Yazılar

Mobil Uygulama Geliştiricilerin Kar Etme Aşamasında Yaptıkları 7 Hata- Bölüm 1

Milyonlarca akıllı telefon kullanıcısı bilgiye, eğlenceye, alışverişe ve sosyal ilişkilere mobil üzerinden anlık erişime şansına sahip. Bu şansı yaratan uygulama geliştiriciliği, hızla en heyecan verici ve kazançlı kariyer planları arasına dahil oluyor. Ne yazık ki  Angry Birds gibi başarılı uygulamalara karşın, binlerce kâr getirmeyen mobil uygulama da var.

Bu oldukça ilginç bir durum. Çünkü uygulama geliştirici ve pazarlamacıların mobil uygulamalar üzerinden kâr elde etmeleri için App Store ve diğer uygulama mağazalarındaki yoğun rekabete rağmen şimdiye dek olmadığı kadar çok imkan var. Günümüzde başarılı bir mobil uygulama geliştirici olmanın ilk şartı geçmişi geride bırakmak. Artık uygulamalar “Ücretli – Ücretsiz” olduklarıyla ya da 0.99 TL veya 1.99 TL olmalarına göre değerlendirilmiyor. Eğer uygulamalardan para kazanma sürecinizi eski düşünce kalıplarıyla yönetmezseniz, evrenin size sunacağı sayısız fırsatı kazanca dönüştürebilirsiniz.

Eğer işletmesinin başarıyla ilerlemesini hedefleyen bir uygulama geliştirici ya da pazarlamacı iseniz, ya da varolan bir uygulamayı kâr getiren bir seviyeye taşıma niyetindeyseniz; kendinize şunu sormanızda fayda var: Çok sık yapılan hataları tekrarlıyor olabilir miyim?

İşte uygulama geliştiricilerin gelir elde etme aşamasında yaptıkları 7 büyük hata:

 

  1. İndirme başına premium ödeme zorunluluğu getirmek: Bir uygulamadan gelir elde etmenin en bariz ve kolay yolu, ücretlendirmek gibi geliyor değil mi? Sonuçta 5.000 uygulama satın alımı, indirme başı 1 TL üzerinden hesaplanırsa 5000 TL değerinde bir kârdan bahsediyoruz demektir. Kulağa çok mantıklı gelse de, ne yazık ki işler tam olarak böyle yürümüyor. Pazardaki uygulama yığını detaylı olarak incelenmiş ve birtakım sonuçlara ulaşılmış. Çoğu uygulama kullanıcısı -ortada çok ikna edici bir sebep olmadığı sürece- 1 TL gibi az miktardaki bir bedeli dahi ödemeye gönüllü olmuyor. Birçok uygulama, kullanıcılara denemek ve üretmek için indirme işleminden ücret talep etmediği halde bundan gelir elde edebiliyor. Kitleye ulaşıp dikkatini çekebilirseniz; mobil reklamcılık, uygulama içi ücretlendirme, offer wall gibi daha pek çok şekilde gelir ve kâr etme yolları bulabilirsiniz. İndirme başına ücretlendirme doğru şartlar altında iyi bir gelir kaynağı olabilir ama geçmişte bilinen başarılı bir uygulaması ya da ödeme konusunda istekli bir kitlesi bulunmayan uygulama geliştiricileri için uygulamanın ücretsiz sunulması çok daha iyi olacaktır. Önce uygulamanızın indirilmesini sağlayın, sonra para kazanmaya başlayın.

 

  1. Gelir kazanma modelini uygulamayı tamamladıktan sonra belirlemek: Uygulama geliştirme ve pazarlama, geniş kapsamlı ve ortak bir stratejik planın parçaları olmalı. Harika bir uygulama geliştirip App Store’da kaderine terk edip yığınla kazanç getirmesini bekleyemezsiniz. Uygulamanız ne kadar iyi olursa olsun; öncelikle indirilme aşaması için detaylı ve çok adımlı bir pazarlama planına ihtiyaç vardır. Sosyal medya pazarlaması ve tanıtım çalışmaları ile de bu plan desteklenir. İnanın çoğu uygulama geliştirici pazarlamacı ya da satış uzmanı olmak için doğmamıştır. Nefes kesen bir uygulama tasarlama ve muhteşem kodlar yazmak, uygulamayı satmak ve daha geniş kitlelere tanıtmak için farklı yetenek setleri gerekir.

 

  1. Farklı platformların yaklaşımına göre şekillenememek: Çok sayıda uygulama geliştirici, bir pazarlama kalıbını benimseyip bütün pazarlama kanallarında aynı planı öne sürüyor. Ancak işin doğrusu; tıpkı bir iOS uygulaması kodlamak için Android uygulamasından farklı bir programlama dili gerekmesi gibi, bir uygulamayı App Store’da satmak için Android Market’tte olduğundan farklı yaklaşımlar gerekiyor. Her uygulama mağazasının kendine özgü hizmet kullanım şartları ve uygulamaları düzenleyen kuralları var. Bunlar pazarlama planınızı kâr etme ve dağıtma açısından etkiler. Bazı uygulama mağazalarının oldukça kısıtlayıcı kralları var. Öyle ki, kârlılık oranında ufacık bir düşüş fark ettiği anda uygulamayı mağazadan kaldırabiliyor.

http://ryanmorel.com/7-mistakes-app-developers-make-when-monetizing-their-apps-part-1/

Mobil Pazarlamada Kaçınılması Gereken Hatalar

Sadece dijital dünyada hayatını sürdüren e-ticaret firmalarının, mobil mecralar için ayrı bir yatırım ve kampanya planlaması yapmaları gerektiği artık kaçınılmaz bir gerçek. Tüketicilerin mobil cihazlarında harcadıkları zaman günden güne artarken, bu kullanıcılara doğru zamanda ulaşmak için desktop yerine mobil reklamlara ağırlık vermek daha yerinde bir karar olabilir.

Pazarda mobilin önemi hızla artarken markaların bazı hayati hatalardan kaçınmaları gerekiyor . Mobil pazarlama aksiyonlarından beklediği verimi alamayan şirketlerin, aşağıdaki hatalara düşmemeye dikkat etmesi elzem hale geliyor.

İşte mobil pazarlamada markaların en sık yaptığı hatalar:

 

Mobil Cihaz Hedeflemelerinin Yapılmaması

Dijital reklam kampanyalarınızı hazırlarken kabca mobil hedeflemenin yapılması tek başına yeterli olmayacaktır. Mobil cihazların işletim sistemine, modeline, ekran çözünürlüğüne ve hatta operatör bilgisine kadar detaylandırıp kampanyalarınızı tam olarak mobile hedefli hale getirmeniz mümkündür.  Google Analytics gibi track toolları kullanarak sitenizi ziyaret eden kullanıcı profillerinin yukarıda bahsettiğimiz verilerine ulaşabilir ve kampanyalarınızı bu doğrultuda yapabilirsiniz.

Örn: Analytics’den aldığınız verilerle hangi konumlarda, hangi cihazlardan daha çok trafik ve dönüşüm elde ettiğinizi analiz edip mobil kampanyalarınızı bu verilere göre düzenleyebilirsiniz.

 

Web Sitenizin Mobile Uyumlu Olmaması

Mobile evrilen dijital dünyada sitenizin mobil uyumlu olmaması, farklı cihazlarda aynı kullanıcı deneyimini sunamamanız mobil kampanyalarınızın tamamına yakınının çöpe gitmesine sebep olabilir. Sitenizin responsive bir yapıda olması, mobil trafiğin satışa dönüşmesinde belki de en önemli faktördür. Bunun için markaya veya ürüne ait sitenin tasarlanması aşamasında responsive özelliğinin mutlaka olması gereklidir. Bir diğer seçenek ise mobile ait ayrı bir tasarıma sahip olmanızdır. Bu seçenek çok tercih edilmese de en başında responsive bir tasarım seçmeyen ve sitesini değiştirmek istemeyen marka sahiplerine bir alternatif sunabilir. Başta Google olmak üzere arama motorlarının mobile uyumlu sitelere daha iyi puan verdiğini ve bu sebeple organik olarak da üst sıralara taşındığının da unutulmaması gerek.

 

Reklamlarınızın Mobile Uyumlu Olmaması

Sitenize ziyaretçi çekmek için tasarladığınız banner ve diğer görsel reklamların mobil cihazlar için uygun olmaması size hem para kaybı hem de kullanıcı deneyiminde bir eksi olarak geri dönecektir. Küçük bir ekranda kocaman, ekranı kaplayan, reklamdaki ana mesajın okunamadığı veya kapatma butonunun bulunmasının zor olduğu bir banner düşünün.  Google Adwords veya Facebook gibi en çok kullanılan reklam networklerinde kampanya ve bannerlarınızı hazırlarken mobile uygun boyutlarda hazırlamayı asla unutmayın. Aksi halde hem dönüşümleriniz düşecek hem de trafiğiniz azalacaktır.

 

Call to Action Kullanılmaması

Mobil internet kullanıcılarının reklamlarınızı kısıtlı bir ekran alanında göreceğini unutmayınız. Kullanacağınız reklam imaj ve metinlerinde kullanıcıyı satış sayfanıza düşürecek kısa ama vurucu cümlelere yer vermelisiniz. Eğer uzun ve anlaması zor cümleler kullanırsanız bu muhtemelen mobil internet kullanıcılarının dikkatinden kaçacaktır.

Örneğin: “Şimdi bu ürünü almanın tam zamanı” yazmaktansa “Hemen Al” yazmak mobil reklamlarda daha yerinde bir kullanımdır.

 

Sosyal Medyanın Doğru Kullanılmaması

Sosyal medya, markaların ücret ödemeden tanıtım yapma fırsatının olduğu değerli bir enstrümandır. Sosyal mecraların yanlış bir şekilde kullanılması hem takipçi sayısının düşmesine hem de bu kanallardan yapılan maaliyetsiz satışların azalmasına sebep olur. Sosyal ağlarda para ile takipçi satın alınması ilk başlarda takipçi sayısında artış olarak gözükse de markanıza ve kitlenize hitap etmeyen kullanıcıların timeline’nında gözükmesine, daha sonra da takipçi sayınızda hızlı düşüşlere sebep olacaktır. Mobil’de sosyal medya denilince akla ilk gelen mecra kuşkusuz Instagram oluyor. Instagram özellikle ürünlerin görsel olarak iyi çekilmiş fotoğraflarını yayınlamak çok önemlidir. Ayrıca satışını yaptığınız ürünlerin günlük yaşamdaki kullanım alanlarını videolar ile kullanıcılarınıza detaylı olarak anlatabilirsiniz, üstelik hiç bir ücret ödemezsiniz. Mobilde takipçileriniz dışında yeni kitlelere ulaşmak için ise ücretli reklamlar vererek hedefinizde kullanıcı profiline ulaşabilirsiniz.