad gibi ürünlerin çoklu hesap kullanım desteği sağlaması devrim etkisi yaratacaktır.

Apple çoklu kullanıcı çalışmalarına geçen sene duyurduğu Classroom uygulaması ile başladı. Uygulama, öğretmenler ve okul idarecilerinin sınıflarındaki iPad cihazlarını öğrenciler ile paylaşabilmelerini sağlamayı hedefliyor. Her öğrenci giriş yaparak kişisel kullanım tercihlerine, uygulamalarına ve dökümanlarına ulaşabilecek. Aynı zamanda öğretmenler ve yöneticiler öğrencilerin davranışlarını gözlemleyerek onları doğru yönlendirebilecekler. Classroom (Sınıf) adından da anlaşılacağı gibi şimdilik okul binası sınırlarında; fakat kullanıcı arayüzündeki teknik sorunların çoğu çözülmüş gibi görünüyor. Uygulamanın tamamının yakında İOS kullanıcıları ile buluşması bekleniyor.

En yeni nesil Touch Bar’lı MacBook Pro’larda kullanılan Touch ID sensörü sayesinde Apple cihaza parmak izi tanıma sistemi ile farklı kullanıcıların kendilerine özel Mac’lerine oturum açmalarını sağlamayı başardı. IOS’a eklenecek benzeri bir Touch ID sistemi ile,  çoklu kullanıcıların uygulama içi kullanım tercihleri ve dosyalarına erişim sağlanabilecek.

 Geleceğe Bakış

Bu sonbaharda şirket geleneksel iPhone donanım etkinliğini gerçekleştirirken, WWDC’de attığı tohumlar meyve vermeye başlayacak. AR inisiyatiflerinin yeni iPhone kamerası ile görücüye çıkacağı bilgisi onaylanırken, cihaz içi öğrenme ve erişim listesi içeren cihaz, yeni nesil silikondan yapılacak ve arayüz dili iPhone a yeni ve değişik bir kullanıcı deneyimi sağlayacak. O zamana kadar iOS geliştiricileri ancak Apple’ın WWDC pazarlama metninin satır aralarına bakarak bir sonraki hamleyi tahmin edebilir ve buna göre uygulamalarını uyumlu hale getirmeye hazırlanabilirler. Tüm bunlar hiç kuşkusuz  Apple’ın en eski gelenekleri ile açıklanacak; sahnede dans eden yöneticiler, bol espri ve kahkaha.

Kaynak: https://www.punchkick.com/blog/2017/06/01/what-ios-developers-should-expect-at-wwdc-2017