Yazılar

Mobil Stratejinizin Etkisini Arttıracak 7 Tavsiye

Belki de tarihte ilk kez, mobil cihazların sayısı yeryüzündeki insanların sayısını aştı. Bu dönüm noktası, girişimciler için çok önemli bir gerçeğin altını çiziyor: mobil cihazların sayısı arttıkça önemleri de artacak.

Tüketicilerin %85’i mobil cihazlarının günlük hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olduğuna inanıyor. Kesin olan bir şey var ki tüketiciler ve dolayısı ile mobilin yükselişinin farkına varıp tüketicilerine akıllı telefon ve tabletlerle ulaşan (ve günden güne sayıları artan) işletmeler için, mobil arayüz büyük bir önem taşıyor. Mobil odaklı bir strateji, şirketlerin her kategoriden müşteriye erişimini sağlayıp güçlü bir endüstriyel avantaj elde etmesine yardımcı olabilir.

Ancak mobil bir strateji yaratmak, sadece bir uygulama geliştirmekten çok daha fazlasıdır. Başarılı bir mobil strateji yüz yüze, mobil ve geleneksel online deneyimlerinizin tümünün müşterileri işletmenizle etkiletişime geçmeye motive eden uyumlu bir mesajı aktarmasıyla mümkün olabilir. Öyleyse mobil stratejinizin etkisini arttırmak için faydalanabileceğiniz 7 tavsiyeye bir göz atalım.

1. Attığınız her adım mobil stratejinizle uyumlu olsun.

Bu ayın trendini takip etmeye karşı güçlü bir istek duyabilirsiniz ama eğer bu moda, büyüme stratejinizle uyum sağlamıyorsa; emin olun ki size hiçbir fayda getirmeyecektir.

Örneğin, son zamanların gündemini yerinden oynatan mobil uygulamaları ele alalım. İlgi gördükleri bir gerçek. Yine de unutmayın; ortalama bir ücretli uygulama ayda 500 dolar kâr getirir. Bu, yatırım yapmayı göze almadan kârlılık beklememeniz gerektiği anlamına geliyor. Eğer stratejinize mobil bir uygulamayı dahil edecekseniz, ortaya sizi geliştirecek bir iş çıkardığınızdan emin olun.

2. Harika deneyimler tasarlayın.

Müşterilerinize markanızla yeni ve heyecan verici yollarla iletişim kurabileceği bir deneyim sunmaya odaklanın. Çoğu kullanıcı mobil uygulamaların iki saniye içinde yüklenmesini bekliyor ve %85’i mobil uygulamayı mobil web siteye tercih ediyor. Bir düşünün, büyük ihtimalle en az bir kez uyumsuz bir tasarımı ve başarısız bir yönlendirmesi olan mobil bir web siteyi ziyaret etme deneyimi yaşadınız ve bu hiç hoş bir tecrübe değildi. Öyleyse kendinizi kullanıcıların yerine koyun ve kullanıcılara güzel deneyimler yaşatabilecek bir uygulama geliştirmeyi hedefleyin.

3.Uygulama programlama arayüzlerini kullanın.

Uygulama programlama arayüzleri, birbiriyle iletişim halinde olan ve sizi gereksiz özellikler tasarlamaktan kurtaran sistemlerdir. Twitter trafiğinin %75’i bu arayüzlerden (diğer bir deyişle üçüncü parti kullanıcı büyüme stemlerinden) gelir. O halde diğer uygulamaların kullanıcı tabanından elde edilen kullanıcı bağlantılarından nasıl faydalanabileceğinizi düşünmeye başlamanın tam sırası.

4. Esnek bir strateji kurgulayın ve rakamları önemseyin.

Akıllı telefon pazarı tahminen önümüzdeki 4 veya 5 yıl içinde her sene %10’dan fazla artış gösterecek ve önümüzdeki 3 yıl içinde mobil uygulama indirmelerinin sayısı iki katına çıkacak. Rakamlara bakarak mobil stratejinizin yeniliklere hızlıca adapte edilebilecek kadar esnek olması gerektiğini söyleyebiliriz. Böylelikle yükselen bu ivmeden payınızı düşeni almakta gecikmezsiniz.

5. Geliştirilmiş bir deneyim sunun.

Mobil deneyiminizi web site deneyiminizle uyumlu olacak şekilde ayarlayın. Bu sayede kullanıcılar cihazlar arasında kolaylıkla geçiş yapabilir. Kullanıcıların yalnızca %16’sı teknik sorunlar çıkaran uyumsuz uygulamalara iki kereden fazla deneme şansı veriyor. Spotify’ı ele alalım. Kusursuz bir mobil ve masaüstü performansına sahip. Kullanıcılar mobilde dinledikleri bir şarkıyı durdurup masaüstünde oturum açtığında kaldığı yerden devam edebiliyor. Yani cihazlar arası geçişin düzgün bir şekilde gerçekleştirilebilmesi adeta bir gereklilik.

6. Güçlü bir takım kurun.

Bir uygulamanın iskeletini hazırlamak 10.000 dolara mal olabiliyor ve zengin grafikleri olan bir uygulama söz konusu olduğunda bütçe milyonları bulabiliyor. Başarılı uygulamalar geliştirmek için yetkin kişilerden oluşan bir ekip kurmak bu sebeple oldukça kritik değer taşıyor. Kurum içi yazılım geliştirme takımı (in-house development team) oluşturmak başlangıç için uygun. Planınızı şekillendirirken ihtiyaç duyabileceğiniz teknik müdahaleleri bu sayede yapabilirsiniz ve dışarıdan birinin desteğinden bağımsız hareket edebilirsiniz.

7. Müşterilerinizin verilerini koruyun.

Müşteri verilerinden bahsedildiğinde, bilginin korunmasının ciddiyetini de konuya dahil etmek gerek. Veri şifreleme ve depolama alanı gizliliği gibi uygulamaları stratejinize ekleyebilirsiniz.

Söz tekrar mobil stratejiye gelmişken, mobil stratejiye dahil olan başarılı bir marka örneği verelim: Flipboard. Tamamen mobilleşmiş dijital bir dergi. Dergi okumayı akıllı telefon ve tablet kullanıcıları için çok yönlü ve keyifli bir deneyime dönüştürdü. Bunun yanında kullanıcıların kendi dergilerini yaratabilmelerine ve kendileri ile aynı ilgi alanlarına sahip kişileri bir araya getirme imkanı sunuyor.

İşletmenizin hedefleri ve buna bağlı olan müşterilerinizin ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanacak bir mobil strateji, hedef kitlenizle çok daha derin bir seviyede iletişim kurmanızı sağlayabilir. Güçlü bir mobil strateji aynı zamanda şirketinizin tasarlanan büyüme planındaki konuma ulaşmasına yardım edebilir.

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/242667

Kaçınılması Gereken Mobil Pazarlama Stratejisi Hataları

Mobil pazarlama dünyası, deneyimli pazarlama uzmanları için bile kafa karıştırıcı olabilir. Hızlı bir şekilde değişen bu dünyada, maliyet dalgalanmaları ve sürekli gelişen teknoloji ile hangi stratejilerin ve yöntemlerin kullanılacağını bilmek zor olabilir.

SocPub tarafından yayınlanan Formstack’ın bir raporuna göre; akıllı telefon dönüşüm oranları, masaüstü dönüşüm oranlarının yüzde 64 üzerinde. Bu nedenle, akıllı telefon kullanıcılarını tüm pazarlama stratejisinde uygun bir şekilde konumlandırmak büyük önem taşıyor. Her işletmenin mobil pazarlama stratejisi farklı olsa da tüm profesyonellerin önüne geçmesi gereken dört tuzak vardır:

Dikkatsiz Hedefleme Yapma

Potansiyel müşterileri yer ve ilgi alanlarına göre hedefleme yeteneği, pazarlamacılar için değerli bilgiler sağlar ancak yalnızca gerekli demografik bilgileri hedefleyebilmek kampanya sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru hedefleme kritik bir değere sahiptir, zira çok geniş bir kitleyi hedefleyen pazarlamacılar kampanyanın verdiği mesajı doğru hedef kitleye ulaştırmakta güçlük çekebilir veya çok dar bir kitleye ev sahipliği yapanlar büyüme fırsatlarını kaçırabilir. Mobil pazarlama stratejiniz için en iyi yatırım; detaylı araştırma yapmak ve dikkatli hedeflemeye bir şans vermek olacaktır.

Yerelliği Etken Olarak Görmeme

Genellikle tüm politikaların yerel olduğu söylenir ancak aynı mantık işletmeler ve satışlar için de geçerlidir. Aynı ilçede üç lokasyona sahip yerel bir restoran zinciri veya birden fazla ülkeye yayılmış bölgesel bir sağlıklı gıda mağazası pazarlamıyorsanız, coğrafi hedefleme teknolojisi ile yerel tüketiciler için mobil pazarlama stratejinizi optimize etmeyi deneyin. Bunu yapmak potansiyel müşterilerinize mümkün olan en alakalı içeriği sunmanızı sağlayacaktır.

Tutarsız Mesajlaşma

Tüketicilerin mesajınızı mobil bir cihazda bulabilmesi, işletmenizle olan etkileşimlerinin tek bir cihazla sınırlı kalabileceği anlamına gelmez. Örneğin akıllı telefon üzerinden yapılan bir arama, işletmenizi bulmaya yönelik olabilir ve daha sonra kendi tabletlerinde veya masaüstünde bu işlemi devam ettirmek isteyebilirler.

Bu nedenle, mobil ve masaüstü içeriğinizin tutarlı olması önemlidir. Adobe’un yayınladığı bir raporda; pazarlamacıların yaklaşık yüzde 30’u, mesajını birden çok kanalda yayınlarken yalnızca yüzde 14’ünün tüm kanallarda tutarlı mesajlaşma sunan kampanyalar için bir plan oluşturduğu belirtiliyor. Kitlenize dağıtılan her içerik parçası için tutarlı olmayı şart koşun.

Stratejiyi Düzenli Olarak İncelememe

Etkili ve maliyet bilincine sahip bir mobil pazarlama stratejisi hazırlamak zordur. İşe yarayan bir şey bulduğunuzda aynı stratejiyi sürekli yürütmeyi cazip bulabilirsiniz. Ancak, işiniz gereği ve hedeflediğiniz pazarın zaman içinde değişebilme özelliğine sahip olması nedeniyle bunu yapmanız tavsiye edilmez. İyi bir mobil stratejiyi mükemmel bir mobil stratejiye dönüştürmek için mobil pazarlama çalışmalarınızı altı ayda bir denetleyin. 

Ne yazık ki pazarlamacıların, bir mobil pazarlama stratejisi hazırlarken sihirli bir değneği yok. Bunun yerine işinizi büyütebilmek için kaçınmanız gereken belli başlı kurallar var. Bu kuralların mantığını bir cümle ile özetlemek gerekirse: Veri odaklı mobil bir strateji benimseyin ve devamında işletmenizin önlenemez yükselişine şahit olun. 

Kaynak: http://blog.cmglocalsolutions.com/4-mobile-marketing-strategy-mistakes-to-avoid

12 Adım ile Daha Güçlü Bir Mobil Strateji (Bölüm 3)

Daha güçlü bir mobil stratejiye sahip olmanın aşamalarını ve küçük ölçekli işletmenize ne gibi faydalar getireceğini incelediğimiz serimizin son bölümündeyiz. Eğer bu aşamaya kadar kararlı bir şekilde okumaya devam ettiyseniz, mobili biraz daha ciddiye aldığınızı ya da stratejinizde değişiklikler yapmaya ikna olmaya başladığınızı şimdiden söyleyebiliriz. Keyifli okumalar.

 

  1. Mobil Uygulama ve Mobil Siteler Geliştirme

Mobil uygulama ve mobil siteler farkı amaçlara hizmet eder ve farklı kitlelere hitap eder. Mobil uygulamalar; markalarla daha hızlı ve kolay bir şekilde etkileşime geçmek isteyen sadık müşteriler içinken, mobil siteler alışveriş deneyimini kolaylaştırmak ve özelleştirilmiş hizmetler, temel bilgiler ve iletişim detaylarını iletir.

 

Mobil öncelikli bir yaklaşım ile ‘responsive’ bir web sitesi geliştirmek; internet aramalarında görünmek, ziyaret sayısını arttırmak ve yeni müşterilerle yakın ilişkiler kurmak açısından büyük önem taşır. Buna karşın, mobil uygulamalar indirim, promosyon ve son dakika haberleri gibi ayrıcalıklı faydalar sunarak müşteriyi elde tutmayı sağlayan en güçlü araçlardan biridir.

600’den fazla marka üzerinden web ve uygulamaların bağlılık oluşturma oranları bakımından karşılaştırma yapan Adobe, akıllı telefon kullanıcıları uygulamada oturum başına 13 dakikaya yakın bir zaman geçirirken, tablet kullanıcılarının ortalama 24 dakika harcadığını keşfetti. Buna göre; uygulama oturumları, web sitesi gezinmelerinden 3-4 kat daha uzun sürüyor.

 

  1. Zaman, Konum ve Cihaz Türünü Göz Önünde Bulundurma

İşletmenizin mobil stratejisini planlarken, farklı çevreler için farklı cihazları kullanmakla yükümlü olduğunuzu aklınızda tutmalısınız. Örneğin tablet ve bilgisayar kullanımı akşam saatlerinde ve evde artış gösterirken, akıllı telefonların kullanım yoğunluğu işe gidiş-geliş saatlerinde ve yemek aralarında dikkat çeken bir artış göstermekle beraber gün içine de yayılıyor.

Tam da bu nedenle, belirli şartlara (zaman, konum ve cihaz türü) göre şekillenecek derinlemesine bir iletişim paketi hazırlamanız, müşterilerinizin markanızla etkileşime geçmesini kolaylaştıracak ve pazarlama kampanyanızı optimize ederken; doğru mesajı doğru kişilere, doğru formatla iletmenizi sağlayacaktır.

 

  1. Çoklu-Ekranı Pazarlama Stratejisine Dahil Etme

Akıllı telefon ve tabletlerin yükselişiyle, çoklu-ekranla ilgilenme davranışına olan yönelim arttı. %40’ın üzerinde akıllı telefon kullanıcısı, televizyon izlerken akıllı telefonlarında da geziniyor. Yani birçok markanın TV reklamlarını mobil ile etkileşime geçecek şekilde kurgulamaya başlaması bir tesadüf değil.

Markalar, kampanyalarına erişim ve dönüşüm getirme konusunda çoklu ekranlara güveniyor ve tek ekranlı kampanyalardan vazgeçiyor. Bu nedenle pazarlama kampanyalarınızı cihaz, konum ve günün bir saatine uygun bir şekilde tasarlamanız; farklı segmentlere ait müşterilerinizin her birinin alakalı içerikler sunmanızı mümkün kılar ve yatırımlarınızın dönüşüm oranını yükseltir.

 

  1. Pazar Trendlerini Kazanca Dönüştürme

Güncel pazar trendlerine bakarsak, mobilde bir patlama yaşandığını ve çoğu şirketin bunun tam da farkında olmayıp, etkili mobil operasyonlar yürütmekte geciktiğini söyleyebiliriz. Şu an için fark etmedikleri kayıplar, yakın gelecekte öngörülü şirketlerin gerisinde kaldıkları an kendini gösterecek ve rekabet etmekte zorluk çekecekler.

Deloitte’in Global Mobil Tüketici Anketi’ne göre; gelişmiş pazardaki tüketiciler mobil bir ağa bağlanabilen dört ile sekiz arası taşınabilir cihaza sahip ve bu oran her geçen gün artıyor. Diz üstü bilgisayar satışları düşerken, penetre olan pazarlarda dahi akıllı telefon ve tablet satışları azalacağa benzemiyor. Bunun sebebi büyük ihtimalle; eski cihazları yenileriyle değiştirilme döngüsü, teknolojideki gelişmeler, düşük fiyatlandırmalar ve kullanıcı sayısındaki artış.

Portio Research, 2012’nin sonuna kadar dünya genelinde 1.2 milyar kişinin mobil uygulama kullanacağını söylemişti. Bu rakamın %29.8’i bulması ve 2017’nin sonunda 4.4 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor. Yıl sonunda uygulama kullanıcılarının yarısına tekabül edecek bu büyümenin kaydadeğer bir kısmı Asya’dan gelecek.

 

Küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak önemli bir faktörü göz önünde bulundurmalısınız:

İnsanlar taşınabilir cihazları çoğunlukla keyifli zaman geçirip, arkadaş ve sevdikleri markalarla iletişime geçmek için kullanıyor. Amerikalıların uygulamada geçirdiği zamanın çoğunu oyun oynamak (%18), eğlenceli içeriklere erişmek (%15) ya da sosyal medyayı kullanmak (%29) oluşturuyor. İngiltere’de ise 4 dakika içinde birden çok kez, akıllı telefonlar üzerinden sosyal medyaya ulaşılıyor.

Umarız serimizi tamamladıktan sonra, özellikle küçük ölçekli işletmelerin mobil strateji geliştirme özelinde sahip olduğu ön yargıların haklılık payı olmadığı konusunda bizimle hemfikir olmuşsunuzdur. 12 adımı atmadan önce, bir adım atıp konuya açık fikirli bir şekilde yaklaşmak ve ilgi göstermek gerekiyordu. Öyleyse yazının sonuna geldiğimize göre 1 adım gitti, 12 adım kaldı.

Kaynak: https://blog.kissmetrics.com/mobile-strategy-off-the-ground/

12 Adım ile Daha Güçlü Bir Mobil Strateji (Bölüm 2)

Küçük işletmelerin mobil uygulamalara şüpheyle yaklaşmalarının en bilinen sebeplerinden biri: uygulamaların işletmelerinin tanıtımında nasıl bir rol oynayacağını pek de iyi kavrayamaması. Ayrıca, mobil uygulama geliştirmeyi pahalı ve zaman tüketici bir süreç olarak görmeleri.

Küçük ölçekli bir işletme olarak, size çok çaba gerektirmeden güçlü bir mobil strateji geliştirmenizi sağlayacak 12 adım sunduğumuz serinin 2. bölümündeyiz. Keyifli okumalar.

  1. Lansmandan Önce Test Etme

Her uygulama geliştirme süreci pahalı ve zaman tüketici bir çalışmadır ve kod yazarları bir hizmetin uygulama mağazasına girmeden önce mükemmel hale gelmesinin ne kadar önemli olduğunu bilir. Lansmandan önce kullanıcı tepkilerini test etmek, bir şirketin uygulamasının başarısı söz konusu olduğunda kritiktir ve doğru yapıldığında kötü görüşler alma olasılığını azaltır. Pazara girmeden önce uygulamanızı test edebilmeniz için farklı araçlar var: odak gruplar, birebir röportajlar ve yaratıcı dijital platformlar gibi.

Uygulama deneyimini test etmek uygulama geliştiricilere, kullanıcı yolculuğunu ve uygulamanın tamamını deneme ve anlama imkanı sunar; ikon ve butonun tasarımlarının kolay algılanabilir olup olmadığı gibi. Eğer test eden kişiler uygulamanızın final versiyonunu beğenmezse, iyileştirilmesi gereken özelliklerle ilgili geri bildirim edinmiş olursunuz. Bu süreci olumsuz geri bildirim almayıncaya dek sürdürün. Böylelikle uygulama mağazasında düşük bir puana sahip olma ihtimaliniz ortadan kalkar.

  1. Bir “Mobil Güç Ekibi” Kurma

2013’te Hollanda’nın en büyük e-ticaret grubu olan Emesa, mobil öncelikli bir şirket haline gelebilmek için mobil guru Renate Nyborg tarafından kurulan Plep isimli bir dijital ajansı kiraladı. Başladıkları proje önemli bir sorunu açığa çıkardı: mobile adapte olmak sadece uygulama ya da ‘responsive’ bir web sitesi tasarlamak demek değildi. Ayrıca şirketinizin mobil evrimindeki her aşamayı çok yetenekli bir mobil güç ekibinden yardım alarak yönetmek anlamına geliyordu.

Diğer bir deyişle, mobil istatistiklerini ve ölçülerini incelemeye kendini adamış, mobil özelinde bütçeleri denetleyen, odak grup veya anket yoluyla müşteri içgörüsü edinebilen ve rakiplerin mobile yaptığı yatırımları inceleyen kaynaklara güvenmelisiniz.

  1. Uygulama Mağazası Değerlendirmelerini İyileştirme

Kullanıcı davranışına dair edinilen içgörü, uygulamada müşteri ihtiyaçları ile ilgili değişiklikler yaparken adeta bir anahtar işlevi görür. Şirketler büyük çaplı veri akışlarını Localytics gibi  müşteri kazanma, bağlama ve kullanıcıları elde tutmaya yardımcı olacak pazarlama platformları ile yönetebilir.

Bir uygulama, uygulama mağazasında yer aldığında değerlendirmelerinin iyileştirilmesi hayatı bir etkendir. Eğer kullanıcılar tatmin olmamışsa bir sohbet başlatmak ve markanın en büyük eleştirenlerini en sadık kullanıcılarına dönüştürebilmek için sorunun kaynağını öğrenmek çok önemlidir. Kullanıcılar şirketin bir uygulamasını severlerse, fanatik olma yolunda da ilerleyebilirler. Fikir edinmek, sorunları çözmek ve müşterilerle anlamlı ilişkiler geliştirmek, uygulama içi geri bildirim formları ve Apptentive gibi araçlar sayesinde göründüğünden çok daha kolaydır.

  1. Müşteri İhtiyaçlarına Öncelik Verme

Herkese uyacak tek bir kalıp geliştirmeyi unutun ve kendinize şunu sorun: “Mobildeki müşterilerimin neye ihtiyacı var?” Geçtiğimiz 2 yıl içinde Birleşmiş Milletler’deki akıllı telefon ediniminin %70 oranında artış göstermesi ile, mobil cihazlar tüketicilerin herhangi bir yerde (ev, iş ya da otobüs) 7/24 işleriyle ilgili  etkileşimleri gerçekleştirdiği en sevilen araç haline geldi.

Her şirket her daim erişime açık bir davranışı benimsemeli, mobil özelindeki ihtiyaçları  karşılayabilecek hizmetler geliştirmeli ve coğrafi hedefleme hizmetlerine olanak vermeli. Örneğin Waze; trafik, kazalar ve benzin istasyonları ücretlendirmeleri üzerine gerçek zamanlı güncellemeler iletebilmek için olay yerindeki kullanıcılardan kitle kaynaklı bilgi ediniyor. HotelTonight, kaliteli otellerdeki odaları için uygulama kullanıcılarına son dakika indirimleri sunuyor ve kullanıcılar %70 tasarruf ederken, normal şartlarda boş kalacak otel odalarının tamamı kiralanıyor.
Kaynak: https://blog.kissmetrics.com/mobile-strategy-off-the-ground/

12 Adım ile Daha Güçlü Bir Mobil Strateji (Bölüm 1)

Küçük işletmeler birliğine göre; küçük ve orta ölçekli girişimler mobil ve sosyal reklamcılığı kucakladı. Ne yazık ki mobil uygulamalara “kaçırılmaması gereken bir fırsat” gözüyle bakanların sayısı oldukça azınlıkta kaldı.

Küçük işletmelerin mobil uygulamalara şüpheyle yaklaşmalarının en bilinen sebeplerinden biri: uygulamaların işletmelerinin tanıtımında nasıl bir rol oynayacağını pek de iyi kavrayamaması. Ayrıca, mobil uygulama geliştirmeyi pahalı ve zaman tüketici bir süreç olarak görmeleri.

Mobilin ticarette kullanımı hakkında Mobil Pazarlama Birliği’nin CEO’su Greg Stuart’a bir soru yöneltildiğinde verdiği cevap şuydu: “Sözünü ettiğimiz aslında ‘Bilme’ ve ‘Yapma’ eylemleri. Bu iki eylemin arasında büyük bir uçurum var. Bu konuda bir şeyler yapmaları gerektiğini biliyorlar ama nasıl yapacaklar?”

Küçük ölçekli bir işletme olarak “Bilme” ve “Yapma” eylemleri arasındaki uçurumun derinliklerine hapsolmamanız için, size çok çaba gerektirmeden güçlü bir mobil strateji geliştirmenizi sağlayacak 12 adım sunuyoruz. Keyifli okumalar.

  1. Sosyal Medya Tanıtımı Yapma

Flurry’e göre, zamanımızın %80’ini mobil uygulamalarda ve %20’sini mobil tarayıcılarda geçiriyoruz. Mobil eylemlerimizin %17 gibi etkileyici bir kısmı ise Facebook uygulamasında gerçekleşiyor.

İçinde bulunduğumuz mobil çağda, müşterilerle sosyal medya üzerinden etkileşimde bulunmak bir gereklilik. Ancak Facebook’un sağladığı organik erişim -Facebook’un da belirttiği gibi- marka ve sevenleri arasında bir bağlantı oluşturmak için yetersiz kalıyor (Ad Age, Kasım 2013):

“İnsanların sitede anlamlı bir deneyim yaşadığından emin olmak için devamlı çalışmamızın yanında, kullanıcıların bireysel sayfalarındaki paylaşımların organik dağıtımının zaman içinde azalacağını tahmin ediyoruz.”

O halde küçük ölçekli işletmeler sosyal medyadaki mobil içeriklerinin trafiğini canlandırmak için ne yapmalı?

Kullanıcıların içerik akışını spam gibi gördüğü yönündeki şikayetlerin çoğalması ile, sayısı günden güne artan çok sayıda kullanıcı Zuckerberg’in sitesini terk etti. Buna karşılık Facebook, siteye uyum sağlayacak içerik üretmeleri için markalara birtakım zorunluluklar getirdiğini duyurdu. Bu sayede, artık iyi hazırlanmış yayınlar markanın hayran kitlesini doğal bir şekilde cezbedecek ve ayrıca sponsorlu paylaşımlar çok sayıda beğeni alma potansiyeline erişecek.

Sosyal İşler Direktörü ve Fleishman Hillard’ın Dijital Ağ Koordinatörü Robin Hamman sosyal reklamcılıktaki bu yeni yaklaşımın etkinlik ve etkililiği konusunda ikna olmuş görünüyor:

“Son zamanlarda müşterilerimizin hoşuna giden ücretli sosyal medya (reklamcılık vb.) yaklaşımlarını başarılı ve ilgi çekici buluyoruz. Şöyle ki, bir topluluk yöneticisini ve içerik üreticisini bir veri analistiyle ve medya satın alıcısı ile eşleştirdik. Paylaştığımız içeriğin organik bir çekim elde ettiğini gördüğümüz anda (analist sayesinde), ilgili sosyal/display reklam metnini anında en iyi haline ulaştırıp şekillendiriyor ve aynı hedef kitle içindeki erişim ve etkileşimi arttırmak için medya harcamaları yapıyoruz. Sanırım bunun adına gerçek zamanlı sosyal reklamcılık diyebilirsiniz.”

  1. Sosyal Medyanın Zekasından Faydalanma

HootSuite uzmanlarına göre; mobil bir çevrede sosyal medya gözlemi yapmak, içgörüleri doğru zamanda gerçekleştirilecek eylemlere dönüştürmek için şart. Instagram, Pinterest ve diğer görsel ağırlıklı sosyal ağlar, markalar ve dünya genelindeki müşteriler arasındaki ilk temas noktası olabilir. Her gün sosyal medya kullanıcıları Twitter’da atılan 500 milyon tweet, Facebook’ta yapılan 4.5 milyar beğeni ve Instagram’da paylaşılan 55 milyon yeni fotoğraf ile bir veri üretimi gerçekleştiriyor. Bu platformlardaki veri akışı, Google+, Youtube ve LinkedIn gibi sosyal ağlarda da devam ediyor.

Bireylerin sosyal medyada duyurdukları sese kulak vermek; müşteriler, rakipler ve kampanyalarla ilgili farkındalık kazanırken fark yaratmanızda yardımcı olabilir. Sosyal medyanın zekasını dikkate almak, müşterilerle gerçek zamanlı etkileşim kurmak isteyen ve elde ettiği içgörüleri kurum içi takım çalışmalarına yansıtmak isteyen her şirket için bir gereklilik.

  1. Müşteri Bağlılığı ve İş Sürecini Entegre Etme

Salesforce1 turu boyunca, “müşterilerin interneti” kavramına sıklıkla dikkat çekildi. İnsanlar (ihtiyaçları, davranışları ve alışkanlıkları ile) markaların kendilerine nasıl yaklaşmaları ve ulaşmaları gerektiğini belirliyor. Tam da bu sebeple; herkesi ve her şeyi her yerde bağlayabilen mobil önem kazanıyor. Salesforce1 Müşteri Platformu mobile odaklanmış durumda ve iki kritik unsuru da birbirine bağlamayı amaçlıyor: müşteri bağlılığı ve iş süreci.

İlham verici güzellikte bir tasarım ve kişiselleştirilmiş tercih veya ayarlara anlık, kullanıcı dostu erişim, mevcut müşterinizi korumak için kaçınılmaz bir şekilde sahip olmanız gereken kilit etkenler. Bildiğiniz gibi satışlar sadece pazarlama ile ilgili de değil. Daha çok, şirketinizin müşterilerin ihtiyaçlarını doğru zaman ve yerde karşılayabilmesi için iş sürecini mümkün olan en etkili şekilde yönetmekle ilgilidir.

Mobil uygulamalar her şirket için olmazsa olmaz araçlardır çünkü müşteri geri bildirimlerini toplama, alışkanlıklarını analiz etme ve ihtiyaçlarını öngörme gibi fırsatlar sunar.

  1. Mobil Uygulama İndirilmesini Sağlamak İçin Facebook Reklamlarını Kullanma

IAB UK’e göre, Facebook geçen sene uygulamalar için reklam formatı önerdiğinden beri, uygulama indirme sürücülerinin lideri haline geldi. App Store ve Play Store’daki en çok kazanan uygulamaların yarısı, Facebook uygulama indirme reklamlarını kullanıyor ve uygulama geliştiricileri, bu reklamların müşteri edindirme masraflarını %60’tan %15’e indirdiğini söylüyor.

Uygulamalarını ünlü sosyal ağlar üzerinden tanıtan şirketlerin sayısı artıyor. Ancak şunun altını çizmekte fayda var: uygulamanızın ekran görüntüsünü paylaşmanız, marka kalabalığının arasında fark edilmeniz ve kullanıcının dikkatini çekmeniz için artık yeterli değil.

Facebook’tan en iyi şekilde yararlanmak için markaların Facebook ile “Facebook tarzı” bir bağlantı kurması gerekiyor. Ürünlerin ya da insanların aldığı servisten memnuniyetini belirten fotoğraflar çekmek, eğlenceli ve çekici iddialar ortaya atmak ve açık-net eylem çağrılarında bulunmak gibi.

Ek olarak, Facebook yakın zamanda spesifik kitleleri hedeflemek ve yeni kullanıcılar elde edebilmek için Özel Kitleler, Benzer Kitleler ve Ortak Kategoriler gibi yeni özellikler sunmaya başladı. eMarketer’a göre, uygulama indirme reklamları mobil reklam pazarının -aramalar dışında- %30 ila %50’sini oluşturuyor ve 2017’de Birleşik Devletler’de 11 milyar dolar değere ulaşacak.

Kaynak: https://blog.kissmetrics.com/mobile-strategy-off-the-ground/

Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 2): Başarı Hikayeleri

Başarı Hikayeleri

Statista, 2017’de dünya genelinde 268,692’ye yakın mobil uygulama indirmesi olacağını tahmin ediyor. Bu, mobil uygulamaların güçlü bir ivmeye sahip olduğu ve kayda değer bir potansiyele ulaştığı anlamına geliyor. IKEA, Halifax ve Nike’ın yürüttüğü zeka dolu mobil kampanyalar, yeni müşterileri cezbetme ve mevcut müşterilerle ilişki kurma açısından mobilin etkili ve faydalı bir araç olduğunu kanıtladı bile. Bu yazımızda mobil pazarlamayı stratejilerine en uygun şekilde dahil edip karşılığında başarı ve kazanç elde eden üç örneği ele alacağız.

 

IKEA Kataloğu

İsveçli parçalar halinde satılıp sonradan birleştirilen ürünler satarak ün kazanan mobilya devi IKEA, kataloğunu interaktif bir platforma transfer eden bir uygulama oluşturarak mobil ile neler yapılabileceğini gösterdi. Fotoğrafları uygulama aracılığıyla taratıp, kendin yap tüyoları ve şirketin ikonlaşmış ürünlerinin ardında yatan hikayelere ulaşabilme gibi yeni ve ekstra özellikler sundu.

 

Dahası, müşteriler ürünlerin üzerindeki kodu telefonlarındaki kameraya tanımlatarak sanal bir şekilde beğendikleri ürünleri odalarında konumlandırabildi. Bu sıra dışı ve pratik yenilik IKEA’ya 6.2 milyon kurulum kazandırdı ve uygulama, bir markanın ürün ve hizmetini pazarlamak için ürettiği uygulamalar klasmanında bir numaraya yükseldi. Ayrıca kullanıcılar katalogda 3 dakika harcarken, uygulamada ortalama 7 dakika geçirdiler.

 

Halidax’ın Mobil Emlakçısı : “Halidax Home Finder”

halifax_home_finder_app.jpg (400×300)

Halifax’ın ev bulma uygulaması, müşterilere kullanışlı bir hizmet sunmanın onlarla kaynaşmanın en iyi yolu olduğunu kanıtladı.

Uygulama temel olarak ev arayanlar için oluşturulmuş bir araştırma aracı görevi görüyor. Zoopla (emlak hizmeti veren bir marka)’nın sağladığı veriler, zenginleştirilmiş gerçeklik ve kolay kullanımlı ipotek hesaplayıcının bir araya getirilmesini esas alıyor. Bu uygulama aracılığıyla Halifax 20 milyon tekil kullanıcı kazandı ve şirketin belki de başka bir şekilde kullanıcıların erişemeyeceği ipotekli ürünlerini sergilemesi mümkün oldu.

Nike + Move

Nike-Move.jpg (960×568)

Sektörün ileri gelen spor markalarından olan Nike’a ait olan The + Move, aslında bir koşu ve egzersiz uygulaması. Ancak, sanal bir kişisel antrenör ve hız ölçer gibi ek özelliklere sahip. Nike Fitness uygulamasına ekstra özellikler ekleyerek, markanın ulaştığı kişi sayısını ve koşu topluluğundaki popülerliğini arttırdı. Hatta ayakkabı ve spor kıyafetlerindeki başarısını spor uygulamaları kategorisinde de elde etti.

 

Mobil kullanımının şirketlerin başarısını beslediği ve gün geçtikçe daha çok şirketin bundan faydalanmak istediği ortada. Özellikle de işletmeler için hiç bu kadar can alıcı bir zaman olmamıştı. Başarısızlık bir seçim olmamalı. Mobil pazarlama çalışmalarınızı optimize edin, en güncel yenilikleri takip edin ve işletmenizin ihtiyaç duyabileceği beceri setlerini edinin. Bu şekilde hak ettiğiniz ticari başarıya kavuşabilirsiniz.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ

Ticari Başarının Anahtarı: Mobil Pazarlama Stratejisi Optimizasyonu (Bölüm 1)

Kabul etmemiz gereken bir gerçek var; mobil bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, teknolojinin mobili beslediği günler yerini, mobilden beslenen teknolojik gelişmelere bıraktı. Bundan pek de şikayetçi olduğumuz söylenemez. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Y kuşağına ait katılımcıların %20’si bir saat içinde en az 10 kere telefonuna baktığını söylüyor. Bazı kişilerse bunu her 15 saniyede bir yaptığını belirtiyor. İşte bu, mobilin inkar edilemez gücü. Bu güçten ticari fayda elde etmenin anahtarı ise; mobil pazarlama stratejisi optimizasyonu.

Şirketlerin -özellikle kullanım oranının yüksekliği düşünüldüğünde- mobil pazarlamadan faydalanmak istemesi ve gün geçtikçe artan bir iştahla akıllı telefon kullanan tüketicileri yönetmeye yönelmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Küresel markalar akıllı telefon ekranlarında geçirilen sürenin arttığını görüp hızlı davrandı ve tasarladıkları optimize edilmiş web siteler ve mobil merkezli kampanyalar ile tüketicileri hedef haline getirdi. Mobile yapılan reklam yatırımları 8.72 milyar dolardan 12.85 milyar dolara yükselerek masaüstünü geride bırakıyor.

Mobil pazarlamanın günümüz ekonomisindeki önemi, aslında herkesin anlayabileceği kadar açık. Buna rağmen; Birleşik Devletler, İngiltere ve İrlanda kapsamlı dijital becerileri konu eden güncel bir rapor, bu üç ülkenin de dijital pazarlamada sınıfta kaldığını belirtiyor. Belirli yeterlilikler test edildiğinde, İrlanda’daki mobil pazarlamacıların başarısızlık oranı %40 gibi bir rakama erişirken, Amerika ve İngiltere’deki pazarlamacılar bu oranı %39’la takip ediyor.

Bugün, mobil pazarlama bilgi ve becerisi bir lüksten çok ihtiyaç halini aldı. Öyle ki, doğru şekilde yapıldığında bir marka ya da işletmeyi yepyeni bir başarı seviyesine taşıyabilir ya da yanlış yapıldığında epey yıpratıcı sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda, mobil pazarlamayı başarıyla uygulayabilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz etkili teknik ve stratejileri keşfetmenize rehberlik edeceğiz.

 

Zayıf Bir Mobil Optimizasyonun Getirdiği Riskler

Bir pazarlama stratejisini optimize etme yollarından bahsetmeden önce, zayıf bir mobil stratejiye sahip olmanın sonuçlarına göz atalım.

Bir strateji oluşturma ya da optimize etme aşamalarında, hedef kitlenizi hatırlamanız gerektiğinin daima farkında olmalısınız. Pek çok kampanya, müşteri bağlılığı ve yönteme daha fazla kafa yorduğundan, bilinçsizce yanlış yola sapabiliyor.

Pazarlama departmanları ise akıllı telefon pazarından faydalanma hevesinde ve bu hevesin bir tutkuya dönüşeceği öngörülüyor. Mobil pazarlama harcamalarının önümüzdeki üç yıl içinde %160 artacağı, şimdiden araştırmalarda yerini alıyor.

 

Aynı araştırmaya göre, mobilin artan popülaritesi, bu kampanyaların başarısının sınırlı olmasının önüne geçemedi. Pazarlama departmanı çalışanlarından (1 zayıf, 7 mükemmel olacak şekilde), şirketlerinin mobil çalışmalarını puanlamaları istendiğinde, çoğu kişi yalnızca müşteri bağlılığına 3’ün üzerinde puan verirken; marka mesajını iletme, müşteri edinme, müşteriyi elde tutma, satış ve kârlılık gibi başlıklara ortalamanın altında bir puan verdi.

Bu olumsuz manzarayı tanımlayan iki temel sebep var: Biri, bazı pazarlamacıların mobil kampanyaları anlaşılması çok güç yapması ile müşterileri uzaklaştırması. Diğeri ise, mevcut web site içeriğini mobil cihazlara optimize etmek yerine daha küçük ekranlara sığdırma eğilimi gösterme.

Peki ya başarılı olduğu kanıtlanmış temel mobil optimizasyon stratejileri neler ve markalar bundan nasıl kâr elde ediyor?

 

Mobil Optimizasyon Stratejileri

2015’te yayımlanan bir Salesforce State of Marketing raporuna göre, pazarlamacıların neredeyse yarısı mobil pazarlamanın bir türünden (SMS, anlık bildirim, mobil uygulamalar vb.) faydalanmış. Bir önceki yıl bu oranın %23 olduğu düşünülürse, mobilin yükselen bir yıldıza dönüştüğünü söyleyebiliriz. Pazarlamacıların yatırım yapmayı planladığı beş alandan ikisi lokasyon bazlı mobil takip ve mobil uygulamalar. SMS tanıtımları (kritik konumundan bir şey kaybetmeden) önem sırasında daha geride kalırken, mobil bağlılık kampanyaları en popüler mobil pazarlama etkinliği olarak karşımıza çıkıyor.

Kusursuz müşteri deneyimi, müşteri bağlılığı ve uzun vadeli başarıyı garantilemek için tam anlamıyla mobile optimize edilmiş bir işletme olmak bir zorunluluk. İşte mobil başarı için dikkate almanız gereken 6 temel optimizasyon unsuru:

Çapraz Kanallı Tanıtım (Cross-channel promotion): Mobil, abone listenizi organik olarak arttırmak için e-mail, mağaza içi ve online ödeme hatta sosyal medya gibi müşteri etkileşimini arttıracak birçok fırsat sunuyor. Örneğin, Visual.ly’nin yaptığı bir araştırmaya göre bir e-mailin ortalama tıklanma oranı %4.2 iken SMS’in %19.

SMS kuponları: Beş tüketiciden dördünün akıllı telefonlarıyla alışveriş yaptığını biliyor muydunuz? Yani potansiyel müşterilerinize SMS kuponları göndermeniz için daha uygun bir an olamazdı. Marka farkındalığını arttırmakla kalmayacak, aynı zamanda müşterinize bir değer sunacak ve dönüşüm yönetme imkanına sahip olacaksınız.

QR Kodları: hayatımıza 10 yıl önce girmiş bir kavram olabilir ama geçen sene %22’lik bir tüketim artışını destekleyerek etkisinden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtladı. Ödeme, kupon, bilet kodu ayırt etmeksizin hızlı, tatmin edici ve kusursuz bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Apple Hesap Cüzdanı (Apple Passbook): Hesap cüzdanı oldukça popüler ve kupon, bilet, hediye ve sürekli müşteri kartlarına mobil bir cihaz aracılığıyla erişim imkanı sunuyor. Müşteriler için mobil ödeme ve kuponlarla tanışmanın pratik bir yolu.

Coğrafya veya Lokasyon Bazlı Etiketleme: Coğrafi etiketleme zaman ve lokasyon özelindeki teklifler gibi hedeflenmiş mesajları iletmede etkili bir yol. Google’ın yaptığı güncel bir çalışmaya göre, kadınların neredeyse yarısı 5 dolarlık bir mağaza kredisi karşılığında konum bilgilerini paylaşabileceğini belirtiyor ve %83’lük bir kısım ise 25 dolarda ısrar ediyor. Ne kadar ödemeye gönüllü olduğunuz size kalmış ancak kadınların ortak paydada buluşulduğu sürece konuya sıcak baktığı söylenebilir.

Optimize Edilmiş e-Mailler: E-mail kampanyalarının %53’ü mobil aracılığı ile açılıyor. Bu rakam, pazarlama e-maillerinin mobil cihazlara optimize edilerek hazırlanmasının gerekliliğini açıklar nitelikte. Konu satırı hakkında düşünmek, imajları ekrana uygun boyut ve konumda yerleştirmek mobil temelli pazarlama maillerinizin başarı anahtarları.

Mobile optimize edilmiş web sitesinin yanı sıra, mobil uygulamalar da müşterileriyle yenilikçi bir şekilde kaynaşmak isteyen şirketler için başka bir yöntem.

Kaynak: https://digitalmarketinginstitute.com/the-insider/28-09-16-mobile-marketing-how-to-optimize-your-strategy-for-commercial-succ