Yazılar

Mobil Pazarlama ile İşletmenizin Trafiğini Artırmanın 8 Yolu

İş aramak için Sarı Sayfalara bakan birini tanıyor musunuz? Cevabınız büyük ihtimalle hayır. Çünkü bunun yerine tüketiciler web sitelerinin iş ilanı bölümlerine bakıyor ya da ilgilendikleri işletmelerle ilgili çevrimiçi aramalar yapıyorlar. Akıllı telefonlarda bu aramalar giderek artmakta. Yerel müşterilere dayanan bir perakende mağaza, restoran, salon, otomobil mağazası veya herhangi bir işletmeye sahipseniz; mobil pazarlama, mağazanıza daha fazla müşteri kazandırmaya yardımcı olabilir.

Mobil öncelikli düşünmek neden bu kadar önemli?

Mobil aramalar büyük artış gösteriyor. Özellikle “yakınımdakiler” seçeneği ile arama yapma oranı yıllık % 146 oranında artış yaşadı ve bu aramaların %88’i mobil cihazlar üzerinden yapılıyor. Bu mobil aramalardan alınan sonuçlara göre; yakınlarında bir şeyler arayan insanların %76’sı gün içinde iş yerini ziyaret ediyor, bu ziyaretlerin %28’i ise satışla sonuçlanıyor.

Peki büyük ödülü kazanmak için oyuna nasıl girebilirsiniz? İşte yerel işletmeniz için uygulayabileceğiniz 6 mobil pazarlama taktiği!

 

1) Web sitenizi ve e-posta pazarlamanızı mobil cihazlar için optimize edin.

Müşteriler, mobil reklamınızı veya teklifinizi tıklar ve mobil cihazlara uygun olmayan web sitelerine giderse, bilgileri okuyamaz veya harekete geçemezler. Farklı reklamlar için mobil cihazlar için optimize edilmiş açılış sayfaları oluşturun ve e-posta pazarlama çabalarınızın mobil cihazlar için optimize edilmiş olduğundan emin olun.

 

2) Yerel arama dizinleri listelerine girin.

Müşteriler sattığınız şeyi çevrimiçi olarak aradığında sizinle ne kadar yerel arama dizininde karşılaşırsa, sizi bulma şansları o kadar artar. Google My Business, YP.com ve Yelp yer alabileceğiniz yüzlerce arama dizinlerinin iyi örneklerinden. Her birinde girişinizi talep edin ve işletme adınız, çalışma saatleriniz, adresiniz, telefon numaranız ve web sitenize ait bir bağlantı gibi ayrıntıların; tüm girişlerinizde geçerli, doğru ve tutarlı olduğundan emin olun. (Tutarlılık gerçekten önemlidir; adresiniz birinde “sokak”, diğerinde “Sk.” olarak listeleniyorsa, bu işinize zarar verebilir.)

 

pexels-photo-218717

 

3) Bir mobil sadakat programı (loyalty program) kurun.

Müşterilerinizin cüzdanlarını daha fazla kartla doldurmak yerine, sadakat bilgilerini ve akıllı telefonlarındaki ödüllerini depolayabilmeleri için, mobil uygulama sunan sadakat programlarına bakın. Bu programlar, müşteriler için uygunluğunun yanısıra, pazarlama programınızı sadakat programı üyelerine kişiselleştirmenizi sağlayan kullanıcı verilerini topluyor. Ayrıca çoğu, mobil pazarlama aktivitelerinizi etkin hale getiriyor.

 

4) Müşterilerinizin sosyal medya hesaplarınızı ne kadar gözden geçirdiğini ölçerek, onlara ödüller verin.

Müşterilerinize, şirketinizin sosyal medya hesaplarına check-in yaptıkları için bir ödül, indirim veya özel teklif sunmak, işe yarayan basit bir taktik. İşletmenize ve sunduğunuz ürüne bağlı olarak, bir check-in karşılığı indirim yapmak veya 5 ila 10 check-in için daha önemli bir ödül vermek isteyebilirsiniz. Ayrıca unutmayın ki; müşterilerinizin sosyal çevreleri işletmenizden bahsedildiğini gördüğünde, daha fazla ilgi göstermeye başlayacaktır.

 

5) SMS metin mesajı pazarlamacılığı kullanın.

Müşterilerin işletmenizden mesaj almayı onaylamasını isteyin. Daha fazla kayıt almak için programın sosyal medyada, e-postalarınızda ve web sitenizde; -ayrıca müşteriyle kişisel olarak etkileşim halindeyken de- tanıtımını yapın.Bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 56’sı, işyerinin yakınındayken akıllı telefonlarına gelen bir anlaşma veya teklif aldıktan sonra civardaki offline olarak faaliyet gösteren geleneksel işletmeleri ziyaret ediyor. Müşterilerinize, o gün gerçekleştirilen hizmetlerdeki indirimler veya restoranınıza özel bir alana bir bedava öğle yemeği gibi, zamana duyarlı teklifler göndermek, yavaş zamanlarda işinizi arttırmanın harika bir yoludur. SMS göndererek müşterilerinizi artırmanın keyfini sürün!

 

6) Coğrafi hedefli (Geo-targeted) mobil reklamları kullanın.

Geo-location marketing, müşteriler belirli bir alana girdiklerinde onları hedeflemek için akıllı telefonlarındaki GPS konum verilerini kullanır. Geo-fencing, bir bölge çevresinde sanal bir çit oluşturur; bu, bir posta kodu kadar geniş ya da bulunduğunuz yer kadar dar olarak tanımlanabilir. Potansiyel müşteriler “çit” in içine girdiğinde; telefonları, bir reklam görüntülemek veya özel tekliflerle push bildirimleri göndermek için tetiklenir. Geo-conquesting, rakiplerinizin müşterilerine de pazarlama yapmak için, GPS konum bilgilerini kullanmayı bir adım daha ileriye götürür. Örneğin; bir perakendeci, bir müşteri rakip mağazaya yaklaştığında mobil teklifi tetiklemek için geo-conquesting’i kullanabilir. Geo-targeting‘i kullanan mobil görüntülü reklamlar için tıklama oranları, bunu kullanmayan mobil görüntülü reklamların tıklama oranının iki katıdır ve yalnızca posta kodu hedefleme (ZIP code targeting) kullanan mobil görüntülü reklamlardan yüzde 50 daha fazladır.

 

7) “Aramak için tıklayın” bilgilerini gösterin (Click to call)

Web sitenize, kullanıcıların akıllı telefonlarından hemen arayabilmeleri için, mobil cihazlara uygun bir click-to-call butonu koyun. Google geçtiğimiz günlerde, click-to-call numaraların otomatik olarak mobil arama reklamlarında gösterilebilmesini sağlayan bir özellik ekledi. BIA / Kelsey tahminlerine göre; mobil aramalar, işletmelere küresel çapta click-to-call butonundan düşen aramaların neredeyse 33 milyarı bulmasını sağlıyor. -Bu, neredeyse mobil açılış sayfalarından (landing pages) yüzde 19 daha fazla çağrı getirdiği anlamına geliyor.

 

8) Yazdırılabilir kupon gönderin

Alıcılar mobil tekliflerinize karşı hemen harekete geçmese de, genellikle daha sonra kullanmak üzere kuponları basmayı tercih ederler.

Geçen yıl, çevrimiçi kuponları basan Amerikalıların sayısı yüzde 62’ye ulaştı. Yazdırılabilir kupon teklifinizin e-posta ile gönderilen kuponları da kapsadığından emin olun.

coupons-pile-918x516

Kaynak: https://smallbusinesssolutions.blogs.xerox.com/

Mobil Uygulamaların Geleceği

Mobil pazarlamacılar, 2017 ve sonrası için mobil uygulamaların geleceği hakkında iyimserler.

2016’daki comScore araştırması, ABD’de akıllı telefon sahiplerinin % 49’unun son bir ayda hiç uygulama indirmediklerini gösteriyordu; bu durum, uygulama pazarlama ekosisteminde endişe yaratmıştı.

Premium mobil markalar için mobil bir büyüme pazarlama platformu olan YouAppi tarafından verilen Dimensional Research’in yeni araştırması, uygulama pazarlaması ve kullanıcı edinimi için sorumlu mobil pazarlama profesyonelleri arasında iyimserliği vurguluyor.

MMW ile paylaşılan bir rapor özetine göre ve yukarıda belirtilen comScore verisi göz önüne alındığında, ankete katılanların % 60’ı – şaşırtıcı derecede yüksek bir sayı – alakadar değil veya Uygulama Aşırı Yükünü(App Overload) hiç duymamış.

Rapordan sağlanan veriler şunlar:

“Müşterinin yolculuğunun hangi fazları pazarlama organizasyonunuzun 2017’de önceliği” diye sorulduğunda, en çok yanıt %86 oranında Kullanıcı Edinimi(User Acquisition) oluyor. Ardından % 68 Kullanıcı Katılımı(Engagement) ve % 55 oranıyla Segmentasyon geliyor. 2017 yılında Uygulama Yeniden Etkileşimden(App Re-Engagement) öncelikli olarak sadece % 50’lik bir oran elde ediliyor.

“Müşteri yolculuğu önceliklerinizi karşılamak için aşağıdakilerden herhangi birini mi kullanıyorsunuz?” diye sorulduğunda, katılımcıların % 78’i Kullanıcı Ediniminden bahsederken sadece % 51’i Uygulama Yeniden Etkileşimden bahsediyor.

Şirket içi, ajans ve reklam teknisyenleri gibi mobil pazarlama profesyonellerinden oluşan 327 araştırmanın sonucu, Kullanıcı Edinimi hala en iyi ROI’yi sağlayan lider taktik iken mobil pazarlamanın siperlerindeki kullanıcıların, uygulama pazarlamacılığının geleceği konusunda iyimser olduklarını açıkça göstermektedir. Ve bu nedenle  çok azı Uygulama Aşırı Yüküyle ilgileniyor.

 

Araştırma raporu ve bulguları hakkında daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.

2017 Dijital Trendler

Müşteri edinmeden sosyal medyaya, bu yıl bilmeniz gereken dijital trendler nedir öğrenin.

2016 Tatil sezonunun tüm hareketliliğinin ardından, dijital pazarlamacılar, tam hızla yeni yıl için strateji ve bütçe planları yapmakta.

Hızla gelişen global dünyada, pazarlama trendlerinin 2017’de nasıl gelişeceğini düşünmek için hiç erken bir zaman değil. Dijital çağın görünüşte değişen eğilimlerini planlamak, tahmin etmek ve bunlara uyum sağlamak için öngörüye sahip olan pazarlamacılar, sürekli olarak kendi endüstrilerinin tepesine yükselen pazarlamacılar olurlar. Bu da tahmin edildiği gibi sadece bir tesadüf değildir.

Peki pazarlamacılar 2017’de nelere odaklanmalılar?

Mobilin büyümesinden başka bir yere odaklanmayın.

Mobil Patlamayı Beklemek

Dijital medya reklam harcaması (ve özellikle mobil cihazlar), 2017’de meteorik bir artışa uğramış gibi görünüyor. EMarketer’e göre, toplam dijital reklam harcamalarının TV’yi geçtiğini söyleyebileceğimiz ilk yıl 2017 değil (yıl için toplam reklam harcamalarının % 38,4’ünü tahsis ederek). Bununla birlikte mobil reklam harcaması 2016’ya oranla % 31,9 artarak 32 milyar dolarlık bir seviyeye yaklaşacak gibi görünüyor.

2016 mobil pazarlama başarı öykülerini kısaca gözden geçirdiğimizde, trendlere çabuk ayak uydurabilenlerin, mobil kitleleri hedefleyerek büyük ve karlı işletmeler kurabildiklerini görüyoruz.

Facebook’un mobil reklam geliri, 2016 yılının ilk çeyreğindeki tüm reklam gelirlerinin % 82’sini temsil etti. Google, uygulamanın yüklediği reklam ürününü Universal App Campaigns’in 2016’da 2 milyardan fazla uygulama yüklemesini kolaylaştırdığını belirterek kayıtlara geçti.

Facebook ve Google’ın mobil ve sosyal her şeyin devlerini temsil etmesi doğruysa da, küçük ve orta ölçekli işletmeler, yaratıcı mobil pazarlamanın 2017’de sahip olabileceği etkiyi hafife almamalıdır.

”Açıkça söylemek gerekirse, mobil tarafında işler kızışıyor.”

Global çapta akıllı telefon kullanımı artmaya devam ederken, Amerikalıların % 36’sı birden fazla cihazı (yani akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar) eş zamanlı olarak kullanmasıyla birlikte pazarlamacılara büyük iş düşüyor. 2017’de pazarlama başarısı, pazarlamacıların yaratıcı mobil reklamcılık ve tüketici sadakati kesişiminde ustalıkla gezinme yeteneklerine doğrudan bağlı olacaktır.

Geçmiş yılların düşük büyüme gösteren müşteri bağlılığı programlarının ötesine geçen çözümler mevcut. Dijital çağın her zamankinden önemli olan tüketici ilişkilerini teşvik etmek ve beslemek için mobil reklamcılıktan yararlanılabilecek çok kanallı, anahtar teslim ve yaratıcı iletişim çözümleri buna en iyi örnek.

2017’de neyi beklemeniz gerektiğine bir göz atalım.

Sanal ve Zenginleştirilmiş Gerçekler, Mobil Üzerindeki Etkisini Bırakacak

2016 yılının pop ve teknoloji kültürü, konum tabanlı ve zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisine sahip mobil oyun Pokemon Go ile hatırlanacak gibi görünüyor.

Yakın zamanda Forbes tarafından incelendiği gibi zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisi popülerlik kazanmakta ve 2021 yılında 5,7 milyar dolarlık bir endüstri olması bekleniyor.

Belki de beklenen büyümesinden daha şaşırtıcı olan tek istatistik, 2016’da Pokemon Go’nun sadece 500 milyon yüklemesinin değil, 17 milyon ek zenginleştirilmiş gerçeklik dosyasının (Pokemon Go haricinde ) indirilmesinin beklendiğidir. Zenginleştirilmiş gerçeklik pazarının artmasının beklenen faydalanıcıları öyle fazla ki. Konum temelli uygulamalar, sosyal medya ağları ve mobil reklam verenler bunlardan sadece bir kaçı.

Bazı uzmanlar, zenginleştirilmiş gerçekliği bir pazarlık felsefesinden başka bir şey olarak nitelendirmiyor. Bunun yanı sıra mobil ortam söz konusu olduğunda uzun vadede uygulanabilirliği, teknolojinin tüketici/marka etkileşimlerini olumlu şekilde nasıl etkileyebileceğine bağlı olacak gibi görünüyor.

2017’de, zenginleştirilmiş gerçeklik konum analizinin kullanımında bir artış bekleyebiliriz. Çünkü bu teknoloji, pazarlamacıların mobil kullanıcıların toplam hareketlerini takip etmelerini sağlayacaktır.

Bir şey daha eklemek gerekirse; zenginleştirilmiş gerçeklik analizi yalnızca müşteri segmentasyonu ve kaybı ile pazarlamacılara yardımcı olmakla kalmayacak. Aynı zamanda tüm kanal entegrasyonlarına da yardımcı olacaktır.

Sanal gerçekliğe doğru yönelirken

2017,  bir akıllı telefonu olan herkesin sanal gerçekliğe erişebilmesini sağlamaya yönelik pazarlama kampanyalarının sayısını artıracaktır(son Coca-Cola pazarlama kampanyasının gösterdiği gibi)

Sanal gerçekliğin, günümüz dijital çağında perakendecilerin aktif bilinçliliğine yavaş ama emin adımlarla girdiği çok açık. Ocean Spray kızılcıklarından Volvo test disklerine, Lowe’s’deki ev dekor seçimine kadar bir çok örnek bunu kanıtlıyor.

2017’ye yönelik beklenti, , sanal gerçeklik teknolojisi ile mevcut yer bağımlılığını ortadan kaldırmak. Dijital pazarlamacıların buna yönelik somut adımlar atması, tüm kanal ve mobil entegrasyonları (programlı reklamcılıktaki gelişmeler de dahil olmak üzere) daha da geliştirmesi bekleniyor.

2017’de sanal ve zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojilerinin ne kadar ilerleyeceği henüz belli değil. Ancak Google’ın yakın geçmişte android tabanlı bir işletim sistemi duyurusu ile şuna inanıyoruz ki sanal gerçekliğin bir sınırı yok!

Mobil Kullanıcı Edinimi Gelişmeye Devam Ediyor

Hem Apple App Store’a hem de Google Play Store’a hızlı bir bakış, önümüzdeki yıl dijital pazarlamacılar için birincil kullanıcı edinme fırsatı ortaya koyuyor.

Aslında Apple, App Store’u top 25’e ulaştırmak için her gün 38.000 yeni kullanıcı gerektirebilir. Ancak hedefinizin top 25 listesine girip girmeyeceğinden veya sadece kazanç edinme stratejilerinizi hassaslaştırmayı arzu ettiğinden korkmayın. 2017 uygulama yılı olacak!

2016 bize, geliştiriciler ve yayıncıların yeni kullanıcı edinme maliyetlerini artırmamak için eğitim ve bilgi tabanını geliştirmeye devam ettiğini gösterdi.  2016 yılı, pek çok yeni araçların yanı sıra yenilikçi uygulama süreçleri ve ”küçük adamların” mobil kullanıcı ediniminin geleneksel “devleri” ile rekabet etmesine yardımcı olduğu yıl olarak hatırlanacak.

Bu trende devam ederek, 2017’de kilit rol oynayacak özgün reklamlar arayın. 2020 yılına kadar mobil görüntülü reklam harcamasının % 63’ünü oluşturmayı bekleyen doğal reklamlar, kullanıcı edinme sürecinin gelişiminde temel bir dönüm noktası oluşturmaktadır.

Yerli reklamlar, yayıncıların yalnızca kullanıcıların “deneyim akışında” reklam yerleşimlerini otomatik hale getirmekle kalmaz. Aynı zamanda mobil reklamların artık sayfa kenar boşluklarıyla sınırlanmamasını sağlarlar.

Native reklam birimleri, geleneksel banner reklamlardan (kanıt olarak Facebook’un bir çeyrekte 5 milyar dolarlık kazançları gösterilebilir) daha yüksek katılım oranları sahibidir. Bunun yanında native reklam büyümesi, daha fazla yayıncı programlı satışa geçtikçe 2017’de artmaya devam edecektir.

”Yerel reklam pazarında özel bir odaklanma ve 2017’de başlaması öngörülen bir uygulama olan yerli uygulama ‘önyüklemeler’ olarak bilinir.”

Yerel uygulama önyükleri, kullanıcıların ilgisini çekmeye ve eğitmeye yönelik gözle görülür bir etki sağlar. Bu, yayıncılara, mobil reklamcılığın dijital çağ dağınıklığını ortadan kaldırma olanağı tanıyor. Bununla kalmayıp, uygulamaları, akıllı telefonlara ve diğer cihazlara önceden yükleyerek daha fazla kullanıcı bilinci oluşturma imkanı sunuyor.

Yerli reklamcılığın bir format değil bir çerçeve olduğunu unutmamak önemlidir. Bunu anlayan yerel uygulama önyüklemesi, yayıncıların doğru içeriği, doğru tüketiciye ve doğru bağlamda sunma yeteneğini artırır. Bu da kullanıcı deneyiminin geliştirilmesine, kullanıcı edinme ve saklamayı kolaylaştırmaya yardımcı olur.

”Tüketicilerin mobil uygulamalara, mobil web’den % 100-300 daha fazla dönüşüm sağladığını göz önünde bulundurun ve 2017’de bu eğilim için gözlerinizi dört açın.”

2017 için mobil kullanıcı edinme vurgusunun bir diğer alanı video olacak. 2016’da en hâkim olan yayıncılar arasında, tercih edilen kanal olmaya devam etmek için 2016 yılında hakim olan multi-channel pazarlama kanalına odaklanın.

2015 yılının başında, pazarlama uzmanları (AdColony gibi), kullanıcı kazanım kanalı olarak video sektörüne tercihini yönelindiğini söylemişti.Bunun, sosyal medyadan 2.3 kat daha popüler ve gösterimden 23 kat daha popüler olduğu anlamına geldiği vurgulanmıştı.

2017 yılında, sosyal medya kullanıcıların yalnızca tercih ettiği markalarla “isteğe bağlı” ve “canlı yayın” etkileşimi beklemeye devam ediyor. Bu sebeple, kullanıcı edinimi gelişiminde bir sonraki mantıklı adım olan canlı videoya göz atın.

İnternet kullanıcılarının her gün yaklaşık % 25’inin izlediği ve bugünün akıllı cihazlarının dinamik hareketliliğiyle birlikte, daha fazla uygulama ve platform, potansiyel kullanıcıların video akışı sağlayarak erişebileceğini tahmin ediyor.

Sosyal Medya, Big Data ile Kişisel Olacaktır

2017’de üzerine düşülmesi gereken son trend, mobil “sosyal medya deneyiminin” büyük veri analizi ile bütünleştirilmesidir.

Mobil internetin uyku uyumadığını unutmamak önemlidir. Smart Insights’taki pazarlama sihirbazlarının son zamanlarda gösterdiği gibi, 2016 dijital çağın her dakikası çok çeşitli olduğu kadar karmaşıktı.

”Ne kadar karmaşık ve çeşitli?”

2016’da 60 saniye; 3.3 milyon Facebook mesajı, 55.555 Instagram mesajı ve 422.340 tweet anlamına geliyordu.

2016 yılında sosyal kanal etkileşimleri şaşırtıcı bir istatistiksel frenkansa sahipti. Buna rağmen DMA geçenlerde şirketlerin % 70’inin sosyal medyadan kullanıcı içeriği toplamadığını bildirmiştir. Bu, sosyal medya reklam harcamalarının 2017’de 35 milyar doları aşması beklenmekte iken ilginç bir çelişki ortaya koymaktadır.

Çoğu dijital pazarlamacının, tüketici eğilimlerine, satın alma niyetlerine ve müşteri hassasiyetine bakmaksızın, tanıtım yapmaya ve müşterileri sosyal medya kullanıcılarına dönüştürmeye önem verdikleri görülüyor.

2017 yılının markaların tüketici odaklı olmaya çalıştıkları (Forrester tarafından 2015 yılında istenildiği gibi) ve big data aracılığıyla kullanıcıların bağlılığını en üst düzeye çıkardığı bir yıl olmasını umuyoruz.

”Mobil cihazlar anahtar olacak, zira dijital, sosyal ve kişilerarası faaliyetlerimizde daha büyük bir rol oynamaya devam edecekler.”

Mobil kullanım, doğası gereği öncelikle mobil arayüzlerin her bir kesiminde derin etkileri nedeniyle kullanıcı verilerini üretirken proaktif ve titiz. Sosyal medya etkileşimlerinin yaklaşık % 80’inin artık mobil cihazlarda gerçekleşiyor. Mobil data; geliştirilmiş kişiselleştirilme, sadakat odaklı ve müşteri merkezli pazarlama stratejileriyle dijital çağda başarı için 2017’de de anahtar bir rol oynayacak.

Sonuç olarak…

2016’ya elveda derken ve 2017’yi açık kollarla kucakladığımızda, mobil pazarlamanın gelişiminin dijital pazarlamacılar için inisiyatif, zamanlama ve yeniliğe bağlı olacağı açıktır. Dinamik, çok kanallı ve veri odaklı süreçler pazarlamacılar için yarının trendlerine atlamalarına yardımcı olur. Bu eğilimleri 2017 mobil stratejinize dahil edin ve Yeni Yıl da yüksek bir ROI getirin.

Kaynak: https://www.digitalturbine.com/blog/mobile-marketing-trends-2017/